KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/979 Esas
- Karar no
- 2024/56
- Dava
- Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/12/2023
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; mülga ... Anonim Şirketi Antalya Şubesi yasal takip borçlusu ... Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhinde 1.08.1997 tarihinde Antalya... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, Antalya Genel İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasında takip işlemlerinin yürütüldüğünü, davacı ile ... Bankası Anonim Şirketi arasında imzalanan alacak temlik sözleşmesi ile takip borçlusu şirketin de aralarında bulunduğu icra dosyalarının davacı tarafından temlik alındığını, icra dosyasında borçlu şirketin terkin edildiğinin tespit edildiğini, takip işlemlerine devam edilebilmesi için borçlu şirketin ihyasının gerektiğini bildirmiş, ...Ve Mühendislik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen...
Şirketinin en son tescil edilen genel kurulunun 01/03/1999 tarihinde tescil edilip, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmaması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 14/05/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, 21/05/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını,
yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 26/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, terkin işlemlerinin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, şirkete ve yetkililerine ihtarnamelerin keşide edildiğini, ancak ilgililer tarafından yasal süresinde basiretli tacir olarak herhangi bir bildirimde bulunmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, TTK'nun geçici 7(4).maddesi hükmü ile Yargıtay kararları uyarınca terkin işlemlerinin yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirilmiş olup, kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu,
müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım olup, dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, terkin işlemlerinin yapıldığı dönemde, terkin edilen şirket leh ve aleyhinde derdest bir icra takibi ve dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş, öncelikle yasal süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddine, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin aleyhinde yapılan icra takip işlemlerine devam edilmesi ve takibin sonuçlandırılması için icra dosyası ile sınırlı olmak üzere terkin edilen borçlu şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Born-... sicil numarasına kayıtlı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca genel kurul toplantılarını yapmadığı gerekçesiyle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce, sicil kaydı 26/09/2013 tarihinde resen terkin edilmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında, alacakı ... tarafından terkin edilen borçlu şirketi ile ... hakkında yapılan icra takibinin derdest olduğu görülmüştür.
Cevap dilekçesinde: davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, TTK'nun geçici 7(15).maddesindeki hak düşürücü sürenin, Anayasa Mahkemesinin 22/06/2023 günlü ... esas ve ...karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli 32.310 sayılı resmi gazetede yayınlanan kararı ile iptaline karar verilmiş olması nedeniyle davanın hak düşürücü süreye ve zamanaşımına tabi bulunmadığı göz önünde tutularak, davalı tarafın iddiasında haklılık görülmemiştir.
TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü,... esas ve ... karar sayılı, 25.09.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı, 25.09.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay ....
Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, ... esas ve ... karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi yanında,
TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya terimi kullanılmakla birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde bulunduğu gözetilerek, TTK'nun geçici 7.maddesinin, tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmekle birlikte aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerektiği, geçici 7.maddesinin amacının madde kapsamına giren şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilaflarının azaltılmasına yönelik bulunması nedeniyle aksi yöndeki uygulamanın yasanın amacına aykırı olacağı belirtilmiştir.
Somut dava yönünden; davanın şirket yetkilisi ve ortağı tarafından açılmadığı, terkin edilen şirketin alacaklısı tarafından, terkin edilen şirket hakkında yapılan icra takibinin sürdürülüp sonuçlandırılabilmesine yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2).maddesi hükmü uyarınca açıldığı göz önünde tutulduğunda, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında yapılan takibin sürdürülüp sonuçlandırılabilmesi ve infazının sağlanabilmesi amacıyla sınırlı olmak üzere bu konudaki ek tasfiye işlemlerinin yapılması için borçlu şirketin ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak,
davanın kabulü ile davaya konu şirketin, icra dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla ihyasına, bu nitelikte ihyanın, ek tasfiye işlemi niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak, TTK'nun 547(2).maddesi hükmü gereği tasfiye memuru atanmasının zorunlu bulunması nedeniyle şirketin terkinden önceki son yetkilisinin, şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, atanan tasfiye memurunun, şirketin terkinden önceki son yetkilisi olması nedeni ile tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olsa da, her ne kadar terkin edilen şirkete TTK'nun geçici 7(4)maddesi hükmü gereği ihtarlı tebligat gönderilmiş ve sicil gazetesinde ilan yapılmış ise de, terkin edilen şirket yetkililerine ihtarnamenin tebliğ edilmediği, buna göre terkin işleminin usulsüz olarak yapıldığı ve davalı tarafın, hakkında dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği dikkate alınarak, davalı taraf yargılama giderleriyle sorumlu tutulmuştur.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/979, K. 2024/56, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama