KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/653
- Karar No
- 2024/588
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
Karar Metni
1.305 kelime·7 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇE YAZIM TARİHİ
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ...
A.ş ile müvekkili arasında akdedilen 15.04.2013-31.12.2024 tarihleri arasındaki sözleşme döneminde müvekkili Acente tarafından hizmetler gerçekleştirildiğini, bu süreç içerisinde müvekkilinin Davalı şirketin acenteliğini yaptığını ve hizmet bedellerinin Ekim, Kasım ve Aralık dönemi dışında ödemeleri gerçekleştirildiğini, ancak Ekim, Kasım ve Aralık aylarının hizmet bedelleri kesinti ile birlikte eksik olarak taraflarına geç ödendiğini, müvekkili ...
A.ş ile 15.04.2013 tarihinden beri acentelik sözleşmesi kapsamında Konya İli Cihanbeyli ilçesinde acentelik hizmeti(dağıtım, taşıma, lojistik ve depolama vs ) üretmekte olduğunu, sözleşme 15.04.2013 tarihinde yapılmaya başlamış olup 31.12.2023 tarihinde sonlandırıldığını, sözleşmelerin 1'er yıllık yapılmış ve sonlandırılma tarihine kadar yenilendiğini, davalının hizmet alacaklarından haksız bir şekilde kesinti yaparak kesinti miktarını ödemediğini, kesinti miktarı dışında da alacaklarının eksik ödendiğini,
bu nedenlerle alacak istemine ilişkin talep ve dava haklarına yönelik yaşanan uyuşmazlık hakkında davanın kabulü ile iş bu başvuru hakkında elzem evraklar ekte belirtildiğini, söz konusu yasal süreç nihayetinde müvekkilinin mağdur olmaması ve hak kaybına uğramaması için davalılar tarafınca ilgili kesinti yapılan alacağın ve kullanım bedellerinin ödenmesi gerektiğini, ilgili yasal mevzuat gereğince bilirkişi raporu alınmasını, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK, ve ilgili mevzuat gereği taraflarınca kesilen ve davalı tarafın kesmiş olduğu faturaların, yapılan ödeme dekontların,
sunulan evrakların dikkate alınması neticesinde yapılacak alacak hesaplaması ile demirbaş ve bilgisayarların kullanım bedellerinin hesaplanmasına istinaden hakkaniyet ölçüsünde tespit edilerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL (kısmi dava) davalıdan tahsilini, alacağın doğduğu tarihten temerrüt tarihine kadar ''kanuni faizin'' tahsilini, temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar işleyen ''ticari işlerde uygulanacak en yüksek temerrüt faizinin'' tahsilini,
ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini (fazlaya ilişkin bilcümle haklarımız saklı kalmak kaydıyla) dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle. Taraflarca imzalanan acentelik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesinin yetkiye ilişkin hükümleri gereği mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, Taraflar arasında yer alan Acentelik Sözleşmesi 43. Maddesi "Acente ile ...
Kargo arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." ve Cari Hesap Sözleşmesi 9. Maddesi "Cari Hesap Hükümleri açısından bu sözleşmede hüküm bulunmayan konularda 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunun(89-101) hükümleri uygulanır.
Sözleşmenin uygulanması ve yorumundan doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümünde, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." gereği taraflar arasında doğabilecek her türlü hukuki ihtilafta İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlendiğini, her iki taraf da tacir olup taraflar arasındaki yetki sözleşmesi geçerli olduğundan yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla yetkisizlik nedeniyle davanın reddini, dosyanın talep halinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. dava dilekçesinin ekleri taraflarına tebliğ edilmediğini,
bu nedenle söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinin açıklattırılmasını talep ettiklerini, davacının taleplerine karşı zamanaşımı defiinde bulunduklarını, taraflar arasında akdedilen acente sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesi kapsamında davacıya gönderilen hiçbir ekstreye itiraz edilmemiş, taraflar arasında cari hesap dönemleri sonunda hesap mutabakatı sağlanmıştır. davacının müvekkil şirketten bakiye alacağı bulunmadığını, davacı taraf haksız eylemleri nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, buna istinaden düzenlenen fatura davacıya tebliğ edildiğini,
fatura davacı tarafından ticari defterlerine kaydedilmiş ve hesap mutabakatı sağlandığını, birbiriyle akrabalık ilişkisi bulunan acentelerin müvekkili şirketi zarara uğratan eylemleri ile ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazları doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmesini ve talep halinde dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; davacı ile davalı arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan acente sözleşmesi kapsamında davacı tarafından haksız kesinti yapıldığı iddiasıyla ödenmeyen hizmet bedeli alacağı ile demirbaş ve bilgisayarların kullanım bedellerinin tazmini talepli alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMI
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/11/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
Taraflar arasında "... Mobil Telefon Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik sözleşmesinin 7. maddesinde "İşbu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." hükmü kararlaştırılmıştır.
Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra, 28.10.2014 tarihinde açılmış olup, sözleşmedeki yetki şartının geçerli olup olmadığı anılan kanun hükümlerine göre belirlenir. Sözkonusu Kanunun Yetki Sözleşmesi başlıklı 17. maddesinde "Tacirler ve kamu tüzel kişilerinin" sözleşme ile yetkili mahkemeyi belirleyebilecekleri öngörülmüştür. Dava konusu olayda tarafların ikisi de tacir olduğundan bu şart geçerlidir ve uyuşmazlığın Bakırköy . Asliye Ticaret Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) Taraflar arasında akdedilen Acente Sözleşmesinin 43/d ve Cari Hesap sözleşmesinin 9. Maddesi gereğince taraflar arasında doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairesinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi akdedildiği,
(2) Davalı tarafından yasal cevap süresi içerisinde 6100 Sayılı Kanunun 317/ maddesi gereğince ek süre talep edildiği, ek süre talebinin Mahkememizin 26/08/2024 tarihli ara kararı ile kabul edilerek bir defaya mahsus olmak üzere yasal cevap verme süresinin sona ermesinden itibaren geçerli olacak şekilde davalıya 2 haftalık ek süre verildiği, davalının yasal cevap süresinin adli talile denk gelmesi sebebiyle 6100 Sayılı Kanunun 104/1 maddesi gereğince kanunen 1 hafta uzadığı ve yasal cevap süresinin 09/09/2024 tarihinde sona erdiği, 10/09/2024 tarihi itibariyle 2 haftalık ek süresinin başladığı, iki haftalık ek süresinin 24/09/2024 tarihine sona erdiği, davalının ise yasal süre içerisinde 23/09/2024 tarihinde cevap dilekçesi vererek yetki ilk itirazını ileri sürdüğü,
(3) Dosya içerisinde yer alan T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Konya/Cihanbeyli Vergi Dairesinin 21/08/2024 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının bilanço esasına göre defter tutması sebebiyle gerçek kişi tacir olduğu, yine davalının da 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 07/11/2019 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı da emsal alındığında tarafların tacir olması sebebiyle 6100 Sayılı Kanunun 17/1. Maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmakla davanın, mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle 6100 Sayılı Kanunun 114/1-ç maddesi ve 115/2. maddesi gereğince usulden reddine, davaya bakmakla görevli ve yetkili Mahkemenin T.C. İstanbul Adliyesi Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/653, K. 2024/588, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama