KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/931
- Karar No
- 2026/196
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·24 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI : HASIMSIZ
MÜDAHİLLER : 1-
VEKİLLERİ
2-
VEKİLİ
3-
VEKİLİ
4-
VEKİLİ
KONKORDATO
KOMİSERİ
DAVA : KONKORDATO
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 15/12/2025 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı tarafından ön proje ve ekleri ibraz edilmiş, 15/12/2025 gün ve ... E. sayılı ara kararı ile davacı lehine 3 ay süre ile geçici mühlet verilip ayrıca, davacı lehine tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlete ilişkin gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, konkordato komiseri tarafından 2 ayrı rapor ibraz edilmiş, konkordato komiseri tarafından ayrıca gayrimenkul değerleme, makine ve ziraat bilirkişilerinden de rapor alınmıştır.
Davacı asil son duruşmada dinlenilmiştir.
Müdahiller vekilleri, davanın reddini istemiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Adi Konkordato" davasıdır.
2004 s. İİK'nin 288. maddesine göre, "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur."
2004 s. İİK'nin 287/5. maddesine göre, "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır."
2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesine göre de, "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa."
Somut olayda ; davacının tacir olup olmadığının tespiti için ilgili ticaret sicili müdürlüğüne ve vergi dairesine müzekkere yazılmış, Uyap GİB kaydı araştırılmış, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan geçici konkordato komiserinin 28/02/2026 tarihli son raporuna ve son duruşmadaki beyanlarına göre; davacının tacir olmadığı, 9.162.984,48 TL. varlık fazlasının bulunup borca batık olmadığı, geçici mühlet içerisinde aktif ticari hayatının ve satış hasılatının olmadığı, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçi olduğu, herhangi bir personel istihdam etmediği, davacının ilk projede 9.000.000 TL.'lik borcu göstermediği ancak bu borcu revize projesinde gösterdiği, davacının dava dışı ... ile birlikte, dava dışı ...
Ltd. Şti.'yi kurdukları, bu şirketin ... Ltd.
Şti.'ye 11.000.000 TL. civarında borçlandığı, davacının da bu borca kefil sıfatıyla imza attığı, davacının kiraladığı arazilerle birlikte yaklaşık 403 dekar alanda ziraat yapmayı ve borcu ödemeyi planladığı, bu taşınmazlardan yaklaşık 90 dekarlık kısmın davacının kendi taşınmazı, yaklaşık 300 dekarlık kısmın ise kiralanan taşınmazlar olduğu, davacıya ait taşınmazların konkordatonun tasdikinden sonra satılması halinde davacının elinde sadece kiralık taşınmazların kalacağı, davacının 3 yıllık süreç içerisinde yaklaşık 300 dekar kiralık araziden 16.000.000 TL. gelir elde ederek,
26.669.096,48 TL. ana para borcu ödemeyi, faizlerin tamamından indirim yapılmasını planladığı, ödeme yaparken ziraat geliri dışında hissedar olduğu taşınmazların satışından elde edilecek gelirleri de kullanmayı planladığı, davacının ziraat geliri ve taşınmaz satışı ile araç satışından elde edilecek gelirler toplamın 33.780.000 TL.'lik bir kaynak oluşturabileceği anlaşılmıştır.
Davacı asil son duruşmada, taşınmazların satışından 15-16.000.000 TL. civarında gelir beklediğini, ... verilen 5.000.000 TL.'lik senedin avans senedi niteliğinde olup, iade edilmediğini fakat, ekonomik zorluklar nedeniyle menfi tespit davası açamadığını, geçen yıl tarımsal gelirlerin düşük olması nedeniyle ekonomik zorluklar yaşadığını, akrabası ... ile birlikte kurdukları ... Ltd. Şti.'nin borçlanması ve kendilerinin de kefil olmak zorunda kalması nedeniyle ödeme acziyetine düştüğünü bildirmiştir.
Davacı taraf, 2026 yılı Ağustos ayından itibaren başlamak üzere 2028 yılı Aralık ayına kadar olan dönem içerisinde eşit olmayan 5 taksitler halinde toplam 26.669.000 TL. civarındaki borcunu (sadece ana para olarak) ödeme teklifinde bulunmuştur.
İzmir BAM . HD'nin 11/01/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre de, "Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır...
Bütün bu verilere göre şirketin vadesi gelmiş borçlarının tamamını derhal, bütün borçlarını da alacaklıları fazla bekletmeden ödeyebilecek güçte olmasına rağmen ödemeyi tasdik tarihinden başlatarak 13'üncü aya ertelediği ve aylık aralıklarla 36 aya yaydığı; bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, tek ortağın ve şirketin bu süreçte hiçbir yükümlülük altına girmediği ve konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı değerlendirilmiştir.
Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz..."
Her ne kadar davacı tarafından, revize projesi yoluyla, yaklaşık 26.669.000 TL.'lik ana para borcun, davacının hissedar olduğu taşınmazların ve maliki olduğu bir otomobilin satışı ile kiralanacak yaklaşık 300 dekar araziden elde edilecek ziraat geliri yoluyla 3 yılda eşit olmayan 5 taksit halinde ödenmesi taahhüt etmiş ise de;
Davacının, ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti.'nin ... Ltd. Şti.'ye olan ve davacının da kefil olduğu yaklaşık 11.000.000 TL.'lik borcun ilk projede 2.000.000 TL.lik kısmının gösterilip, kalan 9.000.000 TL.'lik kısmının borç olarak (değişik saiklerle) gösterilmemesi, tacir olmayan davacının borçlarının kendi zirai işletmesinden doğan borçlardan daha ziyade, ortağı olduğu ve kuzeni ile kurduğu ... Ltd.
Şti.'nin kefilliğinden kaynaklanması, davacının müdahillerden ... verdiği 5.000.000 TL.'lik senetlerin avans senedi olduğunu bildirmesine ve bedelsiz kaldığını iddia etmesine rağmen, bu senetlerden dolayı bugüne kadar menfi tespit davası açmaması, kendisinin ekonomik zorluklar nedeniyle bu davayı açmadığını bildirmesi karşısında, iyi bir iş yönetimi, alacak, borç ve iş takibi ile borçların ödenmesi konusunda davacının revize projesinin yeteri kadar Mahkememizde güven uyandırmadığı görülmüştür.
Diğer yandan, konkordato komiserinin beyanlarına göre davacının adi alacak niteliğindeki borçlarının yaklaşık 26.669.000 TL. olduğu, davacının hissedar olduğu taşınmazların ve sahibi olduğu bir otomobilin satışından elde edilecek gelirler ile sadece kiralayacağı yaklaşık 300 dekar taşınmazdan 3 yılda elde edeceği gelir toplamının 33.780.000 TL. olabileceği ve davacının borca batık olmadığı görülmüştür.
Borca batık olmayan davacının borcunu 3 yılda ödemeyi taahhüt ederken, alacaklılar için hiçbir faiz öngörmemesi, yukarıda yazılı İzmir BAM . HD'nin emsal kararında belirtildiği üzere, Mahkememizde konkordatonun finansal bir enstürüman olarak kullanılma gayesi olduğu kanaatini uyandırmıştır.
Oysa konkordatonun, borç ödeme acziyeti içerisinde olan borçlu için, iyiniyetli olarak ve alacaklıların en üst seviyede ve mümkün olan en kısa sürede ekonomik tatminini amaçlayan bir kurum olduğu gözönünde bulundurulduğunda, davacının revize projesinin bu niteliklere uygun olmadığı sonucuna varılmış, kesin mühlet aşamasına geçilmemiş ve davacının konkordato davasının 2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, davacının tacir olmadığı anlaşıldığından iflas kararı verilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/931, K. 2026/196, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama