KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/465
- Karar No
- 2026/429
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2026
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... ...
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Av. ... ...S DAVALI : ... - ....
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,0
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve irade fesadı neticesinde oluşturulmuş bir senede dayandığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari yahut alışveriş ilişkisi bulunmadığını, davalı tarafın tehtidlerde bulunduğunu, müvekkilini aldattığını, müvekkilinin imzalamış olduğu belgenin boş bir senet olduğunu ve bu belgenin aleyhine bir icra takibi için kullanılacağını idrak edemediğini belirterek müvekkilinin icra dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespit edilerek davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2. maddesi uyarınca dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyetince yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Dava dosyası incelendiğinde, bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde de davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek/sunmak zorunda olması,
öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirilmiş olması,
ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğini, bu nedenle, 01/09/2023 tarihine kadar ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerek bulunmayacağı dikkate alınarak, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde de davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek/sunmak zorunda olması,
bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde de herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin hüküm altına alınmış olması,
dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde ise işbu son tutanağın aslı yada arabulucu trafından onaylanmış bir örneğinin ekli olarak sunulmamış olması nedeniyle, davacı vekiline işbu yasa maddeleri gereğince "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini" mahkememize sunması için tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde yani bu zorunluluğa uyulmaması halinde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceğinin,
arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın,dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği şerh ve ihtarı içeren tebligat davacı vekiline usulünce tebliğ edilmiştir.
Davacı tarafça verilen kesin süre içinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını mahkememize sunmuş olup yapılan incelemede arabuluculuk başvuru tarihinin dava tarihinden sonra olduğu anlaşılmıştır.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nun 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. İşbu karşı dava söz konusu Yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarih olan 01/09/2023'den sonra açılmıştır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2026 tarihli 2025/9-294 E., 2026/12 K. Sayılı ilamı uyarınca dava başlangıçta görevsiz bir mahkemede arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olsa bile, dava dosyası görevli mahkemeye gönderilip bu mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuk başvurusunun yapılması ve sürecin sonuçlandırılması durumunda dava şartı eksikliği tamamlanmış sayılmaktadır.
Dosya incelendiğinde bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, davanın da menfi tespit istemine ilişkin ticari bir dava olduğu görüldüğünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartının mahkememizce resen aranması gerektiği anlaşılmıştır. (Bkz aynı yönde Y11HD. 2024/1595E.
2024/9423 K. sayılı ilamı, Ankara BAM 22. HD. 2023/1869 E. 2023/1806 K. sayılı ilamı) İzah edilen nedenle karşı davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması için kesin süre verilmiştir.
Davacı vekilince arabuluculuk son tutanağının sunduğu, arabuluculuk son tutanağının 20/05/2026 tarihinde düzenlendiği , arabuluculuk başvuru tarihinin 14/05/2026 olduğu, dava tarihinin ise 08/03/2026 olduğu ve iş bu davanın mahkememize 12/05/2026 tarihinde tevzi edildiği yani dosya mahkememize tevzi edildikten arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle, dava dosyası ele alınarak incelenmiş dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın ve herhangi bir işlem yapılmaksızın arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2026 tarihli 2025/9-294 E., 2026/12 K. Sayılı ilamı)
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/465, K. 2026/429, 11 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama