KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/774
- Karar No
- 2023/1058
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ***Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.541 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMSS sigortacısı, dava dışı ...'in maliki olduğu, yine dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın, müvekkili davacının sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, söz konusu yaralanma Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin *** K. sayılı dosyasında araç sürücüsü ve maliki aleyline maddi ve manevi tazminat istemli dava ikame edildiğini, yargılama sırasında davanın sigorta şirketine de ihbar edildiğini,
yargılama neticesinde hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacakları ile ferilerinin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, bu dosyada davalı sigorta şirketine haciz ihbarnamesi gönderildiğini ancak ihbarnameye itiraz edildiğini, bu sefer sigorta şirketi aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, bu takibe de sigorta şirketi tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğunu beyanla davalı borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmediğini, zarar ile kaza arasında illiyet bağı kurulmaya yeterli rapor alınması gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışı olduğunu,
dava konusu alacağın müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatın mahsubu gerektiğini, davacı yanın icra inkar tazminata hükmedilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair ... tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'ün mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında talep edilen asıl alacak miktarının 85.149,35 TL, işlemiş faiz tutarının ise 35.382,43 TL olduğunu, ancak talep edilebilecek asıl alacak tutarının 85.024,50 TL, işlemiş faiz tutarının ise 35.360,14 TL olması gerektiğini mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı dava dilekçesi ile Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin *** karar sayılı ilamı uyarınca hükmedilen tazminatlardan davalının sorumlu olduğundan bahisle itirazın iptalini dilemiştir.
Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin *** karar sayılı ilamının incelenmesinde; kararın kesinleştiği işbu dosyanın davacısı tarafından dava dışı ... ve ... hakkında ... tarihli trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, davaya esas kazanın incelenmesinde ... tarihinde davalı ...'e ait 38 ... plakalı aracın davacı sevk ve idaresinde 38 ... plakalı araca çarptığından bahisle mahkemece 38 *** plakalı araç sürücüsü ve malikinin kusurlu olduğundan bahisle sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi gideri tazminatı olmak üzere 75.365,81 TL maddi tazminata ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Dava dosyasında davalı sigorta şirketine davanın ihbar edildiği görülmüştür.
38 ... plakalı aracın davalı bünyesinde kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçesinin bulunduğu görülmüştür.
Davacı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında
120.531,78 TL nihai alacak üzerinden takip yaptığı, takibin itiraz sonucu durduğu görülmüştür.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
-İhbara dair değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nun " İhbar ve şartları" başlıklı 61.maddesinde :" (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.(2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir"
"İhbarın şekli" başlıklı 62.maddesinde "(1) İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. (2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez. "
"İhbarda bulunulan kişinin durumu" başlıklı 63.maddesinde " Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. "
"İhbarın etkisi" başlıklı 64.maddesinde " İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. " denilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69. maddesi ise "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. Fer’i müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez.
Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını ve yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkanlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkanlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir " şeklindedir.
Somut olayda Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davalıya dava ihbar edildiğinden ve hüküm kendilerini de bağlayıcı hale geldiğinden ZMSS poliçesi uyarınca hesap edilen ve hüküm altına alınan maddi tazminattan sorumludur. Mahkememiz bu kapsamda 5. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında manevi tazminatlarında bulunması da dikkate alınarak, manevi tazminatların ayrıştırılması amacıyla hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Anılan raporun incelenmesinde; davacının davalıdan talep edebileceği alacağın 85.024,50 TL asıl alacak, 35.360,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.384,64 TL zarardan sorumlu olduğu ve itirazın iptali gerektiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-İcra İnkar tazminata dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun *** Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davanın davalıya ihbar edilmiş olması nedeniyle tazminat miktarının likid nitelikte olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/774, K. 2023/1058, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama