KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2022
- Esas no
- 2022/204 Esas
- Karar no
- 2022/677
- Dava
- Rücuen Tazminat (Akaryakıt Bayiliği İlişkisinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/03/2022
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat (Akaryakıt Bayiliği İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili davacı şirketin bayisi konumunda olup akaryakıt bayilik lisansı sahibi olduğunu, davalı şirket tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 02.06.2014 tarihinde yapılan denetimde aynı günlü tutanağın 6.maddesinde, 5 nolu tankın istasyon otomasyon sistemine bağlı olmadığının tespit edildiğini, 515 sayılı yasa hükümleri uyarınca EPDK'nın 27.03.2015 tarihli ... sayılı kararı ile müvekkiline 883.405,00 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verildiğini, kararın 12.05.2015 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini,
yasal süre içinde Ankara 1. İdare Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile iptal davasında iptal davası açtıklarını, İdare mahkemesince kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, yaptıkları istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden reddine karar verildiğini, temyiz başvurusunda bulunduklarını, Danıştay 13. Daire'nin ... esas dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda temyiz isteminin kesin olarak reddine karar verildiğini, tüm yasal yolların tüketilmesinden sonra vergi dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine,
müvekkili şirketin idari para cezasının tamamını 09.11.2021 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, kdv siz şekilde ilgili tutarın davalıya yansıtılıp, aynı tarihli fatura kesildiğini, davalının, müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından Petrol Piyasası Kanunu ve EPDK kararları başta olmak üzere mevzuat ve yasal yükümlülükler özenle takip edilip, bayilerine sürekli bildirimlerde bulunulduğunu, davalıya da cezaya dayanak kurul kararının bildirildiğini,
davalının kendi kusur ve ihmalinden kaynaklanan eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğrayacağı her türlü zararın kendisi tarafından karşılanacağına ilişkin açık bir şekilde taahhütte bulunduğunu, müvekkilinin, davalının kusur ve ihmali nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalması nedeniyle davaya konu idari para cezasından davalının sorumlu olduğunu bildirmiş, 883.405,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığı gibi, duruşmalara da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında akaryakıt bayiliği ilişkisi çerçevesinde davacı şirketin bayisi olan davalı şirketin işletimindeki işyerinde yasal mevzuat çerçevesinde EPDK tarafından yapılan denetimde mevzuata aykırı bir durumun tespitinden sonra yetkili kurum tarafından verilen 883.405,00 TL idari para cezasının tüm yasal yollar tüketildikten sonra davacı tarafından ödendiği ve taraflar arasındaki taahhütname ve davalının kusurlu eylemi ile idari para cezasından sorumlu olduğu iddiasıyla davacı tarafça yapılan ödemenin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davalının iş yerindeki yasal mevzuata aykırılık nedeniyle yetkili kurum tarafından uygulanan idari para cezasının, davalı şirketin, davacının bayisi olması nedeniyle davacı tarafça ödenmesinden sonra davalı tarafa rücu etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, davacı tarafça bildirilip toplanan ve sunulan deliller, ilgili kurumlardan getirtilen belge örnekleri ile taraflar arasında akaryakıt bayiliğine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davalının, davacı şirketin bayisi olduğu, davalıya ait iş yerinde EPDK tarafından yapılan denetim sonucunda 02.06.2014 tarihli tutanakla ruhsatnamede 5 adet yer altı tankının mevcut olduğunun, vaziyet planının ibraz edilmediğinin, buna göre otomasyona bağlı olmayan 5.tank için ilgili yasal mevzuata aykırılık bulunduğunun tespit edildiği,
ardından EPDK'nın 27/03/2015 tarih ve ........... karar sayılı kararı ile ilgili yasal mevzuat gereği dağıtıcı sıfatı bulunan davacı şirket hakkında 883.405,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, davacı tarafın yasal süre içinde Ankara 1. İdare Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında idari para cezasının iptali için açtığı davanın reddine karar verildikten sonra istinaf ve temyiz yoluna başvurulup yüksek mahkemeler tarafından başvuruların reddine karar verilmesi ile birlikte ilk derece mahkemesi kararının kesinleştiği, davacı tarafça bütün yasal yolların tüketilmesinden sonra vergi dairesinin ödeme emri göndermesi üzerine idari para cezasının 883.405,00 TL olarak 09.11.2021 tarihinde ödendiği, 09.11.2021 tarihli faturanını düzenlendiği, davalı tarafça 20.11.2021 tarihinde faturanın iade edildiği,
taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmasına rağmen zorunlu arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığı, davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu 01.04.2014 tarihli tank ve pompa beyan formunda; ekli listede belirtilen tüm pompa ve tankların otomasyon sistemine sahip, istasyonun mevzuata uygun, belgeler ile istasyonun mevcut durumunun uyumlu olduğunun, belgelere aykırı yapı, tesisat, tank, pompa ve sair alet ve ekipman bulunmadığının, belgelere aykırı bir durum ve 1240 sayılı kurul kararı ve mevzuata aykırı tank,
pompa ve sair ekipman bulundurulması sebebiyle davacı şirket hakkında idari yaptırım ve/veya idari para cezası tesis edilmesi halinde, davacının tüm zararlarının tazmin edileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, EPDK'nın 1240 sayılı kurul kararının dava dilekçesine ekli ihbarname ile davalı şirkete tebliğ edildiği, ihbarnamede her iki şirketin kaşe ve imzalarının bulunduğu,
buna göre kesinleşen idari para cezasının davalıya ait iş yerindeki mevzuata aykırılıktan kaynaklanmasında davalının tam kusurlu olmasının yanında 01/04/2014 tarihli tank ve pompa beyan formundaki davalının idari para cezası uygulanması halinde davacının zararlarının tazmin edileceğine ilişkin açık taahhüdü nedeniyle sorumluluğu bulunmakla davacı tarafın tüm yasal yolları da tükettiği göz önünde tutulduğunda davalıya rücu etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, tarafların tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili bulunduğu,
davalı tarafın, taraflar arasındaki düzenlenen formdaki taahhüdü nedeniyle ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunabileceği dikkate alınarak 883.405,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/10/2021 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümünde davacı lehine zorunlu arabuluculuk anlaşamama vekalet ücreti talebinde bulunmuştur.Zorunlu arabuluculuğu düzenleyen kanunda bu faaliyet nedeniyle taraflar lehine ayrıca bir vekalet ücretine hükmedileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de bu yönde bir hüküm bulunmadığı, zorunlu arabuluculuğun yargılamanın dava şartı niteliğinde bulunması nedeniyle bir parçası olup hükümde haklılık durumuna göre vekalet ücretine hükmedilmesi karşsında ayrıca zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmiş olmasına bağlı olarak vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilinin talebi haklı görülmemiş, ayrıca bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Başkan ....... · e-imza · Üye ......... · e-imza · Üye ........ · e-imza · Katip ....... · e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/204, K. 2022/677, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama