KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/165
- Karar No
- 2022/296
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2022
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/05/2022
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ...
Yapı Malzemeleri ve Ekipmanları isimli iş yerinin işletmecisiyken faaliyet gösterdiği iş kolunda kapı kasalarının montajı işini verdiği yüklenici ... isimli şahısla sözleşmenin akdedilmesi sonrasında güven mahiyetinde teminat senedi olarak boş bono imzalayıp verdiğini, işin tamamlanmasıyla birlikte müvekkilinin yükleniciye borcunu ödediğini, teminat olarak verilen senedin ise tekrar müvekkiline iade edilmeyerek Kayseri ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, keşidecisi müvekkili olan, lehtarı ... olan ... tarçik ... vade tarihli 3.500,00 TL bedelli senedin lehtar .... 'den davalı ...'ya cirolandığını, onun tarafından da ... 'ya ciro edildiğini, ... hamil olduğundan diğer cirantalar ile müvekkiline asıl alacak ve işlemiş faiziyle icra takibi başlattığını, müvekkilinin ... isimli şahsa 5.250,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin borcu olmadığı halde haksız yere senet bedelini ödediğini, müvekkilinin ... ve ...'ya gerçekte borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açılıp karara bağlandığını,
yapılan bu tespit üzerine müvekkilinin ... ve ve davalı ...'ya haksız yere ödediği senet bedelinin ve menfi tespit davacı için yapılan yargılama giderlerinin tahsili için Kayseri ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası (Kayseri...
İcra ... ) ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, davadan önceki arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek; davanın kabulüyle davalının itirazının iptaline, takiben devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin itirazında haklı olduğunu, dayanak dosyanın hükmünün sadece tespite yönelik olup icra kabiliyeti olmayan bir tespit hükmü olduğunu, davacının bu senedin keşidecisi olup teminat senedi olarak verildiğini ispat edemediğini ve aradaki cirantaya dava açmasının anlaşılır olmadığını, davanın bir deneyelim mantığıyla açılmış bir dava olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı dava dilekçesi ile davalıya teminat senedi verdiklerini, davalının teminat senedini iade etmeden takibe koyduğunu ve ödeme yaptıklarını belirterek ödenen bedelin ve icra dosyası kapsamında yapılan masraflara ilişkin yapılan takibe itirazın iptalini dilemiştir. Mahkememizce ... Asliye Ticaret mahkemesinin ... esas sayılı dosya kapsamında dava konusu olan Kayseri ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 3.500,00 TL bedelli bonodan kayaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, davacının ise ilgili icra dosyasında borcu olmadığı halde ödeme yaptığı anlaşılmakla dosya kapsamında 523,50 TL yargılama gideri, 126,37 TL işlemiş faiz ve icra dosyasına ödenen 5.250,00 TL alacaktan sorumlu olduğu anlaşılmakla ve davacı tarafça başkaca alacak ispatlanmadığından davacı tarafından yapılan takipte davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce itirazın iptaline karar verilen miktar icra ve mahkeme dosyası kapsamında likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/165, K. 2022/296, 14 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama