KÜNYE
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/759
- Karar No
- 2024/851
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2024
Karar Metni
2.468 kelime·12 dk okuma·16 bölüm
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVALILAR : 2-
3- 4- 5- 6-
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/08/2022
KARAR TARİHİ : 04/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle.
Davalılar ile davacı firma arasında ihale üzerine akdedilen sözleşme gereği hizmet alımı gerçekleştirilmiş olduğunu, İhale gereği yüklenici firmalar hizmeti yerine getirmek adına dilekçede belirtilen işçileri çalıştırmış olduklarını, işçiler, yüklenici firma işçisi olmasına rağmen davacı firma işçiye karşı ihale eden konumunda olduğundan dolayı davalar davacı firmaya karşı açılmış ve davacı firma aleyhine hüküm tesis edilmiş olduğunu, bu ilamlar icraya konu olmuş ve icra tehdidi altında davacı firma icra dairesine işçilik alacakları ve ferilerini ödemek durumunda kalmış olduğunu,
sorumlulukları bulunması sebebiyle davalı şirketlere icra dairesine ödedikleri tutarların tahsili amacı ile iş bu davayı ikame etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davacı firma ...
Ulaşım A.Ş. bağımsız tüzel kişiliği bulunan bir belediye şirketi olup bu sebeple Kamu İhale Kanunu ve tebliğleri kapsamında ihalelerini gerçekleştirmekte olduğunu, Görevli mahkeme tarafların tacir olması ve tarafların ticari işletmelerini ilgilendiren bir husus olması sebebiyle güncel Yargıtay Kararları gereği Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Kamu İhale Tebliği Madde 79.1.’in bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Tebliğde de açıkça görüldüğü üzere bu sebeple hizmet alımı gerçekleştirilen firmalar asgari işçilik maliyeti üzerinden % 3 oranında sözleşme ve genel giderleri düşünerek teklif vermek zorunda olduklarını,
ayrıca davalılar sözleşme, ihale şartnameleri ve tebliğdeki bu hususları ve şartları bilerek ve kabul ederek, ihaleye katılmış ve hizmeti gerçekleştirmiş olduklarını, kesinleşen ... 4.İş Mahkemesi’nin ... K. Sayılı ilamı gereği, alt işveren olan davalılar/yüklenici firmalar tarafından, davacı ... alacaklarına karşılık davalı firmalarca ödenme yükümlülüğü bulunmakta iken davacı firma tarafından ödenen, ... Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı icra dosyası kapsamında asıl alacak ferileri olmak üzere toplam 42.169,58 TL’nin davacı firma tarafından icra dairesine ödenmek durumunda kalınmış olduğunu, davacı firma tarafından ödenmek zorunda kalınan yukarıda arz edilen toplam 42.169,58 TL bedelin güncel Yargıtay Kararları uyarınca tamamının sorumlulukları nispetinde davalılardan rücuen tahsili amacı ile iş bu davayı açmak hasıl olduğunu belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacı firmanın icra dairesine ödemiş olduğu bedel olan 42.169,58 TLnin, ödeme tarihinden başlamak şartıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte,
tahsilde mükerrerlik olmamak kaydıyla davalıların sorumlu olduğu miktarların tespit edilmesi suretiyle sorumlu olduğu miktarlar nispetinde müştereken ve müteselsilen rücuen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacakları anlaşılmıştır.
DELİLLER
işçi özlük dosyası, SGK kayıtları, iş alım sözleşmesi ve şartnameler, ... 4. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, asıl işveren tarafından ... 4. İş Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı gereğince icra dosyasına dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağı ve yargılama giderinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... Ulaşım Turizm İnşaat Taahhüt Proje Müşavirlik Telekomünikasyon Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 33.990,16-TL üzerinden takip başlatıldığı ve 42.169,58-TL alacak ve ferileri olmak üzere dosya tahsilatı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dosyanın nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ile şartnameler doğrultusunda davacının ödediği işçi alacakları yönünden davalıların sorumlu olup olmadığı ve sorumlu iseler sorumluluk miktarlarına ilişkin rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 22/11/2023 tarihli raporda özetle.
A)Yargıtay güncel içtihatlarında taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde işçilik alacaklarından işverenin sorumlu olduğu yönünde açık düzenleme bulunmaması halinde işverenin ödediği bedelin tamamını yüklenicilere rücu edebileceği, yıllık ücretli izin alacağından son işverenin sorumlu olacağının düzenlendiği, dosyada yer alan hizmet alımına ait sözleşmeler ve özel hizmet alımı teknik şartnamelerin incelenmesinde sözleşmede idare olarak yer alan davacı ...
A.Ş'nin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak takdir mahkemeye ait olmak üzere davacının ödediği tutarın tamamını davalılara rücu edebileceği, B) ... Genel İcra Dairesi ... e. Sayılı dosyasına davacı tarafından ödenen rücuya tabi 42.169,58 TL alacağın tamamının davalılara rücu edebileceği, dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen hizmet süresine göre davalı ...
Güv.Ltd.Şti'ne rücu edilebilecek asıl alacağın 11.601,59 TL, davalı... Özel Güv. Ltd. Şti'ne rücu edilebilecek asıl alacağın 12,82 TL, davalı ... Güv. Ltd. Şti'ne rücu edilebilecek asıl alacağı 8.512,10 TL, davalı ... Özel Güv. Ltd. Şti'ne rücu edilebilecek asıl alacağın 5.435,44 TL, olacağı, C) Davacının dava dilekçesi ile ... Özel Güv .Ltd. Şti'ne karşı da dava ikame ettiği fakat dava dışı işçinin sgk kayıtlarında ... Güv.
Olarak sgk kaydı bulunmadığı fakat hizmet alımına dair sözleşmelerin incelenmesinde ... ÖZel Güv. Ve... Özel Güv. Ltd.Şti'nin yüklenici olarak birlikte imzaladığı bu döneme ilişkin dava dışı işçinin sigortasının ise... Özel Güv. olarak yapıldığı, bu sebeple ... Güv ve... Özel Güv. yönünden takdir mahkemeye ait olmak üzere birlikte hesaplama yapılacağı, davalı ... Güv.Ltd. Şti ve ... Ltd.
Şti'ne rücu edilebilecek asıl alacağın 11.960,53 TL diğer işçilik alacakları yönünden ve yerleşmiş Yargıtay kararları kapsamında ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olacağı belirtildiğinden 4.647,1 TL ihbar tazminatının tamamından sorumlu olacağı bu durumda davalı ... Ltd. Şti ve ... Özel Güv.Ltd. Şti'ne rücu edilebilecek toplam alacağın 16.607,63 TL olacağının tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye yeniden tevdi ile her ne kadar ihbar tazminatı yönünden İş Mahkemesi dosyasında hükmedilen miktar gözetilerek hesaplama yapılmış ise de takip talebinde ihbar tazminatının net miktarı üzerinden (daha düşük miktarlı) talepte bulunulduğu ve bu miktarın ödeme tarihine kadarki (14/02/2020) faizinden de son işverenler sorumlu olacağı gözetilip ödeme tarihine kadar olan faizi de hesaplanarak davalıların sorumlu oldukları miktarların hesabına yönelik ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 06/06/2024 tarihli raporda özetle; alacaklının ... borçlunun ...
Ulaşım A.Ş. olduğu ve borçlu ... Ulaşım A.Ş adına olan teminat mektubunun 14.02.2020 tarihinde paraya çevrilmek suretiyle 42.169,58 TL tahsil edildiği, ihbar tazminatı olarak alacaklı ... 252,72 TL ve 3.202,84 TL olmak üzere toplam 3455,56 TL talep edilmiş olup bu durumda bu tutarın tamamından son işveren olan... Özel Güv. Ltd. Şti ve ...
Limited şirketi birlikte sorumlu olacağı Yargıtay kararları ile de içtihat edildiğinden takip tarihi olan 31.01.2020 tarihinden 14.02.2020 tarihine kadar 15 gün işlemiş faiz hesaplanacağı, 3455,56/100x9/365x15=12,78 TL yasal faiz hesaplandığı, davalılar ... Ltd. Şti ve... ÖZel Güv. Ltd. Şti'nin kendi aralarında işçilik alacaklarından hangi oranda mesul olduğuna dair sözleşme vs bulunmadığından ayrı ayrı bir hesaplama yapılamayacağının tespit edildiği bildirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez.
Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir.
Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler“ rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 gün ve 2019/654 Esas - 2020/1832 Karar sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun açıklanan bu hususlara riayet edilerek düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan hizmet alımına ilişkin teknik şartnamelerde davacı işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle alt işverenlerin dava dışı işçiye ödenen tazminatın tamamından işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığı,
ancak bilirkişi kök raporunda ihbar tazminatı yönünden İş Mahkemesi dosyasında hükmedilen miktar gözetilerek hesaplama yapılmış olduğundan takip talebinde ihbar tazminatının net miktarı üzerinden (daha düşük miktarlı) talepte bulunulduğu ve bu miktarın ödeme tarihine kadarki (14/02/2020) faizinden de son işverenler sorumlu olacağı gözetilip ödeme tarihine kadar olan faizi de hesaplanarak davalıların sorumlu olduğu miktarların tespiti talep edilmiş olup bilirkişi tarafından yalnızca 3.455,56 TL ihbar tazminatına 12,78 TL faiz işleyeceğinin hesaplandığı görüldüğünden Mahkememizce davacı tarafından ödenen 42.168,58 TL den ihbar tazminatı ve
işlemiş faizi toplamı 3468,35 TL'nin mahsubuyla bakiye 38.701,24 TL'den davalıların işçiyi çalıştırdıkları süreyle sorumlu oldukları gözetilerek ve bilirkişi tarafından tespit edilen çalışma süreleri gözetilerek hesaplama yapılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip · ¸E-imzalıdır Hakim · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/759, K. 2024/851, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama