KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/429
- Karar No
- 2026/177
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
Karar Metni
1.998 kelime·10 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
MENFİ TESPİT ve ALACAK ile TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 12/06/2023 tarihli dilekçesiyle; taraflar arasında refrakter tuğlaların satışı konusunda anlaşma bulunduğunu, davalı tarafından davacıya satılan tuğlaların sözleşme ve tekliflerde belirtilen cins ve standartlara uygun olmadığını, davalı tarafından aliud ifa/teslim (başka bir şeyin teslimi) gerçekleştirildiğini, teslim edilen tuğlaların gizli ayıplı olduğunu, bu nedenle davacının zarara uğradığını beyan ederek,
halen cari hesapta borç olarak görülen 292.642,14 ABD dolarından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından dava konusu ürünlere yönelik olarak fazladan yapılan ödemelerden dolayı şimdilik 1.000 ABD dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, üretim kaybı zararı için 10.000 TL., iş gücü kaybı zararından dolayı 10.000 TL., elektrik maliyeti zararından dolayı 10.000 TL., doğalgaz maliyeti zararından dolayı 10.000 TL.,
kâr mahkumiyeti zararından dolayı 10.000 TL. olmak üzere toplam 50.000 TL. tazminatın da ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Açılan dava Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiş, Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi, tevzi ve talep üzerine dava Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/02/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile de yetkisizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi, talep ve tevzi üzerine dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, ayıp ihbarının süresinde olmadığını beyan etmiş ve davanın esastan reddini istemiştir.
Davacı vekili 18/12/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, davalı taraftan fazla ödeme nedeniyle istedikleri 1.000 ABD dolarını 450.000 ABD dolarına yükseltmiştir.
Davacı tarafından ayıp ihbarına ilişkin ihtarname ve tebliğ belgesi sureti ile arabuluculuk son tutanağının sureti ibraz edilmiş, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasına ilişkin belge suretleri, Konya İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine ilişkin belge suretleri getirtilmiş, tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, talimat yoluyla ilgili ürünlerde inceleme yapılması için keşif yapılması sağlanılmış, Anadolu Üniversitesi Seramik Araştırma Merkezi Müdürlüğünden analiz raporu alınmış, davacı tanıkları talimat yoluyla dinlenmiştir.
Davalı vekili 22/05/2025 tarihli uzlaşma tutanağı/sulh protokolü ibraz etmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Menfi Tespit ve Alacak ile Tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; öncelikle çözülmesi gereken sorunlar, taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli sulh protokolü gereğince davacı tarafın davadan feragat etmiş sayılıp sayılamayacağı, bu protokolün sulh protokolü olarak değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği, taraflar arasında sulh var ise sulh protokolü hükümlerine göre mi karar verileceği, yoksa sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin mi? gerekeceği, sulh söz konusu değil ise esas yönden davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı sorunlarıdır.
Taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli protokolün 3.7. maddesine göre, davacı vekilinin Mahkememizdeki bu davadan feragat edeceği kararlaştırılmış ise de, 6100 s. HMK'nin 309/4. maddesine göre feragatin kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerekmektedir. Davacı tarafından protokoldeki feragat vaadine rağmen dosyamızda sunulmuş kayıtsız ve şartsız bir feragat beyanı bulunmadığından davadan feragat edilmediği, protokoldeki düzenlemenin davadan feragat edildiği anlamına gelmediği, feragat vaadi taşıdığı sonucuna varılmıştır.
22/05/2025 tarihli protokolde hem her iki şirket yetkilisinin ve her iki şirket vekilinin isimleri yazılmış ise de; bu protokolün her iki şirket yetkilileri tarafından değil, sadece her iki şirket vekili tarafından imzalandığı anlaşıldığından, bu protokolün 1163 s. Avukatlık Kanununun 35/A ve 2004 s. İİK'nin 38. maddesi anlamında ilâm niteliğinde bir belge olmadığı kabul edilmiştir.
22/05/2025 tarihli protokol her iki taraf vekilince imzalanmış, bu yönde bir ihtilaf olmadığı anlaşıldığından söz konusu protokolün mahkeme dışı sulh niteliğinde bir belge olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 313. maddesine göre, "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 s. HMK'nin 314/1. maddesine göre de, "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."
6100 s. HMK'nin 315/1. maddesine göre de, "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir."
22/05/2025 tarihli protokolün mahkeme dışı sulh protokolü niteliğinde görülmesi nedeniyle, taraflara 6100 s. HMK'nin 315/1. maddesi gereğince sulhe göre karar verilmesini isteyip istemedikleri sorulmuştur.
Davacı vekili 03/03/2026 tarihli dilekçesiyle sulh protokolü gereğince karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 04/02/2026 tarihli duruşmada öncelikle protokol gereğince feragate istinaden davanın reddine veya davanın konusuz kaldığına karar verilmesini istemiş, 18/02/2026 tarihli duruşmada ise öncelikle protokole istinaden davanın reddine karar verilmesini aksi takdirde protokol maddelerinin hükme bağlanmasını istemiş, son duruşmada da öncelikle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde davanın konusuz kaldığına karar verilmesini, bu da kabul edilmez ise sulh protokolü maddelerinin mahkemece hüküm altına alınmasını istemiştir.
Her ne kadar davalı tarafın sulh protokolüne göre karar verilmesini isteme konusunda farklı beyanları var ise de; davalı vekilinin 18/02/2026 tarihli duruşmadaki sulh protokolü hükümlerine göre karar verilmesini istemesi nedeniyle, bu hususun usuli kazanılmış hak oluşturduğu sonucuna varılmış, davalının sonraki ve kısmen aksi yöndeki beyanları hükme esas alınmamıştır.
Her iki tarafın sulh protokolü hükümlerine göre karar verilmesini istediği sonucuna varıldığından sulh protokolü hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Harç yönünden yapılan değerlendirmede de, Yargıtay . HD. nin 24.06.1997 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "492 sayılı Harçlar Yasası'nın 22. maddesinde sözü edilen "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." dan kasdedilenin, maktu harç esas alınarak, maktu harcın üçte biri veya üçte ikisi olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gerek 7.11.1980 tarih ... esas ... karar ve gerek 25.1.1984 tarih ... esas -... karar sayılı ilamlarında da açıkca kabul edilmiştir. "
Bu nedenle 492 s. Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken maktu harcın 2/3'ünün alınması, fazla harcın iade edilmesi gerektiği düşünülmüş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/429, K. 2026/177, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama