KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/792
- Karar No
- 2023/61
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
- Heyetimizce gereği görüşüldü
- —
- Talep
- —
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 06/12/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de ortağı ve münferiden yetkili olduğu ...
Ticaret A.Ş.'nin TTK'nin geçici 7.maddesi uyarınca aralıksız son beş yıl genel kurul yapılmadığı gerekçesiyle ticaret sicil kaydının resen silinerek 19/11/2015 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirket üzerine dört adet araç kaydının olduğunu, araçların halen fiili olarak kullanıldığını ve vergilerinin ödendiğini, araçların satış işlemlerinin şirket adına kayıtlı olması nedeniyle yapılamadığını, şirketin usulünce tasfiye işlemlerinin tamamlanması için ihya edilmesi gerektiğini, müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu, ihya kararı verilmemesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını,
şirket üzerine araçlar dışında kayıtlı herhangi bir mal varlığı olmadığını, araçların satış işlemlerinin yapılabilmesi için sınırlı olarak şirketin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğünce mahkememize verilen 15/12/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ...
Ticaret A.Ş.'nin terkin işleminin yapılmadan önce ihtarlı davetiyelerin tebliğ edildiği, sicil gazetesinde ilan edilmek suretiyle TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında şirketin 13/11/2015 tarihinde resen terkin edildiği, müdürlüklerinin terkin işleminde kusurunun bulunmadığı, terkin tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürenin TTK'nun 7/15 maddesi uyarınca öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, ek tasfiyeye karar verme konusunda takdirin mahkememizde olduğu, müdürlüklerinin usulen ve yasa gereğince yasal hasım durumunda davalı olduğu,
müdürlüklerinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden sorumluluğunun olmadığı bildirilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
Dava, ticaret sicilinden terkin olunan şirketin ihyasına ve ek tasfiyesinin sağlanmasına ilişkindir.
Davacı vekili halen dava konusu şirket üzerinde kayıtlı bulunan ... , ... , ... ve ... plakalı araçlar üzerinde tasarrufta bulunulabilmesi için şirketin yeniden ticaret siciline tescil edilmesini ve ek tasfiyesinin sağlanmasını talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, Ticaret Sicil Müdürlüğünden davaya konu şirkete ait tüm bilgi ve belgeler, Noterler Birliğine müzekkere yazılarak ..., ..., ... ve ... plakalı araçların trafik sicil kayıtları celp edilmiş incelenmiştir.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14/12/2022 tarihli yazı cevabında görüleceği üzere; dava konusu şirketin 13/11/2015 tarihinde TTK'nun Geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edildiği, davacının terkin öncesi son münferit yetkililerden olduğu anlaşılmıştır. Dava tarihinde dava dilekçesinde belirtilen motorlu araçların halen dava konusu şirket adına tescilli olduğu Noterler Birliği'nin yazı cevabından anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketler ile ilgili tasfiye başlıklı 643. maddesi; “(1)Tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketler ile ilgili ek tasfiye başlıklı 547. maddesi; “(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2)Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun GEÇİCİ 7. maddesi;
“(1)1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
(2)Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.
(15)..........Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü amirdir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davanın 6102 sayılı TTK'nun geçici 7/15 maddesinde öngörülen 5 yıllık süreden sonra açıldığı belirtilerek davanın süreden reddi talep edilmiştir.
Davalının hak düşürücüsü süreye yönelik itirazı bakımından emsal alınan Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 10/09/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında; “.......Şirketin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir.
Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez.
Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukuku'nun temel kurallarından biridir. Bu tür davalarda somut olayda olduğu gibi husumet tasfiyesiz re'sen terkin işlemini yapan yasal hasım Ticaret Sicil Memurluğu'na yöneltilmelidir.
İlk derece mahkemesince davanın TTK geçici 7.maddesi uyarınca re'sen terkin olunan şirketin ihyası olarak kabulü ile tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra hazineye intikal edeceği hususu gözetilmeksizin şirketin ihyasına ilişkin hak düşürücü süre yönünden ek tasfiye talebine ilişkin davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın re'sen terkin olunan şirketin tasfiye olunmayan, 10 yıl sonra hazineye intikal edecek araçların ek tasfiyesi talebi yönüyle uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanması veya değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine...” şeklinde karar verilmiştir.
Davaya konu şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı ... Müdürlüğü tarafından TTK nun geçici 7. Maddesine göre, 13/11/2015 tarihinde ticaret sicilinden yasa gereği tasfiyesiz ve re’sen terkin edildiği (silindiği), işbu davanın yukarıda emsal alınan istinaf kararında belirtildiği gibi hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
TTK ve tüm mevzuatımız gereğince şirket veya kooperatifin veya tüzel kişiliklerin tasfiye ve sicilden terkin işlemleri sırasında tüm mal varlığı değerlerinin, tüm aktif ve pasiflerinin, tüm hak ve alacakları ile borçlarının, tüm icra takiplerinin ve davalarının vs. (tüm maddi ve manevi hak ve borçlarının) nazara alınması gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle TTK nun geçici 7. maddesi gereğince davaya konu şirketin bilinen veya bilinmeyen tüm aktif ve pasiflerinin eksiksiz tasfiyeye tabi tutulabilmesi ve eksik tasfiyenin tamamlanabilmesi için (bu ara şirket adına kayıtlı taşıtların da tasfiyesi gerektiğinden) şirketin ticaret sicilindeki terkin kaydının silinmesine ve ihyasına karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu şirketin halen tasfiye edilmemiş motorlu taşıtları bulunduğundan tasfiye memuru olarak son münferit yetkililerden davacı ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir.
TTK'nin geçici 7/4-a maddesi, "Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır." hükmünü amirdir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından terkin işlemi öncesinde ilgili şirkete veya yöneticilerine bir ihtaratta bulunulmadığı, bulunulduysa bile bunun yazılan müzekkereye rağmen dosyaya ibraz olunmadığı anlaşıldığından davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru bulunduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine gidilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/792, K. 2023/61, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama