KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/715 Esas - 2026/231
- Esas no
- 2025/715 Esas
- Karar no
- 2026/231
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av.-
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 09/03/2026
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle. Davalı sigorta şirketince ZMM poliçesi (Poliçe No: ...) ile sigortalı ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 11/04/2025 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, incelenen kayıtlara göre meydana gelen elim trafik kazasında, davalı sigorta şirketince sigortalı ... araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hem gerçek hasardan hem değer kaybından;
davalı sigorta şirketi (kaza tarihinde belirlenen genel şartlar uyarınca poliçe limitleri dahilinde) de sorumlu olduğunu, sigortacı, sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu, yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV’den de sorumlu olduğunu, nitekim 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1. Maddesi uyarınca Türkiye’de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ver ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.
Belirtilen bu nedenle hesaplamada KDV’li tutarlar baz alınması gerektiğini, davaya konu tazmin talebini içeren trafik kazasının gerçekleşmesi ile beraber, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespiti amacıyla sigorta şirketince bir eksper atanmış, hasar tespiti ilk olarak eksper tarafından yapıldığını, sigorta şirketinin atamış olduğu eksper raporunda mevzuata uygun olmayan yan sanayi parça ve çıkma parça kullanılacak şekilde hesaplama yapıldığını, orijinal yedek parçalarda ve işçiliklerde ise haksız ve hukuka aykırı bir şekilde iskonto uygulandığını, Parça ve işçiliklere KDV uygulanmadığını, sigortacı,
sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu, yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV’den de sorumlu olduğunu, araçtaki hasar bedelinin, orijinal parçalar baz alınarak,
piyasa rayicine göre belirlenecek işçilik ve bunlara (işçiliğe ve orijinal parçalara) yansıtılacak K.D.V. dahil, bedellerde (işçilik bedeli ve orijinal parça bedeliden) herhangi bir iskonto yapılmadan gerçek hasar bedelinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, müvekkili aracını ileri zamanlarda satacak olursa, muhtemel alıcı müvekkilinin aracının daha önceden kazalı olduğu gerekçesiyle istenen bedeli vermeyecek, daha düşük bedelle satın almak isteyecek, cari değerinin düşeceğini,
yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereği kaza sonrası aracın satılmak istendiğinde kazadan önceki haline göre 2. El piyasa rayiç bedelinde ortaya çıkacak fark ile hesaplanması, eş deyişle Reel Değer Kaybı'nın hesaplanması gerektiğini, ayrıca reel değer kaybı hesaplanırken, müvekkilinin aracının markası, modeli; aracın daha önceden hasar kaydının olmaması,
aracın ikinci el pazarında gördüğü yoğun rağbet, değişen parçaların araç üzerindeki konumu, parça değişiminde uygulanan işlemler gibi olaya ilişkin hususların da göz önüne alınması gerektiğini, yukarıda izah edilen nedenler ile mahkemece re'sen göz önüne alınacak hususlar da beraber değerlendirildiğinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla.
(Bilirkişi raporundan sonra bedel artırım dilekçesi sunulmak üzere) 10 TL hasar fark tazminatı ve 10 TL Değer Kaybı Bedelinden oluşan toplam 20 TL maddi tazminatın işbu belirsiz alacak davası ile beraber haksız fiil tarihinden (11/04/2025) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber davalı sigorta şirketinden tahsiline (sigorta şirketinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle.
Davacının tazminat talebine ilişkin dava şartı bakımından gerekli başvurunun, müvekkili şirkete yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı dava yoluna gidebilmesi için atfı yapılan maddede de belirtilen gerekli başvuru yapılmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, dava yoluna gidilebilmesi için müvekkili şirkete başvuruda bulunulması gerektiğini, ancak davacı tarafından müvekkili şirketi temerrüde düşürecek bir başvuru yapılmadığını, her halükarda davacının arabuluculuk kurumuna başvurmamış olması nedeniyle işbu davanın usulden reddi gerektiğini, somut olayda;
davanın açılmasında müvekkili şirketin neden olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği ve hasar bedeli karşılandığı dikkate alındığında, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, söz konusu kaza müvekkili şirkete bildirilmediğinden huzurdaki davanın usulden reddine, maddi taleplere lişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil nedenine dayalı maddi (değer kaybı, hasar bedeli) alacağı talebinin haklı olup olmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkin tazminat davasıdır.
Davalı şirketin dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın sigortacı şirketi olmadığı görüldü.
Yargılama devam ederken 05/03/2026 tarihli ön inceleme duruşmada davacı vekili beyanında: "biz davadan feragat ediyoruz, arabuluculuk davalı şirket ile yapılmadığından, arabuluculuk masrafı yükletilmesin" şeklinde beyanda bulunmuştur. Vekâletnamenin incelenmesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu {HMK m.312} dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/715, K. 2026/231, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama