KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/192 Esas
- Karar no
- 2023/263
- Dava
- Limited Şirketin TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Haklı Sebep İddiası İle Feshi ve Tasfiyesi İstemli
- Dava tarihi
- 03/03/2022
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirketin TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Haklı Sebep İddiası İle Feshi ve Tasfiyesi İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile diğer ortak ...'nun 18.10.2012 tarihinde tescil edilen davalı şirketi kurduklarını, ortak ...'nun şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, müvekkilinin başka şirketlerinin ve uğraştığı başka işlerinin de olması sebebiyle davalı şirketle pek ilgilenemediğini, davalı şirketin vergi borcunun bulunduğunu öğrenip ödeme yaptığını, sonrasında şirketin feshini ve tasfiyesini gerçekleştirmek için diğer ortağa ulaşmaya çalışmışsa da bir türlü ulaşamadığını, TTK'nun 531. ve 636(2). maddeleri uyarınca davalı şirketin yetkilisine uzun zamandır ulaşılamaması,
şirketin her geçen gün vergi borcunun ortaya çıkmasıyla müvekkilinin ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kalması, ortaklar arasında iletişimin bulunmaması ve faaliyet göstermeyen şirketin varlığını sürdürmesinin beklenmesinin mümkün olmamasına ilişkin haklı sebeplerle feshinin gerektiğini bildirmiş, davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı, cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; TTK'nun 636(3)maddesi uyarınca, haklı sebep iddiasıyla davalı şirketin, feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
TTK'nun 636(3). maddesinde; haklı sebeplerin varlığında her ortağın, mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Ticaret sicil kayıt örneğinden; limited şirket niteliğindeki davalı şirketin, davacı ve dava dışı ortak ... tarafından iki ortaklı ve yarı paylı olarak kurulup 18.10.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ortaklık ve pay yapısının dava ve hüküm tarihine kadar değişmediği, şirket ana sözleşmesi ile ortak ...'nun on yıl süreyle şirketi münferiden temsile yetkili olarak seçildiği, bu tarihten sonra dava tarihine kadar şirket yönetimi konusunda başkaca bir karar alınmadığı görülmüştür.
Davacı taraf, dava dilekçesinde dile getirtiği haklı sebeplerin varlığı iddiası ile şirketin feshi ve tasfiyesini talep etmektedir.
Davalı tarafça, cevap dilekçesi sunulmadığı gibi delil de bildirilmediğinden, davacı tarafça sunulan ve bildirilen tüm deliller, tarafların ortağı olduğu şirkete ait ticaret sicil kayıt örnekleri, tanık beyanları, tüm aramalara rağmen şirkete ait defter ve kayıtlar ile şirket yetkilisine ulaşılamaması nedeniyle dosyada toplanan deliller ve Vergi Dairesinden alınan kayıt ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonunda alınan rapor ve ek raporlar ile ilgili yasal mevzuat ve yerleşmiş yargı kararları birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık çözülmüştür.
Bilirkişi rapor ve ek raporlarında; davalı şirketin, davacı ve yönetici diğer ortak tarafından %50 oranındaki eşit paylı hisselerle kurulduğunun, ortak ...'nun şirketi münferiden temsile yetkili olarak seçildiğinin, şirketin hiçbir genel kurul toplantısının yapılmadığının, vergi mükellefiyetinin vergi dairesi tarafından 31/03/2015 tarihinde resen terkin edildiğinin tespit edildiğini ve şirkete Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış olması, şirket yetkilisine ve şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşılamaması, şirketin 31/03/2015 tarihinden itibaren faal olmaması nedeniyle şirketin amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığı görüş ve kanaatine varılabileceğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ticaret sicil kayıt örnekleri, dosya kapsamına uygun, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporlarında yapılan tespit ve değerlendirmeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin 18.10.2012 tarihinde yarı paylı olarak davacı ve dava dışı yönetici ortak ... tarafından kurulduğu, dava ve karar tarihine kadar ortaklık yapısında ve pay oranlarında bir değişme olmadığı gibi şirketin temsili ve yönetimi konusunda başkaca bir karar alınmadığı, davalı şirketin kuruluşundan dava ve karar tarihine kadar geçen süre içinde hiçbir genel kurul toplantısı yapmadığı,
ticaret sicilindeki kayıtlı şirket merkezi adresini terkettiği, tebligatların ticaret sicilindeki kayıtlı adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılması nedeniyle aktif bir faaliyetinin ve faaliyetini sürdürür bir adresinin bulunmadığı, tüm aramalara rağmen davalı şirketin defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı,
davalı şirketin, vergi kaydının Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından şirket merkezinde bulunmaması ve faaliyetinin yokluğu nedeniyle 31/03/2015 tarihinde resen silindiği ve resen terkin tarihinden önce ve özellikle sonrasında faaliyetinin bulunduğuna dair dosyada hiçbir delil toplanmadığı gibi toplanan delillerle bir faaliyetinin bulunmadığının anlaşılır olduğu, buna göre kuruluş amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığı, dava tarihinde şirketi münferiden yetkili olan yönetici ortak ...'nun davalı şirketi temsilen dosyaya hiçbir bildirimde bulunmaması,
şirketin mali müşavirliğini yapanların hiçbirinde tüm aramalara rağmen şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşılamaması, şirketin ticaret sicilindeki kayıtlı adresini 2015 yılından önce terk ederek faaliyetini sonlandırması ve 2015 yılında vergi kaydının resen silinmesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının, gerek şirket yöneticisi ortakla iletişim kuramadığı, gerek şirketin faaliyetin terk ettiği gerekse şirketin kuruluş amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığına ilişkin iddialarını kanıtladığı,
uzun yıllardan bu yana hiçbir faaliyeti olmayan, kurulduğu tarihten itibaren hiçbir genel kurul toplantısını yapmayan, şirket yöneticisine ve defter ve kayıtlarına ulaşılamayan davalı şirketin, kuruluş amacını gerçekleştirmesi imkanının bulunmaması karşısında varlığının kayıtlar üzerinde devam ettirilmesinin davacının ve dava dışı diğer ortağın da maddi zararına yol açacağı, davacının yönetici ortağa ve şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşmasının mümkün olmadığı gibi ortakların bir araya gelerek şirketin faaliyete geçirilme imkanının da bulunmadığı,
şirketin uzun yıllardan bu yana devam eden mevcut durumuna göre feshi yerine davacının ortaklıktan çıkarılması suretiyle veya bir başka çözüm yolu ile devamına karar verilmesinin taraflarca talep edilmediği gibi bu nitelikte karar verilmesini gerektirir koşulların bulunmadığı, TTK'nun 636(3). maddesi uyarınca şirketin haklı sebeple feshini gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte haklı sebeplerin oluştuğu, davacı ortağın şirketin devamını istememesi nedeniyle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin her iki ortağın yararına olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/192, K. 2023/263, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama