KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2024/519
- Karar No
- 2024/718
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
- Esas no
- / Esas
- Karar no
- /
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 04/07/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle. Davalı alacaklının, dava dışı üçüncü kişi olan ... Gi aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’ nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, akabinde davalı kurum talebiyle müvekkiline haciz ihbarnameleri tebliğ edilmiş, borçlu 3.kişinin müvekkiline hiçbir alacağı bulunmadığından davalı kuruma müvekkili tarafından bir ödeme gerçekleşmediğini, ancak ilgili hukuk prosedürünü bilmeyen müvekkilinin 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine zamanında itiraz edemediğini, müvekkiline 3. Haciz İhbarnamesi tebliğ edildiğinde;
müvekkilinin Ankara İcra Müdürlükleri vasıtası ile borçlu şirketin kendisinde hiçbir hak ve alacağını olmadığını belirten dilekçe gönderdiğini, her ne kadar müvekkilinin 3. Haciz İhbarnamesi ile verilen 15 günlük süre içerisinde menfi tespit davası açmayarak haciz işlemi usulüne olanak sunmuş ise de;
huzurdaki davada zamanaşımının 15 günlük süre ile ilgisinin bulunmamakta, işbu davada süre yönünden TBK m.77-m.82 maddeleri uygulanması gerektiğini, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil eden davalının haksız kazanç elde ettiği açık olup bu durumun tespit edilerek müvekkilin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi istirdadını talep ve dava etmiştir.
Dosyada arabuluculuk tutanağı bulunmadığından dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Dava, 3.haciz ihbarnamesi uyarınca davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen paranın istirdadı istimine ilişkindir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun’un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu nedenle, 01.09.2023 tarihine kadar ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerek bulunmayacaktır.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın cari hesap alacağından kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 04/07/2024 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, mahkememiz 04/07/2024 tarihli tensip zaptıyla davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığının anlaşıldığı, arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸E-imzalıdır Hakim ... · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/519, K. 2024/718, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama