KÜNYE
T.C. İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2021
- Esas no
- 2021/98 Esas
- Karar no
- 2021/254
- Dava
- Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ticaret Unvanının Terkini, Maddi - Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 28/07/2016
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizden verilen 19/10/2017 tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... HD'nin 14/07/2021 tarih, .../... E.- .../... K. Sayılı kararı ile kaldırılmakla, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası nakliyat ve lojistik alanında tanınmış bir firma olduğunu, "..." markasını kullandığını ve tescilleri bulunduğunu, davalıya 23/06/2016 tarihinde bu markayı kullanmaması konusunda ihtar çektiklerini, sonuç alamadıklarını, markalarının "... + ... + ..." şeklinde 1996'dan beri
... no ile tescilli olduğunu, diğer markanın da .../... no ile "... + ..." tescilli olduğunu, şirketin 1982'den beri faal olduğunu, esas itibariyle marka kullanımlarının "... " olduğunu, ayırt edici kökün "..." olduğunu; 12/04/2000 tarihinde ....com.tr alan adı aldıklarını, marka emtialarının ise 35, 36, 39 ve 42 olduğunu belirtmiştir.
Davalının 01/02/2016'da sicile kaydolduğunu, iltibaslı bir unvan seçtiğini, kartvizitlerinde markasal olarak "..." kullandıklarını 31/12/2015'de "....com" alan adını aldıklarını belirterek, davalı markaya tecavüz ve haksız rekabet kullanımının önlenmesini, bu konuda tedbir verilmesini, unvanının terkin edilmesini, marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan tüm tanıtım gereçlerinin toplanıp, kaldırılmasını, ilan yapılmasını, 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
04/10/2017 Tarihli dilekçesi ile 1.000 TL maddi tazminat talebini talep arttırımı ile 2.735, 45TL maddi tazminatın ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile belirli hale getirmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız bulunduğunu, yargı yolu hatası bulunduğunu, idari yargı konusu olabilecek ticaret sicil işleminin dava edildiğini ileri sürmüştür.
Husumet itirazının da yerinde olmadığını, ticaret sicilin bağlı olduğu Bakanlığın hasım olabileceğini ileri sürmüştür.
Esasa ilişkin cevaplarında da markaya tecavüz de bulunmadığını, müvekkilinin"... ..." şeklinde olduğunu, ayniyet ve benzerlik bulunmadığını, davacı hizmet sunarken müvekkilinin mal ürettiğini, faaliyet alanlarının örtüşmediğini, öte yandan davacının kullandığı "... ..." ibaresinin de vasıf bildirici nitelikte olmadığını, ticaret unvanının tebliğe uygun tescillendiğini, ticaret kollarının farklı olduğunu, davanın reddini istemiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, tazminat ve ticaret unvan terkini konusundadır.
Davacı şirketin "..." ibareli esas unsuru taşıyan tescilli markaları bulunmaktadır. "... + ... + ..." markasının 1996'dan beri ... no ile tescilli olduğu, "... + ..." markasının .../... no ile tescilli olduğu kanıtlanmıştır. Davacı şirketin 1998'den beri ticaret siciline kayıtlı ve faal olduğu sabittir. Ticaret unvanı da "..." ayırt edici ekiyle başlamaktadır. Davacının sunduğu görsellerden "... " şeklinde ticari işaret kullandığı da anlaşılmıştır. Öte yandan, davacının 12/04/2000 tarihinde "....com.tr" alan adını alarak kullandığı ve tescilli markasının emtiasında ise, 35, 36, 39 ve 42. sınıfların bulunduğu belirlenmiştir.
Davalı şirketin ise, "..." ayırt edici ön ekiyle ticaret unvanı seçerek 01/02/2016'da sicile kaydolduğu, kartvizitlerinde "..." ibaresini markasal kullandığı ve 31/12/2015'de "....com" alan adını tahsis ettirdiği sabittir. Nitekim, davalının bu tespitler bir itirazı yoktur. Esasen, davalı farklı bir ticari faaliyet alanında bulunduğu gerekçesiyle marka ihlaline veya haksız rekabete kalkışmadığını savunmaktadır.
Bununla birlikte, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan bir kısım emtia, davacının marka tescilinde yer alan emtialarla örtüşmektedir. Ticaret Kanunu şirketlerin faaliyetleri bakımından kısıtlayıcı işlev öngören ilkeleri terk etmiştir. Buna göre, ticaret sicilde beyan edilmiş iştigal alanlarının dışına çıkılması yasal olarak engellenemeyecektir. Öte yandan, davalının iştigal alanlarında yer alan; kimya, petrol, lastik, kauçuk, maden, sanayi mamulleri ve yarı mamulleri, alet ve makinelerin ticareti, alım satımı, ihracı, bunlarla ilgili hizmet sunumu, denetimi; kara, deniz, hava araçlarının satın alma kiralama, ithal, ihraç, devir alma, devir etme şeklindeki iştigalleri davacının 39. sınıftaki emtiasıyla aynı ve benzerdir.
Bundan ayrı, davalı "....com" alan adını kullanmakla da davacıya yanaşmakta, iltibas tehlikesi yaratmaktadır. Nitekim, görevlendirilen bilirkişi kurulu da marka ihlali ve haksız rekabeti belirlemiş, davacının isteyebileceği tazminatın 2.735,45 TL olduğunu rapor etmiştir. Davacı marka sahibinin "..." esas unsurlu tescilli ve tescilsiz marka kullanımları davalıdan önceki tarihlere dayanmaktadır. Marka emtiası ve hizmet alanları kısmen çakışmakta ve benzemektedir. Öte yandan, davalının "..." şeklindeki alan adı kullanımı da farklı bir hizmet için kullansa dahi iltibas tehlikesi yaratmaktadır. Bu nedenlerle, davanın kabulü gerekmektedir.
Marka sahibinin maddi ve manevi tazminat isteme hakkı da bulunmaktadır (MarkKHK 62; SMK 149, 150, 151. maddeler). Söz konusu marka tecavüzü, haksız rekabetin niteliği, boyutları, sonuçlarına göre 5.000 TL manevi tazminatın uygun olacağı değerlendirilmiştir. Yine rapor da belirtildiği üzere davacı lehine 2.735,45 TL maddi tazminatın uygun olacağı kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/98, K. 2021/254, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama