KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Ocak 2022
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/622 Esas - 2022/8
- Esas no
- 2021/622 Esas
- Karar no
- 2022/8
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/09/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/01/2022
Karar Metni
769 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin aracın tamiri için yaptığı harcamalar dolayısıyla oluşan zararı karşılığında, şimdilik 800 TL'nin ihtarnamenin tebliği tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilin tamir süresince araçtan mahrum kalması suretiyle oluşan zararı karşılığında şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihi olan 24/09/2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, araçtaki oluşan değer kaybı için şimdilik 1000,00 TL dava tarihi olan 24/09/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Akyazı ... Hukuk Mahkemesinin 05/10/2021 tarih... Esas, ... Karar sayılı dosyası verilen gönderme kararı ile mahkememize tevdii edilmiş olup mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 24.09.2021 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Bu durumda eldeki davada, 22.12.2021 tarihli Lüleburgaz Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevabına göre davacının 26.10.2020 tarihinden itibaren ve halen şehir içi, banliyö ve kırsal alanlarda kara yolu ile personel, öğrenci vb. grup taşımacılığı faaliyetinden dolayı basit usul mükellef olduğu ve herhangi bir iş yerinin bulunmadığının mahkememize bildirildiği, 07.12.2021 tarihli Kırklareli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin cevabi yazısında davacı Necdet Öztaş'ın Kırklareli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği sicilinde esnaf olarak kayıtlı olduğunun bildirildiği,
dolayısıyla davacının dava tarihi olan 24.09.2021 tarihi itibariyle tacir sıfatının bulunmadığı, Kırklareli Esnaf ve Sanatkarlar odası kayıtları ile esnaf kaydının olduğu anlaşılmış, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu,
miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu ve 6100 Sayılı yasanın 320.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Üye ... · ¸e-imza
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/622, K. 2022/8, 5 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama