KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/865
- Karar No
- 2025/827
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile aleyhine ilamsız icra takibinde borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkilinin arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun 03/05/2025 tarihinde davalıya ödenmesi gerekirken bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının icra takip dosyasına sunulan faturadan kaynaklı borcunun bulunduğunu,
ancak davalının borca ve tüm ferilerine süresi içerisinde itiraz ederek borcu tümden inkar ettiğini belirterek uygun görülecek teminat karşılığında taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazların iptaline, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiş dolayısıyla davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
Mimarsinan Vergi Dairesi'nin 26/09/2025 tarihli yazı cevabında "davalı ...'nın Dairemiz ... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi ...'nın tarh dosyası
ve bilgisayar kayıtlarının tetkikinde; mükellefin Dairede 01.01.2012-30.11.2020 yılında
mükellefiyetsiz şube kaydının bulunduğu, 15.10.2024'ten itibaren Döner,Ciğer,Kokoreç,Köfte ve
Kebapçıların Faaliyeti (Garson Servisi Sunanlar İle Self Servis Sunanlar Dahil; İmalatçıların ve Al Götür
Tesislerin Faaliyetleri İle Seyyar Olanlar Hariç) faaliyetinde mükellefiyet kaydının bulunduğunu tespit ettikleri, ayrıca mükellefin işletme usulüne göre defter tuttuğu;ikinci sınıf tüccar olduğu, vergiye tabi
gelirinin (matrah)=25.764,99 TL olduğu hususu mahkememize bildirilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/865, K. 2025/827, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama