İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/772 K.2023/1035

Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/772Karar2023/1035Tarih20 Kasım 2023Okuma13 dk · 2.548 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2022/772
Karar No
2023/1035
Karar tarihi
20 Kasım 2023
Esas no
***
Karar no
***
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - ...,
Vekili
Av. ... -
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ... -
Dava
İstirdat
Dava tarihi
***
Karar tarihi
***
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
***
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.548 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takiple, haksız ve usulsüz şekilde icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında iş bu borcu ödemek zorunda kaldığını, kendilerince istirdat talebi ile arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu.

Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun *** no'lu dosya ile taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesine göre. “Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.

Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.” hükmünün yer aldığını, müvekkilinin aktif iş hayatının devam ediyor olması sebebiyle, müvekkil iş bu dosyayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, Davaya konu edilen senedin borçlu kısmında “İlgar Kerimov” yazdığını, ancak senedin düzenlenme tarihi olan 12/09/2011 tarihinde müvekkilinin Türk vatandaşı olduğunu, müvekkilinin soyadının Kerimli olduğunu, soyadının 02/08/2011 yılında Kerimli olduğunu, bu tarihten sonra T.C. kimlik numarası aldığını, dolayısıyla soyadının Kerimov olduğu dönemde T.C. kimlik numarasınında olmadığını,

ancak senede T.C. kimlik numarası yazılı olduğu gibi, soyadının da hatalı yazıldığını, senedin tanzim tarihinde müvekkilinin doktora öğrencisi olup, üzerine kayıtlı herhangi bir şeyi olmadığı gibi, müvekkilinin gayrimenkulü, menkulü, mevduatı yani hiçbir şeyi bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin davalının eşinin yanında çalıştığını, hal böyle iken davalının müvekkiline 82.000,00-Euro borç verdiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin zamanında şirket kurulum işleri için vermiş olduğu senedin davalının haksız kazanç kapısı haline geldiğini,

zira müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticareti söz konusu bile olmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilimizin ödemiş olduğu 1.068.912,81-TL'nın ticari faiziyle birlikte istirdadına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından davacıya karşı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine ilişkin takip başlatıldığını, davacı tarafça 20/03/2021 tarihinde ödeme emrinin tebliğ alındığını ve 22/03/2022 tarihinde Kayseri 5. Hukuk Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyası ile takibe dayanak yapılan senette bulunan borca ve senette bulunan imzaya itiraz ettiklerini, davacı tarafından yapılan bu borca itiraz ve imzaya itirazdan feragat etmesi ile açmış olduğu davasının reddedildiğini, anılan mahkeme ilamının da kesinleştiğini,

davacı tarafından müvekkili davalıya karşı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile sahtecilik ve dolandırıcılıktan dolayı şikayet ettiğini ve savcılık makamınca KYOK kararı verildiğini ve verilen bu karara karşı itiraz edildiğini ve Sulh Ceza Hakimliğince de yapılan itirazın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili davalı tarafından davacı tarafa borç verildiğini ve verilen bu borç karşılığında da senet verildiğini, bahse konu senedin üzerinin doldurulmuş bir halde müvekkili davalıya davacı tarafından teslim edildiğini,

davacının iddia edildiği gibi senet üzerinde ki yazıların sonradan doldurulduğunun gerçek olmadığını, bu durumun bile davacının senedi müvekkiline verirken kötüniyet ile hareket ettiğini gösterdiğini, davacı tarafın iddialarını senede karşı senet ile ispat ispat etmesinin gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme talebini de kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... ve ... soruşturma nolu dosyalarına, takibe konu edilen senede, ticaret sicil kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, eczane kurulumuna ilişkin yapılan ödemelere dair belgelere, eczane faaliyet belgesine, ruhsatnamelere, tapu kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.

Davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasına, bilirkişi incelemesine ve yemin deliline dayanılmıştır.

Davacı tarafından delil olarak dayanılan bir kısım belgeler dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulmuştur.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... ve ... soruşturma sayılı dosyaların akıbetinin sorulmasına, soruşturmaların tamamlanıp dava açılmışsa mahkeme adının ve esas numarasının sorulmasına, soruşturma tamamlanıp KYOK kararı verilmişse kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması ve her iki soruşturma dosyalarının Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 02/09/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.

Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı icra takip dosyasının akıbetinin sorulmuş, bu takibe dayanak yapılan 82.000,00-Euro bedelli senedin ön ve arka yüzünün, tahsilat ve reddiyat makbuzları ile tüm takip dosyasının Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 02/09/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.

Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak *** Soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin ve bu dosyadan verilen KYOK kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmuş ve tüm Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 05/04/2023 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, senede dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kesinleşen icra dosyasına haciz baskısı altında ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.

Davanın niteliği dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca, yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülerek sonlandırılmıştır.

Taraflar arasında uyuşmazlık Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacının icra takibine konu borcu ödemiş olması nedeni ile faizi ile birlikte bunun istirdatını davalıdan talep edip edemeyeceği, kötü niyet tazminatı istemlerinin koşullarının bulunup bulunmadığı, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararın bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davalının hukuki yarar bulunmadığına ilişkin itirazları, dosya kapsamı ile davacının iddia ve talepleri karşısında makbul görülmemiştir. Dava yasal süresi içinde açılmıştır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.

Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).

Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, B: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.

Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.

Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).

HMK’nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur (HMK m. 200). Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.

Yeri gelmişken bono ve bu kapsamda ispat kuralları konularında kısa bilgiler verilmesi uygun olacaktır.

Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi olarak bono, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (eTTK m.557, TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975. Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi, bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir vaadde bulunmaktadır.

Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173. Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25).

Bonolar kural olarak, birer kredi vasıtasıdır. Aksine sözleşme veya âdet bulunmadıkça edimlerin aynı anda ve karşılıklı olarak ifa edilmesine ilişkin genel ilkenin (TBK m.96) bir istisnası olarak, alt hukuki ilişkinin karşı edimini alan borçlu, para borcunu derhal ödemek yerine bir bono düzenleyerek karşı âkide verebilir. Hatta bu ödemeleri taksitler hâlinde ve ardışık vadelerde düzenlediği bonolara bağlayabilir.

Böylelikle bono, keşidecisine ödeme konusunda zaman kazandırırken, lehdarına da ciro suretiyle ticari ilişkisini sürdürmek olanağı sağlar. Uygulamada bonoların teminat amacıyla da düzenlendiği görülmektedir. Gerçekten de taraflar arasındaki alt ilişkiden bir borç doğup doğmayacağı ve doğacaksa bunun tutarının ne olduğunun belli olmadığı hâllerde dahi taraflar bono düzenleyebilir ya da mevcut bir bonoyu bu amaçla ciro edebilirler (TTK m.689).

Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır.

Nitekim bono metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehdarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir; lehdar dışındaki kambiyo alacaklılarına karşı teminat iddiası ise, bunlar bonoyu kötü niyetle veya ağır kusur ile iktisap etmiş olmadıkça, ileri sürülememektedir (kıyasen TTK m.680).

Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta, bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.).

Öte yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 659’uncu maddesi hukuki görünüş teorisinin de göz önünde tutulacağını ifade etmektedir. Bu açıklama ve düzenlemelerden varılan sonuç, Türk hukuku bakımından kambiyo senedinin içerdiği hakkın doğumu noktasında, somut olayın özelliklerine göre teorilerin bir arada değerlendirilmesi gerekliliğidir.

Kambiyo sözleşmesinin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve birbirine uygun iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır.

Bir hukuki işlemin ve bu kapsamda bir sözleşmenin kuruluşunda ortaya konulan iradelerin bozulmamış, bir diğer ifade ile fesada uğramamış olması gerekir. İradedeki bozulmanın, sözleşmenin diğer tarafının ya da üçüncü bir kimsenin aldatması (hilesi) sonucu ortaya çıkması hâlinde beyan sahibi, sözleşmeyle bağlı tutulamaz (818 s. eBK m.28. TBK m.36).

EREN’e göre bir kimseyi bir irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için, onda kasten yanlış bir kanaat uyandırma veya esasen mevcut olan yanlış kanaati koruma ya da sürdürme fiiline aldatma denir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22.b., Ankara 2017, s.414; aynı yönde Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bölüm, C.I, 6.b., s.452.

Oğuzman, M.K./Öz, M.T.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 3.b., İstanbul 2000, s.93 vd.).

Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği borç ilişkisinden bağımsızdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/04/2015 tarihli ve 2013/19-1622 E., 2015/1238 K. sayılı kararı).

Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının Azerbaycan vatandaşı iken 2007 yılında Türkiye'de çalışma izni almak için başvurduğunu ancak reddedildiğini, vatandaşlık almak amacıyla dava dışı ...'yla birlikte ... Hizmetleri Gıda Tem. Day. Tük. Mal. İç Ve Dış Tic. Ltd.

Şti.'ni kurduklarını, bu şirketin kuruluşunda 2008 yılında dava dışı ...'nun kendisinden iki adet imzalı boş senet aldığını, bu süreçte davacının verdiği boş senetlerin hukuki sonuçlarını bilmediğini, senedin teminat senedi olarak alındığını, senedin boşluklarının sonradan doldurularak icra takibine konu edildiğini, bu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığını iddia ederek cebri icra altında ödediği meblağın istirdatını talep etmektedir.

Davacı senet altındaki imzayı inkar etmemektedir. Senedin şirket kurulurken teminat amaçlı düzenlendiğini ileri sürmektedir.

Davaya ve takibe konu bono üzerinde "nakden" ibaresinin bulunduğu, bononun davacı tarafından düzenlendiği hususunun davalının kabulünde olduğu, davacının boş olarak verildiğini iddia ettiği senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delil ile ispat etmesinin gerektiği, yine davacının senedin teminat olarak verildiğini ileri sürmekle senet metninde nakden yazan ihdas nedenin talil etmiş olduğu ve ispat yükünün yine davacıda olduğu, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının bu yöndeki iddiasının yazılı delille ispatlayamadığı,

yerleşik yargıtay uygulamaları dikkate alındığında senedin yaşının belirlenmesi imkanının bulunmadığı, senette davacının vatandaşlık almadan önceki soy adının yazılı olmasının ve davacının adres bilgilerinin senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispata yeterli olmadığı, yargılama sonunda toplanan ve tüm deliller ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ve ... soruşturma sayılı dosyaların içeriği de dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Davacı taraf dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Somut olayda kötüniyet tazminatının maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1-Davanın REDDİNE,

2-Koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 18.254,36-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 17.984,51-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

7-Davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 147.580,41-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2023

Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/772, K. 2023/1035, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/772
Karar No
2023/1035
Tarih
20 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/773 K.2023/832
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/773 K.2023/893
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/773 K.2023/825
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/774 K.2023/776
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/774 K.2023/671
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/778 K.2023/820

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.