KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1408
- Karar No
- 2023/774
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2023
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacılar
- 1- ***
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2- *** 3- *** VEKİLİ : Av.
DAVALI : *** KAYSERİ
VEKİLİ : Av.
DAVA
Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememize açılan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2011 yılında çıkarılan kesin maliyet bedelini ödediğini ve davalı tarafından tapunun verildiğini, bu tarihten sonra da genel kurullara davet edilmediğini ve hazirunlarda yer almadığını, buna rağmen davalı kooperatifin ... tarihli genel kurul ile haksız ve kanuna aykırı olarak yeniden kesin maliyet çıkardığını ve devam eden yıllarda da kesin maliyeti güncellemek suretiyle davacıdan talep ettiğini, davalı kooperatifi tarafından davacı aleyhine Kayseri 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile de takip başlatıldığını, bu takibe davacının itiraz ettiğini,
davalı kooperatifin etaplar halinde konutlarını yapıp kesin maliyet bedeli çıkarıp üyelerine tebliğ ettiğini ve kesin maliyet bedelini ödeyen üyelere ise tapu devri yapılmış olup bu sebeple yasa kapsamında davacının davalı kooperatife üyelikten kaynaklanan sebeple yönetim gideri dışında hiç bir ad altında borcu bulunmadığını belirterek davacının davalı kooperatife İ.İ.K m.72 ve Kooperatif yasasına eklenen geçici 11. Madde kapsamında yönetim giderleri hariç herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının talebinin anlaşılamadığını, dava şartı olan harca esas değerinin belirtilmediğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 61. Maddesi'nin Yargıtay tarafından geçersiz kabul edildiğini, davacının kooperatif ortaklığının sonlandığına dair tüm iddia ve beyanlarının kabulünün mümkün olmayacağını, davacının davalı kooperatife halen borcunun bulunduğunu, eldeki davanın, kooperatifler kanununa eklenen geçici madde 11'in son cümlesi gereği 6 ay içinde açılması gereken bir dava olduğunu,
söz konusu kanun maddesinin, anayasanın tüm ilkelerine, kooperatifler kanununa ve sair mevzuata açıkça aykırı olduğunu, bu itibarla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. sayılı dosyasında anayasa mahkemesine somut norm denetimine başvuru yapıldığını, davalı kooperatifin etap kooperatifi olduğunun kabul edilmesi halinde dahi etapların tamamlanmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davalı kooperatife müzekkere yazılarak davacının üyelik dosyasının gönderilmesi istenilmiş, ancak bu müzekkeremize cevap verilmediği görülmüştür. Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden davalı kooperatifin tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesi, tüm genel kurul kararları, hazirun cetvelleri celp edilmiştir. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün (Kapatılan Kayseri 5. İcra Dairesi'nin ...) esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. madde kapsamında davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 1.000.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Eldeki dava; *** tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Anayasa Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamında; "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" şeklinde karar vermiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinde; "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde; " Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde; "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." denilmektedir.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun *** tarihli ilamı)
Yukarıda belirtildiği gibi derdest davaların konusuz kalması değişik şekillerde vuku bulabilir. Bu durum taraflardan birinin işlem ve eylemi nedeniyle gerçekleşmişse dava tarihindeki haklılık durumunu belirlemek nispeten kolaydır.
Ancak somut dosyada görüldüğü üzere kanun koyucunun bir tasarrufunun (kanun) anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından kanunun iptal edilmesi nedeniyle gerçekleşmişse her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacağından Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen ana ilke ve TMK'nun 4. maddesinde yer alan "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim,
hukuka ve hakkaniyete göre karar verir" hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi hakkaniyete daha uygun düşecektir.
Öte yandan dava tarihindeki haklılık durumunun araştırılması bazen işin esasına yeniden girmeyi gerekli kıldığından, yargılamayı tekrar başa saracağı ve uzun süre derdest tutmak gibi arzu edilmeyen sonuçlar doğurur ki, bu durum HMK’nun 30. maddesinde "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." şeklinde tarif edilen usul ekonomisi ilkesine de uygun düşmeyecektir.
Yasama organının çıkardığı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan davada yargılama giderlerinden sorumluluk ideal (tabi) hukuk açısından devlete ait ise de mer'i hukuk sistememizde bu yönde düzenleme bulunmamaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğinden, eldeki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip *** · e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1408, K. 2023/774, 13 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama