KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/142 Esas
- Karar no
- 2023/108
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 08/11/2016
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından 08/11/2016 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketinin 26/12/2012 tarihli, ... numaralı marka tescil belgesi ile "... köpük" markasını 02. Emtia sınıfında TPE nezdinde tescil ettirmiş olup markasını tescil tarihinden bu yana kesintisiz olarak kullandığını tescil uyarınca "köpük" markası üzerinde 556 sayılı KHK'nın sağlamış olduğu her türlü koruma hakkına sahip olduğunu ancak davalı şirkete ait ... numaralı 02. emtia sınıfında tescilli "... köpük" markası ile arasında iltibas bulunduğunu, şirketin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ettiğini, boya satın alan orta eğitimli bir tüketici nezdinde iki marka arasında karışıklık doğacağını beyanla, davalı şirkete ait ... numaralı marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, markanın sicilinden terkini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı markası ile müvekkili şirket markasının benzer olmadığı gibi karıştırılma ihtimalleri de bulunmadığını, "köpük" ibaresinin sektörde bilinen bir cins ismi olup iddianın aksine taraf markaları arasındaki esas ve ayırt edici unsurun "..." ve "..." markaları olduğunu, köpük ibaresinin boya sektöründe yaygın olarak kullanılan ve ayırt ediciliği bulunmayan bir renk adı olup davacı tekeline bırakılmasının söz konusu olmadığını haksız davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkili şirket adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli "... KÖPÜK" ibareli 2. Sınıfta kayıtlı markanın tescil tarihinden itibaren kullanıldığını, 556 sayılı KHK'nun sağladığı koruma haklarına sahip olduğunu, davalı şirket adına ... numara ile tescilli 2. Emtia sınıfında kayıtlı "... KÖPÜK" ibareli markanın müvekkiline ait tescilli markaya iltibas oluşturduğunu, bu marka tescilinin ve kullanımının müvekkilinin tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, tüketici nezdinde karışıklık doğuracağını iddia ederek davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, karıştırma ihtimallerinin bulunmadığını, "KÖPÜK" ibaresinin boya sektöründe bilinen bir cins ve renk ismi olduğunu, taraf markalarındaki ayırt edici ve esaslı unsurun "..." ve "..." ibareleri olduğunu, bir renk adı olan "KÖPÜK" ibaresinin kullanımının davacının tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava, markanın iltibas nedeniyle hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
Mahkememizce, ... Esas -... Karar sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunu inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi tarafından ... Esas-... Karar sayılı karar ile bilirkişi heyetine boya işinde uzman sektör bilirkişisi eklenerek boya emtiası bakımından "KÖPÜK" ibaresinin tanımlayıcı niteliği sahip olup olmadığına yönelik ek rapor aldırılması gerektiğinden bahisle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi tarafından ... Esas-... Karar sayılı kararı kapsamında sektör uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyet oluşturularak rapor aldırılmıştır. Söz konusu raporda, uyuşmazlığa konu ve taraf markaları arasında iltibasa mesnet gösterilen "KÖPÜK" ibaresinin 556 sayılı KHK'nun 7/1-c ve d maddeleri kapsamındaki işaretlerden olmadığı, davalı adına tescilli marka hakkında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesinde düzenlenen hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna dair tespitler yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamına, bilimsel ve teknik verilere uygun olduğu değerlendirilen rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Somut olayda, taraf markaları arasında "KÖPÜK" ibaresi bulunmakta olup, davacı taraf daha önce tescil ettirdiği markasında bulunan bu ibarenin aynı şekilde davalı tarafça tescil ettirilen markada yer aldığını, bu durumun iltibasa neden olduğunu ve davalı markasının bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini iddia etmekte, davalı taraf ise söz konusu ibarenin tamamlayıcı bir unsur olduğunu, bir renk adı olduğunu, bu ibarenin davacının tekeline bırakılamayacağını savunmaktadır.
Bilirkişi raporunda da tafsilatlı bir şekilde değerlendirildiği üzere, "KÖPÜK" ibaresi bir renk ismi olarak kabul edilebilecek nitelikte değildir. Renk isimlerinin içerisinde Türk Dil Kurumu sözlüğü ve diğer kaynaklarda "KÖPÜK" isimli bir renk bulunmamaktadır. Diğer taraftan, sektörde bu ismin bir renk ismi olarak yoğun ve yaygın bir şekilde kullanıldığı iddiası ise dosya kapsamında ispat edilememiştir.
Diğer yandan, taraf markalarındaki bu ortak ibare ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebilecek niteliktedir. Ayrıca, taraf markalarının aynı sektördeki ürün ve hizmetlere ilişkin olduğu da sabittir. Bu durum, bu karışıklığı daha da arttırabilecek bir husustur.
Konuya ilişkin, markaların tescil tarihleri dikkate alındığında, 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Söz konusu KHK'nun 8/1 maddesinde, hükümsüzlük koşulları düzenlenmiştir. Benzerlik, iltibas veya karışıklık durumları bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Yukarıda tafsilatı verilen değerlendirmeler, raporlar ve mahkememizce yapılan kabuller ile söz konusu KHK'nun 8/1 maddesi hep birlikte değerlendirildiğinde daha sonra tescil edilen davalı markasındaki "KÖPÜK" ibaresinin KHK'nun 7. Maddesinde düzenlenen tamamlayıcı unsurlardan olmadığı, bir renk ismi olmadığı, bu şekilde yapılan tescilin tarafların aynı ürün ve hizmet sektöründe faaliyet yürüttükleri de gözetildiğinde davacı markasına, bu durumun iltibas teşkil edeceği, tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği hususunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur.
Bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.
Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
30/11/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/142, K. 2023/108, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama