KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/155 Esas - 2018/688
- Esas no
- 2016/155
- Karar no
- 2018/688
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- ...
Karar Metni
1.332 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 11/02/2016
KARAR TARİHİ : 16/10/2018
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı banka tarafından müvekkilleri aleyhine genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine kefil oldukları iddiasıyla takip başlatıldığını, Samsun 9. icra müdürlüğünün 2015/99701 esas sayılı takip dosyasına ... in süresinde itiraz edildiğini, diğer müvekkili ... e gelen tebligatın iade döndüğünü ancak Samsun Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararı ile müvekkilinin maaşına haciz konulduğunu aleyhe yapılan takibin böylece anlaşıldığını, çekilen kredinin asıl borçlusunun ... olduğunu ... ve ... ın müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduklarını,
sözleşmede başka bir kefilin imzasının bulunmadığını, davalı tarafın yapmış olduğu takipin haksız ve kötü niyetli olduğunu, aleyhe tebliğ olan 203.000,00 TL nin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Türkiye İş Bankası Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Gayri Nakti Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davacılardan ... in 93.000,00 TL ... in ise 110.000,00 TL kefalet limiti üzerinden mütelselsil kefil olduklarını, davacıların bahse konu sözleşmelerde imzalarının bulunmadığına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, başlatılan icra takibinin sürüncemede bırakmak maksadı ile yapıldığını, mahkemece yapılacak inceleme ile davacıların borca konu genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmelerinde imzalarının bulunduğunun görüleceğini, davacıların ayrı ayrı %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, vekalet ücretinin ve dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesini savunmuştur.
DELİLLER
1-Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2015/99701 Esas sayılı Dosyası İncelendiğinde; Alacaklısının Türkiye İş Bankası, borçlularının ..., ..., ... ve ... oldukları, takip dayanağında alacağın 197.936,95 TL Asıl alacak, 6.516,59 TL işlemiş faiz, 325,83 TL BSMW, 1.001,84 TL masraf olmak üzere toplam 205.781,21 TL olarak belirlendiği ... hakkında kefalet limiti olan 110.000 TL ile ... hakkında kefalet limiti olan 93.000 TL üzerinden takip başlatıldığının belirtildiği görülmüştür..
2-22/05/2017 Tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde.
Davacılar ... ve ...'in 06/03/2013 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi kredi sözleşmesinde imzaları bulunmadığı ancak 14.04.2006 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi kredi sözleşmesinde ve arttırım eklerinde imzalarının olduğu ve söze konu kredinin ticari bir kredi olduğu imzaladıkları sözleşmenin Genel Nakdi ve Gayrinakdi kredi sözleşmesi olduğu kefillerin kefillikten istifa ettiklerine dair dosyada noter onaylı bildirim bulunmadığı bundan ötürü imzalamış oldukları takibe konu alacaktan dolayı ;
... için 93.000,00 TL ... ise 110.000,00 TL kefalet limiti üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluklarının devam ettiğini, davacıların sorumluluklarının imzaladıkları genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi üzerinde yazan tutarı geçemeyeceği, davacıların kefil olmadıklarına ilişkin itirazlarının yersiz olduğunun belirtildiği görülmüştür.
3-09/10/2017 Tarihli Ek Bilirkişi Raporu İncelendiğinde; ... ve ... hakkında yürütülen takibin hukuka uygun olduğu, dava dışı esas borçlu ...'dan 206.302,58 TL alacaklı, Davacı ... 120.198,57 TL, Davacı ... 101.622,42 TL miktarından alacaklı olduğu, ... için takip tarihi itibariyle asıl alacak 120.198,57 TL ye takip tarihinden itibaren % 54 oranında gecikme faizi ile faizin % 5 kadar gider vergisi talep edilebileceği, Davalı banka tarafından ... için takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 101.622,42 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık % 54 oranında gecikme faizi ile faizin % 5 i kadar gider vergisi talep edilebileceğinin belirtildiği görülmüştür.
4-15/05/2018 Tarihli Bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde. Davacılar ... ve ... hakkında davalı bankaca başlatılan takibin yasal olduğu, davacıların 14.06.2006 tarihli Genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 01.08.2012 tarihli ve 06.03.2013 tarihli Genel Kredi sözleşmelerinde imzalarının olmadığı ancak bu sözleşmelerde 14.06.2006 tarihli kredi sözleşmesi ile bağlantı olduğuna dair açık hükmün olduğu,
davacıların 14.06.2006 tarihli sözleşmede belirtilen miktarda kefalet sorumluluklarının olduğu her üç genel kredi sözleşmesininde cari hesap şeklinde işleyen ticari mahiyette çerçeve sözleşme mahiyetinde oldukları dava konusu takibin 14.06.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 16.11.2006, 10.03.2009, 23.12.2009, 06.07.2010,12.08.2011, 16.02.2012 tarihli krediler 01.08.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden ve 06.03.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 06.03.2013 ve 15.11.2013 tarihli kredilerden kaynaklandığı,
davalı bankanın davacılardan dava tarihi itibariyle alacaklı olduğu, dava dışı asıl borçlu ...'dan 199.818,92 TL, davacı ...'den 112.311,23 TL, davacı ...'den 94.660,48 TL alacaklı olduğu, takip tarihi itibariyle yıllık % 54 oranında gecikme faizi ile faizin % 5 i kadar gider vergisinin talep edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, Genel Kredi Sözleşmesine dayalı Samsun 9. icra müdürlüğünün 2015/99701 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra dosyasına konu borçtan ve dayanağı krediden olmadığının tespitine dair açılmış menfi tespit davasıdır. Somut olayda uyuşmazlık takibe konu alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığı, takibe konu alacağın kaynaklı olduğu sözleşmede davacıların borçlu yada kefil sıfatıyla imzalarının olup olmadığı, borçluların sözleşmelerde imzaları var ise sözleşmelerin genel kredi sözleşmesi mahiyetinde olup olmadığı takip tarihi itibariyle davacıların bankaya borçlarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Takibe dayanak yapılan alacağın hangi kredi sözleşmesi kapsamında verildiğinin tespiti ile tespit edilen sözleşmede davacının kefil sıfatıyla sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olunup dosya Bankacı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 22.05.2017 tarihli 09.10.2017 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporları incelendiğinde; takibe konu borcun dayanağının davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 14/04/2006 tarihli 01.08.2012 tarihli 06/03/2013 tarihli Genel Kredi sözleşmeler oldukları, davacıların 14.06.2006 tarihli Genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 01.08.2012 tarihli ve 06.03.2013 tarihli Genel Kredi sözleşmelerinde imzalarının olmadığı ancak bu sözleşmelerde 14.06.2006 tarihli kredi sözleşmesi ile bağlantı olduğuna dair açık hükmün olduğu,
14.04.2006 tarihli sözleşmede ... için 93.000 TL ... için 110.000 TL kefalet limiti belirlendiği, her üç genel kredi sözleşmesininde cari hesap şeklinde işleyen ticari mahiyette çerçeve sözleşme mahiyetinde oldukları, dava konusu takibin 14.06.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 16.11.2006, 10.03.2009, 23.12.2009, 06.07.2010,12.08.2011, 16.02.2012 tarihli krediler 01.08.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden ve 06.03.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 06.03.2013 ve 15.11.2013 tarihli kredilerden kaynaklandığının belirtildiği görülmüştür.
Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2015/99701 esas sayılı dosyasında alacağın 197.936,95 TL Asıl alacak, 6.516,59 TL işlemiş faiz, 325,83 TL BSMW, 1.001,84 TL masraf olmak üzere toplam 205.781,21 TL olarak belirlendiği ... hakkında kefalet limiti olan 110.000 TL ile ... hakkında kefalet limiti olan 93.000 TL üzerinden takip başlatıldığının belirtildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan 22.05.2017 tarihli 09.10.2017 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporları incelendiğinde; davacıların takip tarihi itibariyle davalı bankaya borçlu olduğu meblağların kefalet limitleri kapsamında olduğunun belirlendiği görülmüştür.
Mahkememizce denetlenen ve benimsenen 22/05/2017 tarihli bilirkişi raporu, 09/10/2017 tarihli ek bilirkişi raporu ve 15/02/2018 tarihli bilirkişi raporu, takibe konu icra dosyası, 06/03/2013 ve 14/04/2006 tarihli Genel nakdi ve Gayrinakdi krediler ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;takibe konu borcun dayanağının davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 14/04/2006 tarihli 01.08.2012 tarihli 06/03/2013 tarihli Genel Kredi sözleşmeler oldukları,
davacıların 14.06.2006 tarihli Genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 01.08.2012 tarihli ve 06.03.2013 tarihli Genel Kredi sözleşmelerinde imzalarının olmadığı ancak bu sözleşmelerde 14.06.2006 tarihli kredi sözleşmesi ile bağlantı olduğuna dair açık hükmün olduğu, 14.04.2006 tarihli sözleşmede ... için 93.000 TL ... için 110.000 TL kefalet limiti belirlendiği,
her üç genel kredi sözleşmesininde cari hesap şeklinde işleyen ticari mahiyette çerçeve sözleşme mahiyetinde oldukları, dava konusu takibin 14.06.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 16.11.2006, 10.03.2009, 23.12.2009, 06.07.2010,12.08.2011, 16.02.2012 tarihli krediler 01.08.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden ve 06.03.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 06.03.2013 ve 15.11.2013 tarihli kredilerden kaynaklandığının belirtildiği,
takibe konu alacak miktarı ve davacıların kefalet limitleri dikkate alındığında davacıların takip tarihi itibariyle kefalet miktarları oranında davalıya borçlu oldukları görülmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının açıkça kötü niyetli olduğuna dair dosyada somut delil bulunmadığından davacıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/155, K. 2018/688, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama