KÜNYE
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/258
- Karar No
- 2024/261
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
Karar Metni
2.500 kelime·13 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACILAR : 1-
: 2-
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ
:2-
VEKİLİ
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davalı vekilinin dava dilekçesi özetle; sürücü ... idaresinde ki ... plakalı ambulans ile ...'nın kullandığı ... Plakalı araç ile çarpışması neticesinde, ... plakalı araç içerisinde yolcu olan davacı ...'nın meydana gelen trafik kazasında olay yerinde ağır bir şekilde yaralandığını, trafik kazasına karışan ... tescil plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, poliçe geçerlilik süresinin ise 13/02/2021 tarihinde olduğunu, ilgili araç ...
Sigorta Şirketi'nden Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, davacı ...'nın ev hanımı olup ev işleri, vs sürekli hareket halinde olduğunu, ancak davacının söz konusu kazadan sonra hiç bir işlerini yapamaz hale geldiğini ve eşi ...'nın her işi yapmak zorunda kaldığını, ...'nın eşine bakmak üzere kendi işlerini yapamaz hale geldiğini, her ne kadar davacının bir kısım tedavi giderleri devlet hastanesince karşılanmış ise de, kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını,
davacıların kaza nedeniyle derin üzüntüler duyduğunu ve psikolojik olarak sarsıldıklarını, bu nedenlerle kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ; davacı ... için vücudunda yumuşak doku bozuklukları ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğinden, tedavi masrafları 100TL, çalışma gücü kaybı 100 TL, geçici iş göremezlik 100 TL, kalıcı iş göremezlik 200 TL ve tüm maddi zararların oluşan tazminat bedelinin kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketinden, davacıların her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 60.000,00 TI.
Manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte alınmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ayrı ayrı davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle. Müvekkilinin İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı ambulans şoförlüğü yapmakta olup, 657 Sayılı Kanun'a tabi bir devlet memuru olduğunu, ilgili kamu görevlisi aleyhine dava açılamayacağı önce idari yargıda idare aleyhine dava açılması gerektiğinden davanın husumet yokluğundan ve idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle reddinin gerektiğini, Müvekkilinin İl Sağlık Müdürlüğü, İl Ambulans Başhekimliği, Selçuklu ...
Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'na bağlı ... plakalı ambulansla 08/01/2021 tarihinde, istasyondan Doktor ... ve ATT ...'le birlikte hasta alımı için yola çıktıkları esnada sirenleri açık, tepe lambaları yanık vaziyette seyir halinde iken kazanın olduğu kavşağa yaklaştığında uyarı sirenini çalarak giriş yaptığını, kavşağa çıkan iki yolda kırmızı ışık yanık vaziyette, bir çıkışta ise yolun boş olması nedeniyle kontrollü olarak kavşaktan geçeceği esnada davacıların içinde bulunduğu ... plakalı aracın bir anda belirmesi ile orta kısmına çarptığını,
bu şekilde kazanın gerçekleşmesine davacıların içinde bulunduğu araç şoförünün sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsü davacılardan ...'nın sürücü ehliyetinin bulunmadığını, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi zenginleşme aracının da olmadığını, bu nedenlerle mahkemece resen tespit edilecek hususlar dikkate alınarak; öncelikle davanın husumet yokluğundan ve görevsizlik sebebiyle reddine, aksi kanaat hasıl olursa Sağlık Bakanlığı'nın davaya dahil edilmesine, aksız olarak ileri sürülen davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; öncelikle dava dilekçesinden görüleceği üzere müvekkil şirketin adresinin; "... , ... Mah. ... Cad. ... İş Merkezi No: ... ...
Kadıköy/İstanbul" olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede dava açıldığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesinin gerektiğini, huzurdaki davada başvuran tarafından sürekli iş görmezlik/vs... tazminatına ilişkin uyuşmazlık/dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, bu nedenle ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından hasar başvuru aşamasında ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından işbu davanın reddinin gerektiğini,
eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddine karar verilmesini, kazaya karışan plakalı araç müvekkil şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin hiçbir geçici iş göremezlik, tedavi gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, bu nedenlerle müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) nedeniyle reddine,
esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, birlikte kusur durumları gözetilerek varsa bu hususlarda resen indirim yapılmasına, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine,
kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Selçuk Vergi Dairesi'nden, Kayseri Trafik Tescil Şube Müdürlüğün'den, Konya Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden, ... Sigorta A.Ş'den, Konya Sigorta İl Müdürlüğü'nden, Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nden, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü'nden, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan, Konya İl Sağlık Müdürlüğü'nden, Konya Defterdarlığı'ndan, Konya C.Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasından, Konya. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasından, hastaneden davacının tedavi belge suretleri, sigorta şirketinden hasar dosyasına ilişkin belge suretleri getirtilmiş, Adli Tıp bilirkişisinden iş gücü kaybına ilişkin rapor, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan kusur raporu ve tazminat bilirkişisinden de tazminat raporu alınmış, taraflara raporun tebliği sağlanmıştır.
Davacı vekili 14/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; maddi tazminat taleplerini 400,00 TL'den 4.936,39 TL'ye, yükseltmiş, dilekçenin davalılara tebliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Kusur açısından yapılan değerlendirmede;15/11/2021 tarihli trafik bilirkişisinin düzenlediği bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 03/03/2022 tarihli raporunda, seçenekli olarak rapor düzenlenerek.
1.durumda; ambulansın olay yeri yaklaşımında, sesli işareti çalışır vaziyette ise; davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın %75 oranında kusurlu olduğu, 2.durumda; ambulansın olay yeri yaklaşımında, sesli işareti çalışmıyor vaziyette ise; davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiş, kaza tespit tutanağı, 15/11/2021 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 03/03/2022 tarihli raporundaki 2. durum hükme esas alınarak, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Maluliyet açısından yapılan değerlendirmede. Konya Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nin. 20/01/2022 tarihli raporunda; mağdur ...'nın 08.01.2021 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İştemleri Yönetmeliği hükümlerine göre.
Şahsın yaralanmasının sürekli iş göremezlik(kalıcı sakatlık) niteliğinde olmadığı, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; şahsın yaralanmasının sürekli iş göremezlik niteliğinde olmadığı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 1,5 (birbuçuk) ayı bulacağını bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek bir işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, faturalandırılamayan tedavi giderlerinin 1.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, kişinin iyileşme süreci boyunca başka bir kişinin bakımına ihtiyaç duymayacağı belirtilmiş ve rapor hükme esas alınmıştır.
Aktüerya bilirkişisinin 13/09/2023 tarihli raporunda; %100 kusur esasına göre ve davacıya kusur verilmeden yapılan hesaplamada; davacı ...'nın 08.01.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle uğradığı; geçici iş göremezlik maddi zararının 3.836,39 TL, tedavi gideri maddi zararının 1.000,00 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Davacı vekili 14/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 400,00 TL'den 4.936,39 TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede.
08/01/2021 tarihinde ... plakalı araç, ... plakalı araç, ... ve ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, davacının ... plakalı aracın sürücüsü, davalı ...'in ise ... plakalı ambulansın sürücüsü olduğu, Mahkememizce hükme esas alınan, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 03/03/2022 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğunun belirtildiği, Konya Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nin.
20/01/2022 tarihli maluliyet raporu doğrultusunda hazırlanan aktüerya bilirkişisinin 13/09/2023 tarihli raporunda; %100 kusur esasına göre ve davacıya kusur verilmeden yapılan hesaplamada; davacı ...'nın 08.01.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle uğradığı; geçici iş göremezlik maddi zararının 3.836,39 TL, tedavi gideri maddi zararının 1.000,00 TL olarak belirtildiği,
davacı vekili 14/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 400,00 TL'den 4.936,39 TL'ye yükselttiği anlaşılmakla, davacı ...'nın maddi tazminat davasının geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden kabulüne, Konya Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nin.
20/01/2022 tarihli raporunda; davacının bakıcı ihtiyacının bulunmadığı ve yaralanmasının kalıcı iş göremezliğe neden olmadığı belirtildiğinden, davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir.
Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır.
Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ... ... )
Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, tarafların kusur oranları, davacını kusursuz oluşu, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 14/01/2022 tarihli raporunda; kaza nedeniyle fraktür mevcut olduğunun bildirilmesi, meydana gelen zararın mahiyeti ve ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, eylem tarihinde paranın satın alma gücü bir arada değerlendirildiğinde, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, davacı ...'nın davaya konu olay nedeni ile herhangi bir yaralanmasının olmayışı,
davacı ...'nın iyileşme süreci boyunca başka bir kişinin bakımına ihtiyaç duymayacağının dosya arasında mevcut maluliyete ilişkin raporda belirtilmiş olması, dava dilekçesinde belirtilen davacının kaza nedeniyle derin üzüntüler duyduğunu ve psikolojik olarak sarsıldığına ilişkin dosyada delil bulunmaması hususları birarada değerlendirilerek, davacı ...'nın manevi tazminat davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/258, K. 2024/261, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama