KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/973
- Karar No
- 2024/920
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... -
- Vekilleri
- Av. ... - [16577-75481-73698] UETS
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Av. ... - DAVALI : ... - ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptan züccaciye ürünleri satışı yaptığını, davalı ile aralarındaki ticari ilişkisi kapsamında kendisine yüklenen "züccaciye ürünleri teslimi" edimini tam ve eksiksiz bir biçimde ifa ettiğini, edimin karşılığı olarak ise 29.07.2022 tanzim tarihli ... ile başlayan toplamda 25 adet fatura tanzim edildiğini ve davalı tarafa gönderdiğini, davalı taraf ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin bir süre daha devam ettiğini,
davalı firmanın fatura bedellerini tam ve eksiksiz ödememesi nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile fatura alacağının tahsili amacıyla 37.148,59-TL tutarlı takip başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davalı tarafın icra dosyasına yaptığı kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, bir kısım faturalara dayalı cari hesap alacağı sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, takibe konu faturalar, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, ticari defter kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ... Ticaret Ltd. Şti., borçlunun ... ... Ltd. Şti. olduğu, 37.148,59-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
24/04/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı taraf verilen kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı sunmamış, ibrazdan kaçınmıştır.
Dosyaya mübrez 06/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda : davalı ... Müş. İnş. Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesi vermediği, firma vekili ve iletişim bilgileri olmadığı, davalı yanın sorumlularının belirlenememesi sebebiyle mali kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, davacı ... Tic. Ltd.
Şti.'nin ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, defter beratlarının usulüne uygun olduğu, tarafların BA/BS beyannamelerinin birbiri ile örtüştüğü, davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden ... Müş. İnş. Elekt. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 22.06.2023 tarihli icra takibinden tarihinden sonra fakat 31.10.2023 tarihindeki dava tarihi öncesinde herhangi bir ödeme kaydının ticari defterlerde olmadığı, davacı ... Tic. Ltd.
Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; ... İnş. Elekt. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 37.148,59-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturalardan kaynaklı cari hesaba dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.
Somut olayda incelenen ticari defter kayıtları ile de sabit olduğu üzere takibe dayanak toplam 37.148,59-TL tutarındaki alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, vergi dairesine BS bildiriminin yapıldığı, taraflar BA ve BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalı defterlerini ibrazdan kaçındığı için davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının asıl alacak talebi yönünden davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı)
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda takibe konu edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/973, K. 2024/920, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama