İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/990 K.2023/526

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/990Karar2023/526Tarih28 Eylül 2023Okuma10 dk · 2.011 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Eylül 2023
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/990 Esas - 2023/526
Esas no
2022/990 Esas
Karar no
2023/526
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
...
Davalı
...
Vekili
...
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
06/12/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.011 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile. Davalı-borçlu... Lpg .. Ltd.Şti.'nin aleyhine Sakarya ... İcra Müdürlüğü'nün .../....

E. sayılı esası üzerinden icra takibine başlatıldığını, ödeme emri 01.02.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, Davalı aleyhine yürütülen icra takibinde tebligatın usulsuz olduğunu ve takipten 13.04.2022 tarihinde haberdar olduğunu beyanda bulunarak 14.04.2022 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itirazda bulunulduğu , ancak itiraz dilekçesi ekinde ödeme yaptığını kanıtlayacak nitelikte bir belge-dekont örneği de sunmadığını, Sakarya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../....

E. sayılı dosyası üzerinden alınan karar sonrasında davalı-borçlunun haksız ve kötüniyetli borca itirazı ile icra takip dosyasının durdurulmasına karar verildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu sebeple öncelikle, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarının UYAP sisteminden sorgulanmasına, tespit edilmesi halinde üzerine teminatsız olarak “ihtiyati tedbir” konulmasına, aksi kanaatte "ihtiyati haciz" konulması ve davalının icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın 107.477,81 TL

bedel üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve %10'undan aşağı olmamak üzere para cezası hükmedilmesi ve yargılama giderleri ,vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.

Davacı vekili süresinde cevap dilekçesi vermemiş davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılmıştır.

Mahkememizin 08/12/02022 Tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Sakarya....İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, İcra dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu , icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.

Sakarya .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.

Tarafların ticari defterleri ve ilgili vergi dairelerinden BS ve BA kayıtları celp edilmiş mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş, Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir ... 13/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda"... Davacının yasal deftelerinin usulune uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Davacının davalı ile cari hesap ilişkisinde bulunduğu ve kendi ticari defterlerinde davalıdan 60.595,93 TL alacaklı olduğu, Davacının alacağı için temerrüt tarihinden icra takibine başlanılan döneme kadar 797,71 TL faiz hesaplandığı...." yönünde raporunu mahkememize ibraz etmiştir.

Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;

İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar )

İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir.

Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir.

Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar)

Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;

Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen 3 adet fatura ile ilgili olarak Sakarya .... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı takip dosyası ile 103.012,29-TL asıl alacak, 4.465,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.477,81-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 13.04.2022 tarihinde (Sakarya...İcra Hukuk Mahkemesinin 11.10.2022 Tarih .../... Esas, .../...

Karar sayılı kararı ile tespit edilen) tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 14.04.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 06.12.2022 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.

Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki faturalara dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmıştır.

Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hizmet sağlayan tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir.

Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır.

Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla davacının delil olarak dayandığı ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, bu hususta dosyamıza sunulan 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2021 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava ve takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ticari defterlerin süresinde ibraz edilmediği,

davaya konu fatura ile ilgili taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu ve davacının davalıdan ticari defterlerine göre 60.595,93 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir.

Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Dosya kapsamında alınan 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinin usulüne uygun tutulması ve davalıya tutulması zorunlu, uyuşmazlığın niteliğine göre 2021 yıllarına ait ticari defterleri sunması veya bulundukları yeri bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi, bu hususta davalı vekiline 09.03.2023 tarihli celsede ihtarat yapılması,

yapılan ihtarata rağmen verilen yasal sürede ticari defterlerin sunulmadığı gibi yerlerinin de bildirilmemesi nazara alındığında 6100 sayılı HMK’nın 222/3.maddesi gereği davacının usulüne uygun defter kayıtlarına itibar etmek gerekmiş, bu şekilde taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmış, faturaların davacı ve davalı tarafın BA ve BS formlarında kayıtlı olduğu, davalının TTK’nın 21. maddesindeki 8 günlük itiraz süresinde fatura içeriklerine itiraz etmediği, dolayısıyla davalının fatura içeriklerini kabul ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili 22.03.2023 tarihli dilekçesinde çekler ile ödeme yapıldığını belirtmiş ise de davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği, davacı vekili tarafından süresinde sunulmayan delillere muvafakatlerinin olmadığının bildirildiği, davalı tarafından ileri sürülen ödeme iddiasının savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, kaldı ki sunulan çeklerin davaya konu faturalara ilişkin olduğuna dair çekler üzerinde ibare bulunmadığı, davalı tarafından ödeme iddiasına ilişkin başkaca bir delil dosyaya sunulmadığı anlaşılmış, davalının savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamındaki iddialarına itibar edilmemiştir.

Yukarıda detaylandırıldığı üzere.

6100 sayılı HMK’nın 222/2 ve 3 maddelerine göre davacının ticari defter kayıtları nedeniyle; taraflar arasında takibe konu açık hesaba kayıtlı faturalar nedeniyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 60.595,93 TL alacaklı olduğu, bu nedenle davalının takibe yaptığı itirazın asıl alacak yönünden kısmen haksız olduğu, defter kayıtlarına göre ve dosyaya sunulan kayıtlara göre anılan bedel yönünden faturaya ilişkin davalı tarafından bir ödeme de yapılmadığı anlaşılarak, anılan bedel yönünden davacının haklı olduğu, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediği, temerrüdün takip ile oluştuğu anlaşılarak,

davalının takip öncesi faize yaptığı itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı itirazında kısmen haklı çıktığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

Davalının Sakarya ....İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 60.595,93-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Davalı itirazında kısmen haklı çıktığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesine göre; kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.139,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.298,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.841,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.298,07-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.378,77-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan; 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 48-TL (Tebligat, Posta ) masrafı olmak üzere toplam 1.548,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 872,76TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

9-Arabuluculuk dosyasından yapılan ve hazineden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red kabul oranına(%56,38 Kabul, %43,62 Red) göre 1.759,05-TL sinin davalıdan, 1.360,95 -TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

11-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin(e-duruşma vasıtasıyla) ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi.28/09/2023

Katip .. · e-imza Hakim ... · e-imza

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/990, K. 2023/526, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/990
Karar No
2023/526
Tarih
28 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/992 K.2023/724
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/993 K.2023/774
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/994 K.2023/791
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/994 K.2023/569
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/994 K.2023/619
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/998 K.2023/700

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.