KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/342 Esas - 2018/510
- Esas no
- 2016/342 Esas
- Karar no
- 2018/510
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalılar
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/03/2016
- Kararın yaz. tarih
- 20/07/2018
Karar Metni
1.587 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti; Davacı İş Bankası vekili mahkememize verdiği 22/10/2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı banka ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, genel kredi sözleşmesine diğer davalılar ... ve ...'in kefil olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3298 Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, talebe konu çekler 10 yıllık zamanaşımı süresinden çok önceki yıllara ait olduğundan, talebin ve davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, davanın esastan olduğu gibi, dava şartlarının yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, faiz talebinin fahiş olduğunu, kefiller yönünden sözleşmede kefilin sorumlu olacağı belli miktar gösterilmediğinden kefaletin geçerli olmadığını,
takibe konu edilen çeklerin davalının işyerinde çıkan yangın sonucu tamamının yanmış olduğunun Bafra 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/97 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ve mahkeme kararı kesinleştiğini, davacı tarafın hiçbir riski bulunmadığından gayri nakdi risk talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Toplanan deliller, dellilerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava dilekçesi ekinde cari ve temerrüt faiz oranına dair evrak, takip talebi, ödeme emri, 3 adet genel kredi sözleşmesi fotokopisi, ihtarname örneği sunulmuştur.
Samsun 6 İcra Müdürlüğünün 2014/3298 Esas sayılı icra dosyası celbedilmiştir.
Mahkememizin 2014/1250 Esas 2015/129 Karar sayılı 17/02/2015 tarihli kararı gereği davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili 07/04/2015 havale tarihli temyiz dilekçesi sunmuş,Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/8081 Esas 2016/182 Karar sayılı ilamı ile davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulüne, mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, dosya yeniden esasa kaydedilmiştir.
Temlik alan vekilinin 23/12/2016 tarihli dilekçe ekinde sunduğu Temlik alan ... ile ...arasında 07/12/2016 tarihinde Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/342 esas sayılı dosyasındaki alacağın temlikine ilişkin sözleşme imzalandığı görülmüştür.
Bankacı bilirkişisi ... 06/01/2017 havale tarihli raporunu sunmuş, davalılar vekili 06/02/2017 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunmuş, davalılar vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmak üzere dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 09/04/2018 havale tarihli ek raporunu ibraz etmiş, temlik alan vekili 14/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; davacı tarafından davalılar aleyhine Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3298 Esas sayılı takip dosyası ile 172.629,64 TL toplam alacak üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresi içerisinde itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğu, davacının ise süresi içerisinde itirazın iptalini sağlamak amacıyla iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davalılar tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de genel kredi sözleşmesinin 86. Maddesinde yetki şartının yer aldığı ve Samsun Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmekle yetki sözleşmesinin hem asıl borçlu hem kefiller yönünden bağlayıcı olması sebebiyle icra dairesinin yetkisine itirazın reddi gerekmiş, mahkemenin yetkisine itiraz olmaması sebebiyle esas yönünden inceleme yapılmıştır.
İcra dosyasında takibin dayanağı olarak Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, ihtarname ve Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/241-241 D.İş sayılı kararı gösterilmiş, takip talebi ekinde ... Noterliği'nin 25/03/2014 tarih, ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile genel kredi genel sözleşmesi sureti görülmüştür.
Bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/01/2017 havale tarihli bilirkişi raporu ile davacı banka ile asıl borçlu arasında 8.12.1999 tarihli 17.500-TL limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, en son 14.8.2012 tarihinde yapılan limit artırımı ile sözleşme limitinin 177.000-TL'ye çıkarıldığı, kefillerin de 177.000-TL'ye kefil oldukları, takip dayanaklarının dosya arasındaki genel kredi sözleşmeleri olduğu, hesabın 17.3.2014 tarihi itibariyle kat edildiği, borcun tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarname ile çek sorumluluk bedellerinin de talep edildiği,
gönderilen ihtarnamelerin borçluların taşındıklarından bahisle iade edildiği, genel kredi sözleşmesindeki hüküm gereğince borçluların adres değişikliklerini bankaya bildirmemiş olmaları sebebiyle 28.3.2014 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılacağı ve buna göre 1.4.2014 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu, genel kredi sözleşmesinde kefilden çek sorumluluk bedelinin depo edilmesinin talep edilebileceğine dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığı,
sadece kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan davalı şirketten çek sorumluluk bedelinin depo edilmesinin talep edilebileceği, kredi genel sözleşmesinin 72. Maddesine göre temerrütt halinde borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulanacağının kararlaştırıldığını, dosyadaki faiz genelgesine göre gecikme faizi oranının da yıllık %54 olduğu,
hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar geçen sürede akdi faiz uygulanmak suretiyle kat tarihine kadarki faiz borcunun hesap edildiğini, bu faiz borcu ile asıl kredi borcu kapitalize edilerek bulunacak toplam alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takip tarihindeki alacağın belirlendiği belirtilerek asıl borçlu şirket ve kefiller yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmış, buna göre davalı asıl borçlu ve kefiller hakkındaki takibin (cari hesap kredisi yönünden toplam 65.196,53TL, Ticari kredili mevduat yönünden toplam 13.150,08 TL,
Taksitli Ticari krediler yönünden ise toplam 19.454,16TL üzerinden olmak üzere) toplam 97.800,77-TL üzerinden devamına, asıl alacak (cari hesap kredisi yönünden 61.495,76TL, Ticari kredili mevduat yönünden 12.057,91TL, Taksitli Ticari krediler yönünden ise 18.349,84TL üzerinden olmak üzere) toplam 91.903,51TL'ye takip tarihinden itibaren %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında gider vergisi uygulanması gerektiği, davacının ihtarname masrafına dair gider makbuzununa rastlanmadığı bildirilmiştir.
Davalılar vekilinin itirazı üzerine dosyadan ek rapor aldırılmış ise de bilirkişi takdiri Mahkemede olmak üzere ilk rapordaki hesaplamalarında değişiklik olmadığını bildirmiştir.
Genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi ve tüm dosya incelendiğinde bilirkişi tarafından temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, buna göre hesaplamanın doğru yapıldığı, davalıların kefaletinin genel kredi sözleşmesi ve limit artırım evraklarında miktarın açıkça yazıldığı, kefillerin 02.06.2009 tarihli limit artırım evrakına 136.500-TL miktar belirtmek üzere müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarının görüldüğü, kefaletin geçerli olduğu, bankanın talep ettiği alacak tutarının kefalet limitinin altında kaldığı,
bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek 01.01.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan kredi hesaplamaları gibi, ihtarname masraf belgesi bulunmadığından ihtarname masrafı talebi dışlanarak davacının davalılardan hüküm kısmında belirtildiği kadar alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Çek depo bedeli yönünden bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşmede çek depo talebiyle ilgili açık hüküm bulunmadığından davalı kefillerin sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, çek depo talebi yönünden kefiller yönünden davanın reddi gerekmiştir. Her ne kadar sorumluluk bedeli talep edilen çeklerin zayi olduğunun Bafra 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/97 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiği iddia edilmiş ise de dosyanın delil tespiti dosyası olduğu, cevabi yazıya göre dosyanın imha edildiği ve raporun UYAP'ta kayıtlı olmadığının bildirildiği, çekler için davacı asıl borçlu tarafından açılmış çek iptal davası sonunda alınmış ilamın da sunulmadığı anlaşılmakla bankanın asıl borçludan çek depo bedeli talep edebileceği kabul edilmiştir.
Hükmedilen alacaktan ihtiyati haciz masraf ve ihtiyati haciz vekalet ücreti düşüldükten sonra kalan 97.727,27 TL nakdi alacak likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatının da davalılardan tahsiline ve reddedilen talep yönünden gayri nakdi alacak talebi yönünden depo talebi olması sebebiyle ve bankanın takip başlatmakta kötü niyetli olduğu dosya kapsamına göre sabit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... Hakim...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/342, K. 2018/510, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama