KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/505
- Karar No
- 2026/130
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 20.... Esas - 20....
- Esas no
- 20...
- Karar no
- 20...
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/08/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/03/2026
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi ile özetle.
Davacı ve davalı şirket arasında belirli malların temini için anlaşma yapılarak ticari ilişki tesis edildiğini, davacı tarafından belirli malların temini için davalıya mal sipariş edildiği ve bu siparişler için toplam tutarı 800.000 TL olan üç adet çek keşide edildiğini ve 100.000 TL nakit gönderildiğini, ancak malların sadece bir kısmı teslim edildiğini ve kalanı davalı tarafından iptal edildiğini, dolayısıyla da davacı şirketin davalı şirketten 381.600 TL’yi iade alması gerektiğini, bunun için de ....İcra Müdürlüğü’nün 20....
E. sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, yapılan takibe, davalı borçlu şirket tarafından itiraz edildiğini, yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek borçlunun itirazlarının iptali ile ....İcra Müdürlüğü’nün 2024/126 Esas numaralı takibinin devamına, borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile özetle: Davacı şirket, süregelen ticari ilişki içerisinde, davalı şirketten fatura karşılığı mal ve hizmetlerini eksiksiz bir şekilde, ifa yükümlülüğüne uygun olacak şekilde teslim aldığını, davalı şirket tüm ifa yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, avans olarak verilen çekler karşılığında mal teslimi yapılmadığı iddiası ile yapılan fazla ödemenin iadesi için başlatılan itirazın iptali davası niteliğindedir.
11/01/2024 keşide tarihli, 300.000,00-TL bedelli, 24/01/2024 keşide tarihli, 300.000,00-TL bedelli, 28/02/2024 keşide tarihli 200.000,00-TL bedelli çeklerin, avans çeki olarak verildiği ihtilaf konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı, davaya ve takibe dayanak çekler karşılığında mal teslimi yapılıp yapılmadığı, çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı ve neticeten itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
....İcra Dairesinin 20../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, cari hesap alacağından kaynaklanan 381.600,00-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.
Mahkememiz ara kararı gereğince 15/02/2025 tarihli SMMM bilirkişi kök raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacı .... Şti. ile Davalı ...A.Ş. 2023 yılında ticari iş ilişkisi olduğu, muhasebe defter kayıtlarında tespit edildi. Davacının almış olduğu faturaların karşılığında davalıya verdiği çekler ve ödemeler muhasebe defter kayıtlarına muhasebe hesap düzenine göre kayıt yapıldığı, işlendiği görüldü. Davacı .... Şti. Muhasebe defter kayıtlarına göre; Davacı ....Cari Hesap Bakiyesinin 381.600,00 TL. Alacaklı olduğuna, Davalı ...381.600,00 TL. Borçlu olduğuna, Davalı ....A.Ş. Bilirkişi Rapor incelemesi için Muhasebe Defter kayıtlarını sunmamıştır..." şeklinde rapor sunmuştur.
Davalı tarafın süresi içerisinde ticari defterlerinin bulunduğu yer adresini bildirdiği görülmesi üzerine, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiine karar verilemiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince 05/11/2025 tarihli SMMM bilirkişi ek raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacı ..... Şti. Muhasebe defter kayıtlarına göre; Davacı ....Firma Cari Hesap Bakiyesinin 381.600,00 TL. Alacaklı olduğuna, Davalı ....Firmanın 381.600,00 TL. Borçlu olduğuna, Davalı ....A.Ş. Bilirkişi Rapor incelemesi için Muhasebe Defter Kayıtlarını tarafıma sunmamıştır...." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
İİK’nın 67. Maddesi, "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir...." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, açık hesaba dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde, davalı şirket tüm ifa yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının ticari defterlerine göre davalı taftan akdi ilişkiden doğan alacağının bulunduğu,
davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3.
Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, dolayısıyla da davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, alacağın likit olduğu, bu nedenle de davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/505, K. 2026/130, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama