KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/709
- Karar No
- 2024/326
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.271 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Av.
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında akdedilen 20/03/2018 tarihli protokol ile davalı şirketin dava konusu 38 ... ve 38 ... dorse plakalı DAF marka araçları, kararlaştırılan taksitlerin davacı tarafça ödenmesi şartıyla davacıya devretme borcunu üstlendiğini, davacının edimlerini yerine getirmesini takiben davalının devir borcunun muaccel hale geldiğini, davacının davalı aleyhinde Kayseri 8.Noterliği'nin 09/09/2019 tarihli 30933 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek araçların tescilini istediği halde davalının cevap vermediğini belirterek söz konusu araçların davacı adına tesciline karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını ve bu aşamada öncelikle araçların kaydına üçüncü kişiye devri engeller nitelikte ihtiyati tedbir kararı konmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle. 38 ... ve 38 ... plakalı araçların 2017 yılında davalı şirket tarafından satın alındığını, davacı tarafça dayanak olarak sunulan protokol içeriğine uyulmadığını ve herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle iş bu araçların devri yapılmadığını, nitekim araç kayıtları incelendiğinde bugüne dek davalı şirket üzerine kayıtlı olduğu,
satış sözleşmeleri, yakıt faturaları, sigorta, kasko, arıza - tamir- yedek parça alımları bandrol, yurt dışı giriş - çıkış vergi harçlarının tamamının davalı şirket adına olduğu görüleceği, bahse konu araçların alımından yaklaşık 6 ay sonra düzenlenen protokolde yer alan 4 araçtan 2'si için davacı yanın davalı şirketçe yapılan 100.000-TL'yi ödemeyi ve harici taksitleri üstlenmeyi taahhüt ettiği ve borcun bitimiyle araçların devri yapılacağı, ayrıca belirtilen ödemenin yapılmasıyla devre kadar araçların gelirinin eşit oranda dağıtılacağının kararlaştırıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını,
davacı yanca araçlar için müvekkil şirkete ne kadar ödeme yapıldığı belirtilmemesine karşın dava değeri 10.000-TL olarak belirlendiğini, davacı yanca gerçekleştirilmemiş olmakla birlikte dayanak olarak sunulan protokolde 100.000-TL ve kalan taksitlerden bahsedilmekte dolayısıyla dava değerinin araç değerlerinden düşük olduğu, bu halde davacının araçların alım bedelini ya da ödediği miktarı bilmemesi ihtimalinin olmadığını, dava değerinin eksik gösterilmesinde hukuki yarar bulunmadığı,
Mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın sunduğu hiçbir belge haklılığına dair ihtimal dahi içermediğini, davalının araçlarına tedbir konulmasında yönünde kanaate elverişli dolmadığını, yaklaşık ispata elverişli olmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda 09/03/2021 tarihli, ***Karar sayılı gerekçeli karar ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 07/06/2021 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile;"...1- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 09/03/2021 tarih ve *** sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,..." karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İade edilen dosya mahkememizin *** Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 25/01/2024 tarihli raporunda özetle;
- Denkleştirici adalet ilkesine göre 20.03.2018 Tarihli 100.000,00 TL tutarlı ödenen satış bedelinin, dava tarihinde olan 01/10/2019 tarihindeki ulaşacağı değerin 127.357,28 TL olarak hesaplandığını bildirir yönde rapor sunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 38 ... VE 38 ... plakalı araçların mülyetinin davacıya ait olduğunun tespiti, araçların davacı adına tescili, olmadığı takdirde piyasa rayiç değerinin davacıya ödenmesi talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20 nci maddesinin d bendinde; "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." şeklinde düzenlenmiştir.
Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterler tarafından yapılacağı belirtilen maddeden de anlaşılacağı üzere trafik siciline tescil edilmiş motorlu aracın mülkiyetini devir borcu doğuran sözleşmelerin geçerliliği için resmî şekilde yapılması gerekmektedir.
Geçersiz satış sözleşmesi gereğince ; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi " denkleştirici adalet " düşüncesine dayanmaktadır. Denkleştirici adalet ilkesi, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder.
Bu bakımdan sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut veriler tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkansız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.
Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken, ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları göz önünde tutulmalıdır.
Somut olayda; davacı tarafından ödenen satış bedelinin iş bu dava tarihinde ulaşacağı alım gücü; çeşitli ekonomik etkenler ( enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs olmak üzere en az 5 etken) tek tek uygulandıktan (Yargıtay 3 HD. *** ESAS) sonra bunların ortalaması alınmak suretiyle rapor alınmış geçersiz sözleşme sebebiyle verilenlerin iadesi kapsamında davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip *** e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/709, K. 2024/326, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama