KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/1165 Esas
- Karar no
- 2025/1143
- Dava
- Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/11/2025
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı mahkememize tevzi edilen dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların, davacı kooperatifin yönetimini ve denetimini üstlendikleri dönemde gerek mevzuata gerekse genel kurul kararlarına aykırı olarak ihmali ve kusurlu işlemlere imza attıklarını, kooperatif malvarlığının önemli ölçüde erimesine, kooperatifin zarar etmesine,
borçlanmasına ve üyelerin haklarının zedelenmesine sebep olduklarını, Karaburun Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasına sunulan 02.04.2025 tarihli ve 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporlarında zarara yol açan işlemlerin ve zararların açıkça tespit edildiğini, zararların yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu gerektirmekteyse de, denetim kurulu üyelerinin denetim görevlerini kanuna uygun şekilde yerine getirmedikleri için sorumlu olduklarını bildirmiş, 120 adanın tamamı ile ...zerine yargılama boyunca ihtiyati tedbir konulmasına,
davalıların araç, gayrimenkul kayıtları ve mevcut olması halinde banka hesaplarına ihtiyati haciz konulmasına,
davalıların verdikleri maddi zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edilecek zararın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; davalı kooperatif yönetici ve denetçilerinin. Kooperatifler Kanunun 62.maddesi ile 98.maddesinin yollamasıyla TTK'nun 553 ve devamı maddeleri uyarınca davacı kooperatifi zarara uğrattıkları iddiası ile verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde.
Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3(1) maddesinde; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Kooperatifler Kanununun 99.maddesinde, kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının, tarafların tacir olup olmadıkları bakılmaksızın ticari dava sayılacağı ve bu davalarda, basit muhakeme usulünün uygulanacağı düzenlenmiştir.
Dava konusunun ve dava dilekçesindeki sonuç talebin, davalı yönetici ve denetçilerin, davacı kooperatifi zarara uğrattıkları iddiası ile tazminata hükmedilmesi olup, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği dava, zorunlu arabuluculuk hükümlerine tabidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih, 2023/9-995 ve 2023/1251 karar sayılı ilamında zorunlu arabuluculuk yoluna tabi davalarda bu yola başvurmadan açılan davanın kanuni düzenlemeler gereği sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davanın niteliği gereği dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasına ve zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanması halinde anlaşamama son tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine ekli olarak sunulması zorunlu olmasına rağmen dava dilekçesinin; konu, açıklamalar, hukuki nedenler ve deliller bölümünde davadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ve görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığına dair hiçbir açıklama yapılmadığı gibi dava dilekçesine ekli olarak anlaşamama son tutanağı örneği de sunulmamıştır.
Buna göre dava dilekçesi içeriği ile dilekçeye ekli belge örneğinin bulunmaması nedeniyle davanın açılmasından önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığı açık ve anlaşılır olup, bu konudaki dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte dava şartı niteliğinde bulunmamasına göre davacı tarafın yasal haklarını bir an önce kullanabilmesi,
yeniden dava açmayı düşünmeleri halinde öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmaları, usul ekonomisi ve yargılamanın hızı açısından Kanunun 18/A maddesinin 2.fıkrası uyarınca davacı vekiline davadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurup başvurmadıklarını bildirmesi ve bu konudaki anlaşamama tutanağını dosyaya sunması konusunda süre verilmesinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun düşmediği dikkate alınarak, davacı tarafa bu konuda ihtar yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davanın, niteliği itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna tabi davalardan olup, davacı tarafça yukarıda açıklanan Kanun hükümleri gereği zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan ve bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden açılması nedeniyle TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2.fıkrası uyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze karar verilmesi talep edilmiş ise de, davanın, Kanunun amir hükmü gereği başkaca hiçbir işlem yapmaksızın zorunlu arabuluculuk dava şartı yönünden reddine karar verilmiş olmasına bağlı olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulü veya reddi konusunda bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, davacı tarafın zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan veya başvurusu sırasında açacağı davadan önce dahi değişik iş dosyası ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep etmesinin mümkün bulunduğu dikkate alınarak, davacı tarafın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1165, K. 2025/1143, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama