KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/423
- Karar No
- 2024/248
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
Karar Metni
1.679 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 27/12/2022 havale tarihli dilekçesiyle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin davalı şirketten 08/04/2019, 10/04/2019 ve 18/07/2019 tarihli faturalara istinaden bakiye 50.000 Euro alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ancak, itirazın haksız olduğunu beyan ederek, davalı şirketin Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı şirket temsilcisi, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Davacı tarafından arabuluculuk son tutanağı sureti, davalıya gönderilen ihtarname sureti, mutabakat mektubu sureti ile fatura suretleri ibraz edilmiş, Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası Uyap sisteminden bu dosyamıza eklenerek gerekli belge çıktıları alınmış, dava konusu faturalara ilişkin BA ve BS formları getirtilmiş, davacı şirketin ticari defterlerinde talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak 23/07/2023 tarihli rapor alınmış, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamış, icra (nitelikli hesaplamalar) bilirkişisinden de 21/02/2024 tarihli rapor alınmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "İtirazın İptali" davasıdır.
Somut olayda ; davacı şirket tarafından dava konusu ve euro cinsinden düzenlenen faturalara istinaden davalı şirket aleyhine, 17/10/2022 tarihinde, İzmir . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzeriden ilamsız icra takibi başlatılmış, borçlu şirket tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi ve alacaklı şirketin talebi üzerine icra takip dosyası yetkili icra müdürlüğü olan Konya İcra Müdürlüğüne gönderilmiştir.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden yeniden ödeme emri düzenlenerek davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafın borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takip 08/11/2022 tarihinde durmuş ve Mahkememizde itirazın iptali davası açılmıştır.
Davada çözülmesi gereken sorunlar; dava konusu 3 adet faturaya istinaden davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacak var ise icra takip tarihi itibariyle ve fer'ileri ile birlikte ne kadar olduğu, icra takibine konu alacağın döviz (euro) cinsinden mi, Türk Lirası cinsinden mi istendiği? sorunlarıdır.
Dava konusu icra takibine ilişkin takip talebinin ve ayrıca ödeme emirlerinin incelenmesi sonucu; 3 adet faturadan kaynaklı alacağın ve faizlerinin TL. cinsinden gösterildiği, bu alacakların yanına cari hesap borç bakiyesi olarak Euro cinsinden alacakların yazıldığı, ayrıca ihtarname ve e-tebligat masraflarının TL. cinsinden istenildiği, bu alacak kalemlerinin altına açıklama kısmına "... döviz cinsinden talep edilen alacak kalemlerinin fiili ödeme tarihindeki TL. cinsinde karşılığı istemidir." yazıldığı görülmüş, ihtarname ve ihtarname e-tebligat masrafı hariç, diğer alacakların euro cinsinden istenildiği sonucuna varılmıştır.
Davacının sunduğu, mutabakat mektubu davalı şirkete tebliğ edilmiş, bu mutabakat mektubundaki imzaya itirazlarının olup olmadığının bildirilmesi için kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalı şirket tarafından beyanda bulunulmadığından, davacının sunduğu 04/10/2022 tarihli mutabakat mektubuna göre de, davacı şirketin 30/09/2022 tarihi itibariyle davalı şirketten 50.000 Euro alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemeye ilişkin 23/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre ise; davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil etme özelliğinin bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre ve icra takip tarihi olan 17/10/2022 tarihi itibariyle davacının davalı şirketten olan alacağının 49.999,78 Euro olduğu belirlenmiştir.
6100 s. HMK'nin 222/2-3. maddesine göre, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
19/04/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında ticari defterlerdin ibrazı konusunda ayrıntılı ara kararı yazılarak, 2 haftalık kesin süre tanınmasına ve bu duruşma zaptının davalı şirkete 24/04/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kesin süre içerisinde davalı tarafından ticari defterleri ibraz edilmemiş, bu nedenle davalı ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmış ve davacı tarafın ise usulüne uygun olarak tutulan kendi ticari defterleri ve mutabakat yazısı ile alacağının takip tarihi itibariyle 49.999,78 Euro olduğunu ispat ettiği kabul edilmiştir.
Dava konusu faturalarda vade tarihi yazılmış ve zamanında yapılmayan ödemeler için yasal faiz oranında gecikme faturası kesileceği belirtilmiş ise de; Yargıtay . HD.nin23.05.2013 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında bu yöne ilişkin sözleşme veya yerleşmiş bir teamülün bulunması gerekir. Davacı taraf 07/11/2023 havale tarihli dilekçesiyle bu konuda taraflar arasında herhangi bir teammül veya sözleşme olmadığını bildirmiştir.
Davacı taraf, vade farkı faturası kesmediği gibi, alacağın vade farkı alacağına ilişkin olmadığı, re'sen vade farkı hesabı da yapılamayacağı sadece, alacağın temerrüte uğrayan kısmı yönünden temerrüt faizi istenebileceği kabul edilmiştir.
Davacı taraf, davalı şirkete İzmir . Noterliğinden 27/07/2022 gün ve ... yevmiye nolu ihtarname göndererek 37.500 Euro alacağın 3 iş günü içerisinde ödenmesini ihtar etmiş, ihtarname davalı tarafa 14/08/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, alacağın 37.500 Euroluk kısmı yönünden temerrütün 18/08/2022 tarihinde gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay . HD.nin 29.02.2016 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Fatura düzenlenmesi ve tebliği borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından fatura tarihi faize başlangıç alınamayacağından", alacağın kalan kısmı yönünden takip öncesi temerrütün gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan icra (nitelikli hesaplamalar) bilirkişisinin raporuna göre de; davacının icra takip tarihi itibariyle faiz alacağının (alacağın 37.500 Euro'luk kısmı yönünden) 261,99 Euro olduğu belirlenmiş, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından dava konusu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi istenilmiş ise de; döviz cinsinden alacağa 3095 s. Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanması gerektiğinden fazlaya ilişkin faiz talebi kabul edilmemiş, Türk Lirası cinsinden istenilen ihtarname ve masrafı yönünden ise dava konusu alacağa talep gibi takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Alacağın miktarı (hükmedilen miktar yönünden de) belirli (ve belirlenebilir) olup bu haliyle likit olduğundan, Yargıtay . HD. nin 16.10.2008 gün ve ... E. ... K. emsal içtihadı gereğince davalının sadece asıl alacak üzerinden değil, hükmedilen meblağ üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve Yargıtay . HD. nin 10.02.2005 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, dava açılmasında harçlandırılmayan icra inkar tazminatı, harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde dava değerine dahil edilmemiştir.
İcra inkar tazminatına hükmedilirken Yargıtay . HD.nin 08/02/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadı gereğince yabancı para alacağının takip tarihindeki rayicine göre ve TL. karşılığı üzerinden hesap edilerek karar verilmiş, 2004 s. İİK'nin 67/2. maddesine göre asgari oran %20 olup, hükmedilen (döviz ve TL. cinsinden) alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacının talebinin aksine bu orandan uzaklaşmayı gerektiren yeterli sebep bulunmadığından davacının fazlaya ilişkin icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/423, K. 2024/248, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama