KÜNYE
T.C. Konya
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/91
- Karar No
- 2021/654
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2021
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
1.706 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
2-
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 14/02/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davalı şirket ile genel kredi sözleşmesi kapsamındaki sözleşme ile davalının kredi kullandığını, kullanılan kredi hakkında borcun tamamının ödenmemesi nedeniyle müvekkili bankanın alacağının tahsili için Konya 5. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, diğer davalının da kredi sözleşmesine konu borçtan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, takibe davalıların itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, davaya konu borcun kredi sözleşmesi ile sabit olduğunu,
davalıların hiçbir delil göstermeksizin borca itiraz etmesinin takibi durdurmaya yönelik olduğunu beyanla, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun çıkarılan davetiyenin tebliğ edildiği, davaya cevap dilekçesi sunmadıkları, duruşmalara katılmadıkları anlaşıldı.
DELİLLER
Mahkememizce davacı vekilinin bildirdiği deliller toplanmış, Konya . İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, ilgili banka şubesinden davaya konu kredi sözleşmesine ilişkin tüm bilgi ve belgeler celbedilmiş, davaya konu kredi sözleşmesinin düzenlendiği banka şubesinde bankacı bilirkişi refakatinde mahkememizce keşif yapılarak bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili, gayri nakdi alacağın deposunun temini için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka vekilince, davalı .... Ltd. Şti.'nin asıl borçlu, davalı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan bir takım nakdi ve gayrinakdi nitelikteki kredilerin ödenmemesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla Konya . İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların icra müdürlüğüne sundukları müşterek imzalı dilekçe ile asıl borç miktarı ve ferilerine itiraz ettikleri, davacı vekilinin yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde söz konusu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalılar dosyaya yazılı veya sözlü herhangi bir cevap beyanında bulunmamışlardır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre. “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK'nın 190. maddesine göre. “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir.
Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir.
Davalılar, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde kredi sözleşmesinde adına atfen atılmış imzayı açıkça inkar etmediğinden iş bu davada borç ilişkisinin ispatlandığı, taraflar arasında borcun miktarı, ödenip ödenmediği konularında anlaşmazlık olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce tayin edilen bankacı bilirkişiye banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle görev verilmiş olup bilirkişi 04/01/2021 tarihli kök raporunu ve daha sonra 10/03/2021 tarihli ek raporunu mahkememize sunmuştur. Davacı bankanın nakdi alacak niteliğindeki taksitli ticari kredi alacağına yönelik yapılan değerlendirmede;
Davacı banka ile davalı şirketin asıl borçlu, davalı gerçek kişinin müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan bir takım ticari kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı borçlulara noter ihtarnamesi gönderildiği, buna rağmen davalılar tarafından davacı bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı, kefalet sözleşmesinin yasal unsurları barındırdığı anlaşıldığından,
dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan bankacı bilirkişinin 10/03/2021 tarihli raporunda tespit ettiği üzere takip tarihi itibariyle davalıların davacı bankaya 304.095,49TL asıl alacak, 13.848,22TL işlemiş faiz, 699,46TL BSMV, 3.177,50TL teminat mektubu komisyonu, 123,90TL ihtiyati haciz harcı, 606,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 322.547,57TL borçlu oldukları anlaşılmakla takibin belirtilen miktar ve asıl alacağa işleyecek %57 temerrüt faizi ve bu faiz %5 BSMV'si üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bahse konu ticari kredi alacağı likit olduğundan toplam alacağın %20'sine tekabül eden 64.509,51TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı bankanın gayrinakdi alacak niteliğindeki banka teminat mektuplarından kaynaklı alacağına yönelik yapılan değerlendirmede ise;
Davacı banka tarafından davalı .... Ltd.
Şti. lehine düzenlenen 01/12/2017 tarihli Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığına hitaben verilen 139.920,00TL tutarında ... nolu, yine davalı şirket lehine düzenlenen Konya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına hitaben verilen 500.000,00TL tutarında ... nolu toplam 639.920,00TL tutarında iki adet teminat mektubunun icra takibinin konusu olduğu, ... nolu teminat mektubunun dava tarihinden önce olacak şekilde 04/10/2019 tarihinde 68.000,00TL'lik kısmının serbest bırakıldığı, bu itibarla 14/02/2020 dava tarihi itibariyle deposu talep edilebilecek teminat mektubu tutarının 521.920,00TL olduğu,
dava tarihinden sonra olacak şekilde 18/08/2020 tarihinde ... nolu teminat mektubunun 99.739,50TL'lik kısmının nakde çevrildiği dosya içeriğinden ve düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşılmıştır.
Davacı vekili gayrinakdi alacağa yönelik itirazın iptali talebini her iki davalıya da yöneltmiştir.
Mahkememizce öncelikle müteselsil kefil olan davalı ...'in gayrinakdi alacaktan sorumlu olup olmadığı ele alınmıştır.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedilmiş ve davalı ... sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kefalet sözleşmesinin, 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesindeki geçerlilik koşullarını taşıdığı tespit edilmiştir. TBK 589. maddesine göre, kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumlu olduğu gibi kendi temerrüdünün sonuçlarından ayrıca sorumludur.
Davacı banka ile davalı borçlu şirket arasında imzalanan ve davalı ...'in müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefilin gayri nakdi alacağın deposundan sorumlu tutulacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Her ne kadar genel kredi sözleşmesinin "Kefalet Sözleşmesi" başlıklı kısmında müteselsil kefaletin, doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı hükmü bulunmakta ise de; bu hüküm, genel kredi sözleşmelerinin çerçeve niteliğinde sözleşmeler olmasına göre, banka tarafından kullandırılan veya kullandırılacak kredilerden sorumlu olduğu anlamına gelmekte olup, henüz nakde dönüşmeyen sadece nakde dönüşme riskine göre takip konusu yapılan gayri nakdi alacaktan, kefilin sorumluluğuna esas teşkil edebilecek nitelikte açık bir düzenleme olarak kabul edilmez.
Kefilin gayri nakdi alacaktan sorumlu tutulabilmesi için, gayri nakdi alacağın kefilden talep edilebileceğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık bir düzenlemenin sözleşmede yer alması zorunludur. Aksi halde kefil, gayri nakdi alacağın deposundan sorumlu tutulamayacaktır.
Bu itibarla, dava konusu gayrinakdi nitelikteki teminat mektupları dava tarihi itibariyle henüz nakde dönüşmediğinden ve kredi sözleşmesinde müteselsil kefilin gayrinakdi kredi riskinden sorumlu olacağı açıkça belirtilmediğinden davalı ... yönünden gayrinakdi alacak davasının reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Ltd. Şti. dava ve takip konusu kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olduğundan gayrinakdi nitelikteki teminat mektuplarının depo edilmesi ve teminat mektuplarının nakde dönüşmesi halinde dönüştüğü tarihten itibaren temerrüt faizi ve BSMV ile tahsilinden sorumludur.
Takip talebinde açıkça deposu istenilen alacağın nakde dönüşmesi halinde dönüştüğü tarihten itibaren kredi sözleşmesinde belirtilen oranlarda temerrüt faizi ve BSMV'si ile tahsili talebinde bulunulduğundan 18/08/2020 tarihinde nakde dönüşen 99.739,50TL alacağın bahse konu tarihten itibaren temerrüt faizi ve BSMV'si ile adı geçen davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle kalan 472.180,50TL tutarındaki gayrinakdi kredi bedelinin ise davalı asıl borçlu şirket tarafından depo edilmesine karar verilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gayrinakdi alacaklar likit nitelikte olmadığından ve dava konusu icra takip tarihi itibariyle nakde dönüşen bir gayrinakdi alacak olmadığından kabul edilen gayrinakdi alacak üzerinden davacı yararına bir icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Yine yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gayrinakdi alacak talepleri maktu karar harcına ve maktu vekalet ücretine tabi olduğundan ve takip tarihi itibariyle söz konusu alacak nakde dönüşmediğinden yargılama giderleri buna göre hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/91, K. 2021/654, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama