KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/948 Esas
- Karar no
- 2025/896
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 01/09/2025
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkiline ait ... adresinde ki iş yeriyle ...
Sigorta Anonim Şirketi sigortalısı ...'na ait ... iradesindeki ... aracın 05/05/2024 tarihinde ... ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, söz konusu kazada müvekkilinin iş yerine davalının çarpması sonucu aracın iş yeri duvarına ve arkasındaki makinalara hasar verdiğini, maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre ... kasko sigortalısı olan ... plakalı araç tam kusurlu bulunduğunu, bu kaza sonucunda müvekkilinin işyerinin duvarları ve içindeki makineler zarar gördüğünü, hasar tespiti için düzenlenen ekspertiz raporunda makine hasarı 757.759,60 TL,
duvar hasarı ise 29.590,88 TL olarak belirlendiğini, toplam zarar 787.350,48 TL olarak rapora geçtiğini, ancak bu bedel bile gerçek değerinden çok düşük olduğunu, kazaya ilişkin raporda ve fotoğraflarda açıkça görüleceği üzere boş yolda gelirken direksiyon hakimiyetini kaybedip müvekkiline ait iş yeri duvarına vurarak durduğunu, bu kaza sonucu müvekkili şirkete ait 1 adet ... (...) marka makine kullanılamaz hale geldiğini, 2.el değeri ortalama 30.000 Euro olduğunu, 1 adet ...
Makine elle taşlama ve tesviye makinesi de kullanılmaz hale geldiğini, ortalama değerinin 30.000 TL olduğunu ve ayrıca yıkılan duvarın 30.577 TL yeniden yapılması maliyeti bulunduğunu, bununla birlikte kaza sebebi ve hasar tamirinden dolayı iş yeri 30.000 TL zarara uğradığını, müvekkili bugüne kadar sigorta şirketlerinden toplam 229.591,17 TL tahsil ettiğini, geri kalan zararı tazmin edilmediğini ve kasko şirketine başvurusu sonuçsuz kaldığını, kasko şirketi olan ...
Sigorta ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, davalı ..., ... ve ...
Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere şimdilik belirsiz alacak kapsamında 1.000,00 TL’nin, kaza tarihi 05.05.2024’ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama sırasında uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin 2025/836 esas sırasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında 03/09/2025 tarihli ara kararı ile "Davacı vekiline, davalı ... yönünden HMK 119 1-b maddesinde düzenlenen davalının T.C Kimlik Numarası ve adres bilgileri yazılmadan dilekçenin tanzim edildiği, HMK 119/2 gereğince bu eksikliğin bir haftalık kesin süre içerisinde giderilmesi, aksi durumda davalı ... hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarın ara karar tebliği ile yapılmış sayılmasına)" karar verildiği, ara karar davacı vekiline 08/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasından davalı ... yönünden dava tefrik edilerek mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
6100 sayılı sayılı HMK’nın 119/2. maddesinde belirtildiği üzere, davacı ve davalının ad, soyad veya tarafın tüzel kişi olması hâlinde unvanları, davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa yasal temsilcinin veya vekilin adı, talep sonucu ve davacı veya vekilinin imzası dava dilekçesinde bulunmuyorsa, hâkimin davacıya vereceği kesin süre içinde bunların tamamlamasını istemesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 119/1. maddesinin (b) alt bendinde; davacıya, davacının adı, soyadı ve adreslerini dava dilekçesinde göstermek yükümlülüğü getirilmiştir.
Şüphesiz Kanun’un açık hükmü gereğince, dilekçede davacı ve davalının açık adreslerinin yazılması zorunludur. Davacı vekille temsil edilse dahi davacının adresinin bilinmesi gerekir. Çünkü en azından tarafın avukatının temsil görevinin bir şekilde sona ermesi hâlinde, tebligatların asıl tarafa çıkartılabilmesi için bu adres bilinmelidir; keza vekille temsil edilse dahi doğrudan tarafa yönelik işlemlerde de yine bu adresin bilinmesi önemlidir (Özekes, M.: HMK Bakımından Dava Dilekçesinde Eksiklik Halinde Yapılması Gereken İşlemler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, s. 271).
Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından süresinde davalı Ruhi Obaloğlu'nun kimlik ve adres bilgilerini bildirilmediği anlaşılmakla, davanın HMK’nun 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/948, K. 2025/896, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama