KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/787
- Karar No
- 2023/215
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2023
Karar Metni
1.970 kelime·10 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ
3-
VEKİLİ
4-
DAVA
ALACAK (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 10/12/2021 kesinleşme tarihli görevsizlik kararı nedeniyle Mahkememize tevzi edilen dava dosyasının Mahkememizce yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanmasının ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, özel güvenlik hizmetinde, ihale edilen her bir yüklenici firma ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendilerinin belirlediğini, firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluğun bu firmalara ait bulunduğunu, işin doğası gereği ihale makamı olan müvekkil kurumun hizmet alımı için ihaleye çıkarak,
söz konusu güvenlik işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bıraktığını, bu firmanın da kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiğini, kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firma tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğunu, dava dışı ... adlı güvenlik işçisinin müvekkili kurumun güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 09.10.2009 tarihinde işe girdiğini ve 04.05.2017 tarihinde çalıştığı iş yerinin tasfiyesi nedeniyle yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını,
bunun üzerine ...’in çalışmış olduğu 5 yıl 12 ay 21 günlük hizmetinin karşılığı olarak 106,14 TL damga vergisi de dahil olmak üzere toplam 13.983,82 TL kıdem tazminatının kendisine müvekkili kurum tarafından ödendiğini, dava dışı ...'in müvekkili idare bünyesinde ihale ile güvenlik hizmetlerinde bulunan davalı şirketler bünyesinde çalışan bir işçi olduğunu, söz konusu şirketler ile müvekkili kurum arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerin ilgili maddeleri,
4875 sayılı İş Kanunun 2/6. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 162-168 maddeleri uyarınca müvekkili kurum tarafından ...’e ödenen bedelin davalı şirketler tarafından müvekkili kuruma ödenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun ihale yapan bir kamu kuruluşu olması ve ...’in müvekkili kurumun değil de davalı şirketlerin işçisi olduğunu,
müvekkili kurum tarafından ödenen miktarın davalılardan tahsili gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkili kurum tarafından ödenen 13.983,82 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden ilgili dönemlere ilişkin sorumlulukları oranında tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 4857 sayılı Kamu İhale Kanununun 62. Maddesinin 1 fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının düzenlendiğini, kanun kapsamında davacının talebinin aykırı olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, olmadığı takdirde davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ... Tic. Ltd. Şti., ... ... Tic. Ltd. Şti.-... Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin niteliği itibariyle KİT. olan davacı Toprak Mahsulleri Ofisi 6102 sayılı TTK'nın 16. Maddesinde göre tacir oldukları için ve söz konusu uyuşmazlık bir alacaktan kaynaklandığı için davaya bakmakla görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili amacıyla açılan ALACAK" davasıdır.
Mahkememizce Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce Emekli SGK Başmüfettişi Bilirkişi ... rapor alınmış, bilirkişi 20/06/2022 tarihli raporunda sonuç olarak; davacı kurumun dava dışı işçiye ödediği brüt 13.983,82 TL. kıdem tazminatı, davalı kurum ile davalı şirketler arasında yapılan sözleşme/şartname hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
-26.06.2010-31.12.2010 dönemine isabet eden 1.198,61 TL. tazminatından yüklenici ... Ltd.Şti.nin, tek başına sorumlu olduğu, bu hususta sözleşmede açık hüküm bulunduğu,-01.01.2011-31.12.2011 dönemine isabet eden 2.314,77 TL. kıdem tazminatından yüklenici ... Ltd.Şti.nin tek başına sorumlu olduğu, bu hususta sözleşmede açık hüküm bulunduğu,
-01.01.2012-31.12.2013 dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarının 4.566,10 TL. olduğu, bu dönemde, bahse konu işçiyi çalıştıran işverenlerin ... Ltd.Şti, ... Ltd.Şti ve ... Ltd. Şti. isimli alt işverenler olduğu, ancak davacı kurum ile yapılan sözleşmede/şartname kıdem tazminatından kimin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu hususta takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
-01.01.2014-02.10.2014 dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarının 1.744 TL. olduğu, bu dönemde bahse konu işçiyi çalıştıran işverenlerin ... Ltd.Şti ve ... Ltd.Şti. isimli alt işverenler olduğu, ancak davacı kurum ile yapılan sözleşmede/şartname kıdem tazminatından kimin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu hususta takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
-04.07.2015-31.12.2015 dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarının 1.147,88 TL. olduğu, bu dönemde bahse konu işçiyi çalıştıran işverenlerin ... Ltd.Şti ve ... Ltd.Şti. isimli alt işverenler olduğu, ancak davacı kurum ile yapılan sözleşmede/şartname kıdem tazminatından kimin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu hususta takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
01.01.2016-15.03.2016 dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarının 475,65 TL. olduğu, bu dönemde bahse konu işçiyi çalıştıran işverenlerin ... Ltd.Şti ve ... Ltd.Şti. isimli alt işverenler olduğu, ancak davacı kurum ile yapılan sözleşmede/şartname kıdem
tazminatından kimin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu hususta takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
-Yukarıda belirtilen tazminatlar dışında, 16.03.2016-04.05.2017 dönemine ilişkin olan tazminat tutarlarının 488,34+291,74+196,60+386,87+1.173,26=2.536,81 TL. olduğu bu dönemde işçiyi ... Ltd.Şti. ve ... Ltd.Şti ortak girişiminin çalıştırdığı ancak, bu dönem şartnamelerinin tamamında yüklenicinin sorumluluğunun kıdem tazminatı hariç olarak belirlenmiş olduğu gözetildiğinde, bu dönemden davalı şirketlerin sorumluluklarının bulunmayacağı sonucunu belirtmiştir. Aynı bilirkişi 22/11/2022 tarihli ek raporunda sonuç olarak, kök raporda belirtilen hususlarda bir değişiklik olmadığını belirtmiştir.
Somut olayda; dava dışı ... adlı güvenlik işçisinin davacı kurumun güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 09.10.2009 tarihinde işe girdiği ve 04.05.2017 tarihinde çalıştığı iş yerinin tasfiyesi nedeniyle yüklenici firmaya iadesinin yapıldığı, bunun üzerine ...’in çalışmış olduğu 5 yıl 12 ay 21 günlük hizmetinin karşılığı olarak 106,14 TL damga vergisi de dahil olmak üzere toplam 13.983,82 TL kıdem tazminatının kendisine davacı kurum tarafından ödendiği, dava dışı ...'in müvekkili idare bünyesinde ihale ile güvenlik hizmetlerinde bulunan davalı şirketler bünyesinde çalışan bir işçi olduğu,
davalı şirketler ile davacı kurum arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerin ilgili maddeleri, 4875 sayılı İş Kanunun 2/6. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 162-168 maddeleri uyarınca davacı kurum tarafından ...’e ödenen bedelin davalı şirketler tarafından davacı kuruma ödenmesi gerektiğinden bahisle mahkememizde rücu amacıyla dava açıldığı, mahkememizce uzman bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu,
her ne kadar bilirkişi tarafından bazı dönemler için, bazı davalılar ile davacı kurum arasında yapılan sözleşmede/şartname kıdem tazminatından kimin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, yönünde tespitte bulunulmuş ise de, Yargıtay .hukuk dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında. "Mahkemece davalı işçisinin işçilik alacaklarının yarı yarıya sorumlulukla davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de kanun yorumunda hataya düşülmüştür.
Kamu İhale Kanunu'na göre; hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin yüklenici şirket bünyesinde çalıştıkları tüm işçilik alacaklarının yüklenici şirket tarafından karşılanacağı gerek ihale şartnameleri ve gerekse sözleşmeler ile sabittir. İş mevzuatına göre ise işçiye karşı İş Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü işçilik alacaklarından üst işveren ve yüklenici birlikte sorumludurlar.
Fakat bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olduğu sonucuna varmak mümkün değildir. Taraflar arasındaki sözleşmede işçilere ödenecek kıdem tazminatından davalı idarenin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi yüklenici ile hizmet alan arasında yapılan sözleşme ve eki tebliğe göre sözleşme bedeline işçilik ücretleri de dahildir.
Davalı şirket davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarının tamamından sorumludur. Bu durumda davalı şirketin davacı tarafından ödenen miktarın tamamından sorumlu olması gerekirken yazılı şekilde yarı yarıya sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Yargıtay kararı dikkate alınarak taraflar arasında düzenleme bulunmayan durumlarda davalıların, ödenen bedelden sorumlu olacakları; şartnamelerde yüklenicinin sorumluluğunun kıdem tazminatı hariç olarak belirlenmiş olduğu durumlarda ise davalıların sorumlu olmayacağı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişiden alınan rapor ve yargıtay kararları dikkate alınarak ve taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/787, K. 2023/215, 4 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama