KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakim ***
- Esas No
- 2024/494
- Karar No
- 2024/709
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacağı
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili davalı firma arasında müvekkilin ...
Kamera Makina Çalışması işini üstlendiği sözlü olarak bir eser sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinin söz konusu sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirerek işi tamamladığını, işin tamamlanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığını, davalı ile müvekkili arasında açık hesap ilişkisi olduğunu, müvekkilinin işi tamamladıkca fatura kestiğini, davalı da söz konusu faturaların bir kısmının ödemesini yaptığını, ancak davalının müvekkili tarafından kesilen 23/03/2021 tarihli 88.500,00 TL bedelli ve 03/06/2021 tarihli 91.332,00 TL bedelli fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini,
müvekkilinin davalıdan bu faturalar uyarınca 117.661,80 TL alacağının olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL (kısmi dava) bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiş dolayısıyla davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkememize sunulan 01/07/2024 tarihli müzekkere cevabında davacı ...'un 17/07/2016 tarihinden itibaren Kayabaşı Mah. 6113.Cad. No:165/A Kocasinan adresinde belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda çimento, alçı, harç, kireç, tuğla kiremit, briket, taş, kum, çakıl vb. İnşaat malzemeleri perakende ticareti, ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı ve karayolları ile şehir içi yük taşımacılığı faaliyetlerinden dolayı kayıtlı olduğu 01/01/2014 tarihi itibariyle işletme esasına göre defter tuttuğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 177. Maddesi ve diğer ilgili maddeleri uyarınca alış-satış ve gayri safi iş hasılatı yönünden davacının ikinci sınıf tüccar olduğu hususu mahkememize bildirmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/494, K. 2024/709, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama