KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/349
- Karar No
- 2025/478
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·16 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 15/05/2025 tarihli dilekçesiyle.
Haklı davalarının kabulü ile Davalı firmanın haksız ve hukuka aykırı şekilde taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi neticesinde müvekkilinin sözleşmenin ve programın peşinatı olarak davalı tarafa yapmış olduğu şimdilik 1.000 TL'nin (Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, davalı firmanın haksız ve hukuka aykırı şekilde taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi ve yetkililerinin müvekkilinin müşterine;
müvekkil hakkında olumsuz intiba uyandıracak söylemleri ile müvekkilinin uhdesinde meydana gelen ticari itibar kaybı neticesindeki maddi zararlar için şimdilik 1.000 TL'nin (Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı firmadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Alacak istemine ilişkindir. Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün 23/05/2025 tarihli yazısıyla; davacı ... ticari kaydına rastlanılamadığının bildirildiği, Mevlana Vergi Dairesi Müdürlüğünün 23/06/2025 tarihli yazısıyla; ... 2024 yılı itibariyle beyannamesini vermediğinin bildirildiği, bu haliyle davacının tacir olmadığı anlaşıldı. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519,
komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.
Somut olayda; davacı tarafından her ne kadar alacak istemine ilişkin dava açılmış ise de, davacının 2024 yılı itibariyle herhangi bir beyanname sunmadığı, ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi kayıtlarına göre davacının tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava bulunmadığı, ayrıca davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, bu sebeple davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/349, K. 2025/478, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama