KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2018/101
- Karar No
- 2024/834
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... (T.C. ...
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
2.901 kelime·15 dk okuma·12 bölüm
Av. ... -
DAVALI
1-... (T.C. ... )...
VEKİLLERİ
Av. ... - ... Av. ... - İ
DAVALI
2- ... (T.C. ...) ... VEKİLİ :Av. ... -
DAVALI
3- ... - ...
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2014
KARAR TARİHİ : 02/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile oğlu ... davaya konu bağımsız bölümleri yapan ve teslim eden davalı Kooperatifin üyesi iken davacının oğlunun kendi adına isabet eden davaya konu ... nolu bağımsız bölümün üyelik hakkını noter sözleşmesi ile davacıya devrettiğini, toplamda 65.000,00 TL bedelin davalı kooperatife ödendiğini, davalı kooperatif yetkilisinin daha sonra bu dairenin arsa sahibi adına gözüktüğünü belirterek davaya konu ... nolu bağımsız bölümü kendisine verdiklerini söylediğini, 2010 yılının 9.ayında bu dairenin anahtarının davacıya teslim edildiğini,
bilahare kredi çekilmesi ve teminat gösterilmesi için tapuda dava dışı ... adına tescil yapıldığını ve kredi borçları ödendikten sonra tapusunun davacıya verileceği yönünde karar alındığını, buna rağmen davaya konu ... nolu bağımsız bölünün davalılardan ... adına tapuya tescil edildiğini, davacıya ne ... numaralı ne de ... numaralı dairenin tapusunun verildiğini belirtmek suretiyle davaya konu ... nolu bağımsız bölümün, kabul edilmediği takdirde ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline,
aksi takdirde davacının davalı kooperatife ödemiş olduğu 65.000,00 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davaya konu ... nolu bağımsız bölümü 09/08/2012 tarihinde dava dışı ...'dan bedelini ödeyerek satın aldığını ve tamamen iyi niyetli olduğunu, ancak taşınmazı davalının tapudan satın almasına rağmen dairede davacının ikamet etmeye devam ettiğini ve evi boşaltmadığını, bunun üzerine davacı aleyhine meni müdahale davası açtıklarını, davacının iddia ettiği gibi davalının dava dışı ...'ın damadı olmayıp akrabalık ilişkilerinin bulunmadığını belirtmek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının bu davadan haberdar olmadan önce davaya konu ... nolu bağımsız bölümü tapudan satıp devrettiğini, belirtilen taşınmazın mülkiyetinin davalıya ait olmadığından dolayı davada taraf sıfatının bulunmadığını, esasa ilişkin olarak da davaya konu taşınmazın davalı adına tescilinin muvazaalı olmadığını, davalı kooperatif ile arsa sahipleri arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 3.maddesine göre ... nolu bağımsız bölümün arsa sahibine verilecek daireler içerisinde olduğunu, arsa sahibi... de bu daireyi oğlunun eşi olması hasebiyle gelini olan davalı ...'e devrettiğini belirtmek suretiyle öncelikle davanın usul yönünden reddine, aksi takdirde esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kooperatifi cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Dava, kooperatif ortaklığına bağlı olarak tahsis edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili, mümkün olmaz ise kooperatife ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Melikgazi Tapu Müdürlüğüne, Kocasinan Belediyesine, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Kayseri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kayseri C.Başsavcılığına, Kayseri .... Asliye Ceza Mahkemesine, Garanti Bankası A.Ş'ye, Ziraat Bankası A.Ş'ye, Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş'ye, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/12/2017 tarih, ... esas ve ... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 22/03/2016 havale tarihli davacı tanığı ... tanık beyanında; "Davacı, oğlu ve kendisini davalı kooperatifin üyesi olduğunu, bina yapıldıktan sonra kendisine 1. Kat, 6 nolu daire davacıya ise 4. Kat ... nolu daire çıktığını, kendisi oturduktan sonra 2010 ya da 2011 yılında davacı ... nolu daireye oturduğunu, davalı ...'ün babası ... ise arsa sahibi olarak sözleşmeye göre zemin katta bir daire ile 3.kattaki 3 dair verileceğini, ... nolu dairede kimsenin oturmadığını, arsa sahibi ... davaya konu ... nolu daireyi kızı olarak bildiği ...'e tapudan devrettiğini, ... isimli şahsı tanımadığını, davaya konu dairelerin bulunduğu binada hiç oturmadığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 22/03/2016 havale tarihli davacı tanığı... tanık beyanında;"Babasi ... arsa sahibi olarak binanın zemin katında bir, 3.katta üç, 4. katta ise bir daire yani davaya konu ... nolu bağımsız bölümü sözleşmeye göre aldığını, Davaya konu ... nolu daireyi ağabeyim Bekir'in eşi davalı ...'e verdiğini ... bu dairede hiç oturmadığını, 2 yıl kadar önce bu daireyi dava dışı ... sattı ve o tarihten beri bu şahıs oturmakta olduğunu, 3.katta bulunan 12 nolu daireye yalaşık 4 yıl kadar önce oturduğunu, taşınmadan bir yıl kadar önce de davacı ... davaya konu ... nolu daireye oturduğunu,
Yani ben taşındığında o dairede oturuyorduğunu, Ancak kurada kendisine ... nolu daire çıkınca biz bu dairenin sözleşmeye göre arsa sahibine verileceğini söyleyerek itiraz ettiklerini, Bunun üzerine müteahhit ... nolu daireyi verdi ve davacı ... nolu daireye taşındığını, ... isimli şahsı tanımıyorum hiç görmediğini, Davaya konu dairelerin bulunduğu binada hiç oturmadığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 24/11/2021 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ...'ın tanık beyanında; " 20/11/2012 tarihli 10 numaralı karar altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, bu belgede her ne kadar söz konusu kararda "...'a vermiş oldukları teminat karşılığı ... nolu daire tapu'da iptal edileceğini, Daha önceki ... verileceğini, Her ne kadar başkasına satılsa da geri verilecektir" ifadelerini kabul etmediğini, kendisinde 4. Noter evrakı olduğunu, Bu evrakta yönetim kurulu kararı olduğunu, bu kararda ... nolu dairesinin ... verileceğine dair bir bilgi olmadığını, bu nedenle bana göstermiş olduğunuz karar içeriğini kabul etmediğini,
yazı okumadan imzayı attığını, kooperatifin aktif olmadığını, önceki yönetim bizim ödemiş oldukları bedelleri kendi adlarına kullandıklarını, şuan savcılıkta soruşturma devam ettiğini, ... verilmiş bir daire olmadığını, kendisinin de dairesinin olmadığını, davacı 10 yıldır hiçbir bedel ödemeden taşınmazda oturmakta olduğunu, oturduğu taşınmaz kendisine ait olmadığını, her yönetim değiştiğinde yeniden kura çekildiğini, ancak söylemiş olduğu gibi davacıya ait bir daire olmadığını, ... nolu daire de ona ait değildir, davacının ne kadar ödeme yaptığını bilemediğini, kendisi toplam 110.000,00 TL ödeme yaptığını,
genelde daire alanlar yaklaşık 12-13 sene önce yaklaşık 80-85.000,00 TL ödeyenler daireleri aldığını, Noter kurası çekildiğini, Ancak davacıya hangi daire çıktığını bilmediğini, kendisine gösterilen belge Noter kurasından sonraya ait olduğunu, kooperatif yönetimde2011-2012 yılları arasında görev aldığını, Sonrasında istifa ettiğini, ...'ü tanımadığını, akrabalık bağının olmadığını, davacının ödeme yapmamasına rağmen 10 yıldır oturmasının sebebi başkan ..., davacı mağdur olmasın diye oturduğunu, ancak davacının öncesinde ödemesi olduğunu,
teminat karşılığı daire aldığım doğru olmadığını her ne kadar beyanımın başında imzanın kendisine ait olduğunu söylemiş ise de aslında imzanın kendisine ait olmadığını, kendisine iftira atıldığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 09/02/2022 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ...'in tanık beyanında; " kendisine gösterilen 20/11/2012 ve 28/12/2012 tarihli yönetim kurulu kararları altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, ben, 2008 ile 2012 yılları arasında yönetim kurulunda çalıştığını, kendisine okunmuş olan 20/11/2012 tarihli kararda ve 28/12/2012 tarihli kararda ... nolu dairenin yeniden ...'a verileceğine ilişkin bir bilgisinin olmadığını, söylemiş olduğu gibi imzanın kendisine ait olmadığını, ...'ı şahsen tanımadığını, davacı, kooperatife üye olduğunu, davacının aidatlarını ödeyip ödemediğini bilemediğini,
bu konuda asıl bilgi sahibi olan ...'tür, bildiğim kadarıyla ... ...'a ait dairede 2 yıl oturduğunu, yönetimdeki... o zaman 40.000 TL ödeyenlerin daire alabileceği karar verince bir kısım üyeler ödeme yapamadığı için daire alamadığını, davacının 40.000 TL ödeyip ödemediğini bilemediğini, davacıya bir daire verilmediğini, daire alamadığını, halen daire alamadığı halde vergi ödediğini, aidat ödemesine rağmen daire alamayanlara geri paraları ödemediğini, kendisi de bu işlerden mağdur olduğunu, ...'e güvendiğini, olaydan dolayı ben, ... ile birlikte yargılandıklarını, kendisi ve ... ceza aldıklarını,
bildiği kadarıyla ödenen paralar başkanlar tarafından kendi kişisel amaçları için kullanıldığını, bu şekilde davacı gibi aidat ödemesine rağmen ev alamayan çok kişi olduğunu, bu imzayı kendisinin atmadığını, ancak kendisi yerine kimin attığını bilmediğini, ... gittiklerinde karar defterini kendilerine göstermedikleri, bu yüzden imza yönünden kontrol yapamadıklarını, noterde yapılan çekilişte kendisine 6 nolu daire çıkmıştığını, ancak bu daire kendisine verilmediğini, ben bu esnada başkan yardımcısı olarak çalıştığını, noter çekilişine rağmen daire verilmeyen tek kişi kendisi olduğunu,
bildiği kadarıyla davacının noter çekilişi ile belirlenen bir dairesi olmadığını, söylediği gibi oturduğu daire de ...'a ait olduğunu, daire numarasını bilmediğini, davalı ... ...'ü tanımadığını, yine kendisine gösterilmiş olan 31/08/2012 tarihli belgedeki imzanın da kendisine ait olmadığını, ilgili evrak Kayseri 4. Noterliği tarafından düzenlenmiş olmasına rağmen imzayı kendisinin atmadığını, 4. Noterliğe gittiğini hatırlamadığını, orada imza attığını, her ne kadar biraz önce imzasının kendisine ait olmadığını söylemiş ise de imza kendisine mi ait emin olmadığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/04/2022 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ...'ün tanık beyanında;" kendisine gösterilmiş olan 10/11/2012 ve 28/12/2012 tarihli yönetim kurulları kararları altındaki imzalar bana aittir, ben söz konusu kararların verildiği tarihte kooperatifte başkan olarak çalışmaktaydım, ... kooperatifte sıva işi yapmış olduğu için biz kendisine ödemeyi teminat amaçlı başlangıçta daire olarak yaptık, sonrasında nakit ödeme yapıldığında taşınmaz üzerindeki tapuyu ...'a geçirecektik, ...'ın kooperatife borcu vardı, kendisi bu borcunu ödemedi, bu yüzden ... da tapuyu ...'a devretmedi, ...'a olan kooperatif borcunu ödeyemedi,
bu yüzden biz ...'a devir yapmadık, zaten ... da taşınmazı devir alır almaz hemen ... isimli başka bir kişiye devir yapmış , bizim amacımız ...'ın ödeme yapması halinde bu para ile kooperatifin ...'a olan borcunu ödeyecek, bu şekilde de taşınmazı tekrar ...'a verecektik, söylemiş olduğum gibi ... ödeme yapmayınca bizde taşınmazı devredemedik, ... ile aynı şartlarda olup taşınmaz devredilen başka üye yoktur, benim hatırladığım kadarıyla ...'ın kooperatife yaklaşık, 20.000 TL ve faizi ile birlikte 25.000 TL borcu vardı, bizim ...'a ise borcumuz ....000,00 TL civarıydı, ancak ... bu borcu ödemedi, hatırladığım kadarıyla ...
2009 yılından itibaren söz konusu taşınmazda oturmaya başlamıştır, bildiğim kadarıyla bu taşınmaz davacıya kurada çıkmamıştır, kooperatif adına kayıtlı bir taşınmazdır, söylediğim gibi kurada davacıya çıkan bir taşınmaz yoktur, biz yönetim kurulu kararıyla davacının orada oturmasına karar vermiştik, sonrasında davacı tüm ödemelerini yapmamıştı, ben bu konuya ilişkin ceza mahkemesinde yargılandım, ancak ceza almadım, fakat benden önceki yönetimin bu şekilde bir çok işleminden dolayı yargılamalar yapılmıştır, benim dönemimde Ferhat Arık'a bir daire isabet etmemiştir, bildiğim kadarıyla diğer davalı ..., ...'ın damadıymış,
ben bunu araştırma yaparak öğrendim, ben, ...'ın taşınmazı ...'e muvazalı olarak devrettiğini düşündüğünü" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 22/06/2022 tarihli duruşmasında dinlenen ilgili kişi ...'ın alınan beyanında;"Kendisine gösterilmiş olan, 20/11/2012 tarihli belgedeki imzayı attığımı tam olarak hatırlamıyorum, ben sadece karanlıkta bana yönetim nedeniyle imza atmam gerektiği söylendiğinde sadece bir evraka imza atmıştım ancak evrak içeriğini okumadan imzaladım, bu nedenle imzaladığım evrakın bana göstermiş olduğunuz evrak olup olmadığını bilemiyorum, ben daha sonra da... ile bir daha görüşmedim, Ben ...'a daire verileceğine dair karar alındığından da bilgi sahibi değilim beyanımın bu şekilde dikkate alınmasını talep ediyorum,
ben kooperatife söz konusu tarihte üye idim ayrıca yaptığım sıva işi karşılığında ... nolu daireyi ödeme olarak aldım, bu kararda imzası olan..., ..., ...'dir.
Ben taşınmaz bana verildiğinde taşınmazda ...'ın oturduğunu görünce çıkarmak istedim ancak kendisini çıkartamadım, daha sonra taşınmazı ...'e sattım o mahkeme yoluyla ...'ı taşınmazdan çıkardı. ben ... ile telefonla görüştüğümde taşınmazın sahibi olduğunu, tapusu olduğunu söyledi, tapu bana verildiği için ben ...'ın beyanına itibar etmedim, ... nolu dairenin bana ait olduğu şeklinde tapum bulunmaktadır, ... benim kızımın eşi değildir akrabalık bağımızda yoktur" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 04/04/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu taşınmazlardan ... nolu dairenin değeri 96.600,00 TL, ... nolu dairenin değeri ise 99.100,00 TL olacağına" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 03/08/2016 havale tarihli bilirkişi ek raporda özetle; "Dava konusu taşınmazlardan ... nolu dairenin değeri 96.600,00 Tl olacağına ilişkin kanaatimde ve raporumda bir değişiklik olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 11/11/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı kooperatifin evrak ve belgelerine ulaşılmadığından mahkemece belirtilen hususlar bakımından kanaate ulaşılmadığı, ancak belgelerin temini veya ulaşılacak yerin belirlenmesi halinde bu konularda bir kanaate varılabileceği, davacının terditli talebi olan tazminat bakımından ise yine bu belgelerin temini halinde bir kanaate ulaşılabileceği bununla birlikte tazminat halinde, davalılardan kooperatif ve ...'ün bundan sorumlu olabileceği diğer davalı bakımından ise somut durumun bilindiğinin ispatlanması gerektiği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 23/09/2020 havale tarihli bilirkişi ek raporda özetle.
"Dosyaya Ceza Mahkemesinden gelen defterlerde hiçbir kayıt olmadığı, davacının kooperatife ne ödeme yaptığının tespit edilemediği, dosyada davacının ödemesine ilişkin başka belge olmadığı, davacının iddia ettiği şekilde tüm ödemelerin ispatlayan belgelerin dosyaya sunması gerektiği, bir kooperatife üye olan davacının kendisine kur'ada çıktığını beyan ettiği, oğluna çıkmış daire bakımından davalı kooperatiften isteyebileceği tazminatın dairenin verilmemesi ve davacının kooperatife karşı tüm ödemeleri yerine getirmiş olması halinde daire bedelini,
tamamını ödememiş ise Yargıtay'ın belirlediği tazminat hesap yöntemi ile tazminatın hesaplanabileceği, ancak kooperatif kayıtları olmadığı için bunların belirlenmediği, bu hesaplamada normal üyenin ödemelerinin de belirlenmesi gerektiği, bunun kooperatif genel kurul tutanaklarından belirlenebileceği, ancak davalı kooperatifin kesin maliyet yapmadan üyelere dairelerin verildiği bu bakımından gerçek miktarın da tam olarak tespit edilmeyeceği, diğer davalılar bakımından kötü niyetin ispat edilmesi gerektiği, aksi takdirde bir talebin mümkün olmayacağı,
bu ispat edilse bile somut duruma göre ancak tazminat talep edilebileceği bunun da daire bedeli olabileceği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan .../08/2022 havale tarihli 2. Ek raporda özetle:" Tanık beyanlarının sadece davacıya ilgili yönetim kurulu kararı ile tahsisin yapıldığını gösterdiğini, bu tahsisin kur'a belgesi olmadığı için diğer ortaklar gibi olduğunun kabul edilmesi halinde de ilk rapordaki beyanlarımız çerçevesinde kooperatiften tazminat isteyebileceği, diğer davalıların kötü niyetlerinin ispat edilmesi gerektiği tazminatı hesaplayacak gerekli verilerin de olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 25/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı kooperatif defterlerinin hiçbir kayıt içermediğinden, davacı tarafından 65.000,00 TL ödeme iddiasına dönük dosya kapsamından bir tespit yapılmadığından davalı kooperatifin normal bir üyeden inşaatların tamamlanması için ne kadar aidat topladığını tespit edilemeyeceğinden davacının mali yükümlülükleri bakımından bir tespit yapılmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 18/08/2016 havale tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Yargılama devam ederken ... nolu taşınmazın davalı ... tarafından 02/04/2014 tarihinde dava dışı ... geçtiği görülmekle davacıya bu nedenle HMK madde 125 kapsamında davasına nasıl devam edeceği konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş ve davacının 11.11.2015 tarihli dilekçesi ile davasına davalıya tazminat olarak devam edeceğini beyan ettiği görülmüştür.
Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E, ... K sayılı görevsizlik kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş ve bilirkişilerden yukarda açıklandığı üzere kök ve ek raporlar alınmıştır. Raporlardan ve davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri ile kooperatif kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacının ....
Kat ...nolu dairenin üyeliğini dava dışı oğlu ... devraldığı, davacının kooperatife 2 üyeliğinin bulunduğu, davacının .... nolu daire için toplam 65.000 TL ödeme yaptığı ve kooperatifin 20/11/2012 tarihli ve 10 nolu yönetim kurulu kararı ile ... nolu dairenin teminat amaçlı ...’a verilmesine rağmen tapusunun iptali ile davacıya verilmesine karar verildiği,
25/12/2012 tarihli 11 nolu yönetim kurulu kararı ile de yine aynı şekilde karar verildiği ve sonrasında da dairenin ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmış olmakla her ne kadar davacı tarafça davalı ...’ün ...’ın damadı olduğu ve davalıya muvazaalı devrin bulunduğu iddia edilmiş ise bu hususun davacı tarafça yeterli deliller ile ispat edilemediği anlaşılmış ve yine davalı ...’ün arsa sahibi ... gelini olduğu ve ... nolu dairenin de davalıya davacı zararına muvazaalı devredildiği iddia edilmiş ise de bu hususunda yine yeterli deliller ile ispat edilemediği, tanık beyanlarının ispat için tek başına yeterli olmadığı görülmüştür.
Davacı hakkında Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...
E sayılı dosyasında müdahalenin meni nedeni ile tahliye kararı verilmiş olup, toplanan tüm deliller birlikte dikkate alındığında davacı ile oğlunun davalı kooperatife yapmış olduğu ödeme miktarlarının toplamının 93.190 TL olduğu görülmüş olmakla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından gayrımenkul uzmanı bilirkişiden alınan rapor gereği dava konusu ... nolu taşınmazın değerinin 96.600 TL olduğu görülmüş olması ile davacı vekilinin 18/08/2016 tarihli ıslah dilekçesi de birlikte dikkate alınarak davacının davalı kooperatife ödeme yapmasına ve kooperatifçe davacıya taşınmazın devredileceği yönünden karar verilmesine rağmen taşınmaz devrinin
yapılmadığı anlaşılmakla, davacının taşınmazın devri için ödenmesi gereken bütün bedeli ödemediği, bu nedenle davacının tapu iptal tescil davasının kabulü için şartlar olmamakla birlikte kendisinin ve üyeliği devraldığı oğlunun yapmış olduğu tespit edilen ödemelerin miktarı itibari ile tazminat talebinin bu hali ile yerinde olduğu, tazminat hesabı yapılması için yeterli belge ve delilinde davalı kooperatifçe dosyaya sunulmaması nedeni ile davacının davasını mevcut deliller itibari ile ispat ettiği değerlendirilmiş ve böylece, Davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, Davalı ...
Kooperatifi aleyhine açılan davanın kabulü ile 96.600,00 TL alacak bedelinin dava tarihi olan 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/101, K. 2024/834, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama