KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/661
- Karar No
- 2025/1055
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.464 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av.... DAVALI : 3-... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVALI : 4-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 5-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 6- ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... Av. ... DAVALILAR : 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11-... 12-...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin sermeyesini ve yönetimini hile, desise ve muhadebe sahtekarlıkları ile ele geçiren organize ... mali soygun şebekesi'nin 16/07/1992 tarihinden 15/07/1998 tarihine, 15/07/1998 tarihinden iş bu dava tarihine kadar olan her türlü işlem ve faaliyetlerinin, yasalara, anayasaya, evrensel hukuk kurallarına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu, bu hususlarda duraksamaya yer bulunmadığını, Davalılarda; ...
A.Ş.'nin hileli iflasa götürenlerin her türlü işlemlerine (Görevini kötüye kullanan memurları eliyle) kötü niyetli olarak yardım ve yataklık ettiklerini, tüm belgelerin dava dosyasına sunulduğu ve bir nüshasının aslı gibidir tasdikli suretleri kendisine tebliğ edildiği takdirde daha büyük yasa dışı işlem ve suistimallerin ortaya çıkarılacağını, 1992-2015 (Dava Tarihi ) yıllarında Dünya ve Türkiye tarihinde eşine ve emsaline rastlanmayacak Mali Soygun yapıldığını, Davalıların da bu yolsuzlukları görmemezlikten geldiğini ve ticari itibarını yok ettiklerini, şahsını ticari zararlara soktuklarını,
1992 yılından bu yana sermayesine yatırım yapmış olduğu ...
A.Ş. 'nden elde edeceği temettü ( her yıl kârlarından TTK' na göre elde edeceğim Kar Payı ) gelirlerinin yok olmağının asıl müsehbipleri olduklarını, Bilanço Esasına göre Defter tutan tacir'in; hileli iflas ertelemesi şikayetine esas incelenmesi veya hileli iflasının istenip istenmediğinin, hileli iflas talebinin tespitinin yapılabilmesi veya yine yasal yönden bilanço esasına göre defter tutan tacirin iflas ertelemesi talebinin veya ATM'den iflasını talep edilebilmesinin yasal koşulu, tacir'in her türlü defter ve belgeleri incelendikten ve iflas ie tarihinde öz varlıkarının rayiç değerinin bulunması,
tacir'in öz varlığı hesaplandıktan sonra tacirin değerlenmiş Öz Varlığının borçlarını karşılama oranı tespit edildikten sonra iflas erteleme veya iflasına karar verilebileceği yasa kuralı olduğunu, davalıların yukarıdan beri arz veizah olunan tüm yasa kurallarını çiğnediklerini, ...
A.Ş.'nin yasal ve hukuka uygun sermeyesi olan 2.200.000.000-TL %,15 oranında 2.115.357.000,- TL. tutarındaki asıl çoğunluk sermaye sahibi olarak mülkiyet haklarını (Temettü veya Ticari Kardan pay alma ve Hissedarlık haklarımı yok ettiklerini) Yasalara, Anayasaya, Evrensel Hukuk Kurallarına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Yerleşmiş Yargı Kararlarına açıkça aykırı yok ettiklerini, her türlü ticari kar kayıplarını, mülkiyet kayıplarımı organize mali soygun şebekesi ile gülsan a.ş. nin mülkiyetine geçirilmesine bilerek vesile olduklarını, doğmuş ve doğacak her türlü maddi ve manevi tüm fazlaya olan haklarım saklı kalmak üzere.
1992 yılı karının veya 1992-1997 yıllarının ticari karlarının ortalaması alınarak (2015-1992-23 yıl kar veya temettü kaybı) ile Avans Faizi oranındaki Faizleri ile birlikte Sayın Davalılar' dan alınarak kendisine ödenmesi temettü ( veya kar kaybı olarak) kaybı olarak kendisine ödenmesi gerektiği yönünde, mülkiyetten doğan alacaklarımın kayıplarımında tazmini olarak sayın dayalılardan alınarak kendilerine ödenmesi gerektiği yönünde kesin temettü kayıpları ile mülkiyetten doğan kayıplarının kesin miktarları belli oluncaya kadar şimdilik 13,- TL 'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak kendisine ödenmesi yönünde,
yarığılma 'ile ilgili olarak yapmış olduğum her türlü harç ve yarıgılama giderlerinin sayın davalılar dan alınarak kendisine ödenmesi gerektiği yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... ... Ve Gıda Sanayi A.Ş. İflas İdaresi memuru ...cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacının müflis şirkette hissedar olmadığını, Ankara 1. Ticaret Mahkemesi'ndeki kesinleşen kararla anlaşıldığını, bu dava yönünden davacının dava açma ehliyeti olmadığını, dava şartının da bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı ve müflis idareyi tanımadığını, bilerek ya da bilmeyerek herhangi bir şebekeye yardım ve yataklık etmediğini, davacının iddialarını kabul etmediğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözkonusu hisselerin alıcılara devir-teslimini müteakip müvekkil İdarenin satış sözleşmesindeki yatırım taahhüdünün takibi dışında, ... A.Ş. ile herhangi bir ilgisi kalmamış bulunmadığını, davacının hak ettiğini ancak alamadığını iddia ettiği ve iş bu dava ile tahsilini istediği alacaklarını (dava konusu alacak tutarlarından dolayı) alamamasından müvekkili İdarenin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Bankası Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Banka'nın ...Şubesi tarafından ... Marketing Gıda San. Ve Pazarlama A.Ş. lehine aşağıda imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca. 17.08.1995 tarihli 1.700.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi, 04.09.1995 tarihli 8.300.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi, 18.12.1995 tarihli 10.000.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ile nakdi krediler tesis edilmiş ve kullandırıldığını, borçlulardan ...
Meyyesuyu ve Gıda Şan. A.Ş.,...ve... söz konusu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, ... Meyvesuyu ve Gıda San. A.Ş.'nin malvarlığını azaltmaya yönelik tasarrufları şirketi (flasa sürüklemiş ve yerel mahkemece verilen iflas kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Borca batıklığı yerel Mahkeme ve Yargıtay tarafından sabit görülen, borçlu şirket hakkında iflas yolu ile takip yapılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı tarafın iflas yolu ile takibin başlatıldığı tarih olan 10.09.1997 tarihinde ... Meyvesuyy Ve Gıda San. A.Ş'nin borçlarını karşılamaya yeter malvarlığı bulunduğu iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının talep ettiği alacaklarının zaman aşımına uğradığını, ... A.Ş. iflas etmiş olup, müflis şirket alacakları adına davacının dava açma ehliyeti bulunmamaktadır. diğer yandan davacının bahsi geçen müflis şirketin ortağı olmadığına ilişkin ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı kararı da nazara alındığında ilgililer arasında dahi yer almayan davacının iş bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça ticaret sicili kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, şirketin malvarlığı, kasa ve banka hesabı kayıtlarına, markalarına, bilanço ve raporlara, ihale kayıtlarına şirketin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davacının İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Meyvesuyu Ve Gıda Sanayi A.Ş.'de pay sahibi olup olmadığı hakkında davacı ile bir kısım davalılar arasında uyuşmazlık bulunması ve bu konuda daha evvel Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası üzerinden verilen 19/06/1997 tarihli karar hakkında yargılanmanın yenilenmesi istemiyle açılan... Esas sayılı dava dosyası bekletici sorun yapılmış ve akıbeti beklenmiştir.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli, ... Esas v... Karar sayılı gerekçeli kararı temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "...dosya içerisinde bulunan ... A.Ş.'nin 21/03/1995 tarihli, ... Bankası Antalya Şubesi'nin 24/03/1994 tarihli, ...
Bankası A.Ş.'nin 23/03/1994 tarihli cevabi yazılarında ...'nın elinde bulunan bir kısım hisse senetlerinin muhafaza altına alınmasına rağmen, Mahkemece...'nın yokluğunda ve davacının talebini de aşacak şeklide hisse senetlerinin bir kısmının davacıya, diğer kısımlarında davalı ve müdahil talebinde bulunanlara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece öncelikle yapılacak iş ...'nın müdahale talebi üzerine davacıya, ... aleyhine dava açması için süre verilmesi, açıldığı takdirde davanın eldeki davayla birleştirerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış..." nedenleriyle mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının alacak talebine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.
Dava; davacının .... A.Ş.'deki mülkiyet haklarının, 1992-2015 yılları arasındaki ticari kâr paylarının (temettü) davalıların müteselsil sorumluluğu çerçevesinde tazmin edilmesi talebine ilişkindir. Davacı .... A.Ş.
Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin, hileli iflas idaresi memurlarının ve bazı finans kurumlarının işbirliği yaparak bir suç örgütü gibi çalıştığını iddia etmiştir. ... ...A.Ş.'nin 1992-1997 arası yasal defterleri ve 1998-2015 arası (iflas idaresindeki) kayıtları incelenerek; şirketin gerçek mal varlığı (Gayrimenkuller, markalar, stoklar) ve reel dağıtılabilir kârı hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir.
Dava dilekçesinde Vergi Usul Kanunu ve TTK hükümleri uyarınca 1. ve 2. Temettü, Kanuni İhtiyatlar ve Vergiler düşüldükten sonra net ödenecek temettünün hesaplanması gerektiği iddia etmiştir.
Somut olayda dava taraf muflis ... ...A.Ş temettü dağıttığını ve alamadığını iddia etmemiş ve dağıtılabilir temettünün hesap edilerek tahsilini dilemiştir. İş bu dava davalı ... Bankası'na yönetilmiş ise de aynı talep mahkememizin ... Esas (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ...) sayılı dosya kapsamında yönetildiği anılan davanın iş bu davadan önce açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan unsurlardır. Belirtmek gerekir ki, dava şartları davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için aranan ve kamu düzeni ile ilgili olan zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir.
Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır.
Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nun 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.
Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.
Derdestlik anlamında görülmekte olan dava, yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreçte görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49).
Somut olaya gelince, davalı ... Bankası Aş yönünden derdestlik yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı iflas idaresi yönünden ise, davacı taraf müflis şirketin temettü dağıttığını iddia etmemiş ve mahkememizce yapılan araştırma muflisin ticari kayıt ve defterine ulaşılamamıştır. Davacının ortak olduğu iddasıyla yürüyen Ankara 1. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası dava bulunduğu görülmüştür. Anılan dosya mahkememizce bekletici yapılmış ancak işin ve davanın niteliği gereği bekletici mesele yapılmaktan vazgeçilmiştir.
Eski Türk Ticaret Kanunu (mülga 6762 sayılı Kanun ) döneminde anonim şirketlerde kâr dağıtımı (temettü), günümüzdeki 6102 sayılı kanuna oldukça benzemekle birlikte, özellikle "Birinci Temettü" anlayışı ve hesaplama sistematiğindeki bazı katı kurallar açısından farklılıklar içermekteydi. Eski kanun döneminde bir anonim şirketin temettü dağıtabilmesi için şu 3 temel şartın gerçekleşmesi gerekirdi. Bilanço kârından geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra elde edilen "Safi Kâr" (Net Dönem Kârı) bulunması, kanunen ayrılması zorunlu olan yedek akçelerin ayrılması (Eski TTK md. 469) ve yönetim kurulunun teklifi üzerine mutlaka Genel Kurul tarafından onaylanmalıydı.
Somut olayda muflis şirket kar payı dağıttığı iddia edilmediğinden ve bu yönde bir genel kurul kararı bulunmadığından davacının muhtemel kar payı alacağı talep etmesinde hukuki yararı yoktur. Bu nedenle iflas idaresine karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davalılar yönünden ise, Türk Hukuk Lûgatında kelime anlamı “bir şahıs veya bir şeyin hâli” olarak tanımlanan sıfat (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, Cilt I, s. 977), dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir.
Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, Cilt I, s. 332).
Mahkemece taraflar arasındaki dava konusu hakkın esasına yönelik karar verilebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.
Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddî hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur.
Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli, 2019/(17)4-854 E., 2022/200 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Somut olayda, diğer davalılar yönünden iddialara dair bir delil bulunmadığı ve aksi ispat edilemediğinden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/661, K. 2025/1055, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama