KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/634 Esas - 2018/236
- Esas no
- 2016/634
- Karar no
- 2018/236
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 29/06/2015
- Kararın yaz. tarihi
- 04/04/2018
Karar Metni
1.563 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18/03/2015 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkile ait araçta meydana gelen zarar için şimdilik 3.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline , Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/26 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında yapılan 500,00 TL tespit masrafının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ;müvekkil şirket tarafından dava konusu tazminat bedelinin davacıya dava öncesinde ödenmiş olduğunu, haksız ve mükerrer taleplerin reddine, müvekkil şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun ispat edilmesi halinde ve kusurunda düşen oranda müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilebileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, açıklanan nedenlerle ödeme nedeniyle davanın reddine yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER
1-Bilirkişi heyetince hazırlanan 28/02/2017 tarihli rapor incelendiğinde; Kazanın meydana gelmesinde davalı taraf sürücüsü ...'ın %100 nispetinde kusurlu, davacı tarafa sürücüsü ...'nin bir kusur payının olmadığı, ... plaka sayılı Mazda 3 BL 2012 model A4 sedan 51312 KM deki aracın pert olması ekonomik olduğu için aracın değer kaybı hesabının yapılmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür
2-Hesap Bilirkişisinden alınan 20/11/2017 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Dava konusu 18/08/2014 tanzim tarihli, poliçe başlangıç tarihi 18/08/2014 poliçe bitiş tarihi 18/08/2015 olan nolu Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS poliçesinin araç başına teminat limitinin 26.800,00 TL olduğu, davalı sigortacı tarafından davacıya 10/06/015 tarihinde yapılan 15.560,75 TL ödemenin ödeme tarihinden, rapor tarihine kadar yasal faiz üzerinden güncellenmesinin yapılması sureti ile belirlenen bakiye poliçe teminat bedeli olan sigortacı sorumluluk tutarının 7.761,42 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.
3-Kaza Tespit Tutanağı İncelendiğinde; dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davalının bu kazada tek ve asli kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır.
4-Samsun 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/26 D. iş dosyası İncelendiğinde; Talep edenin Mahir Kol, Karşı tarafın Turgay Benice olduğu, makin mühendisi bilirkişi eşliğinde yerinde keşif yapıldığı görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, dava dışı ...' nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacı aracında meydana gelen değer kaybının tahsiline ilişkin açılmış maddi tazminat davasıdır. Davaya konu ... plakalı aracın davacıya ait olduğu, sürücüsü dava dışı ... adına kayıtlı sürücüsü ... olan ... plakalı aracın ise davalı sigorta şirketi nezdinde 18/08/2014-18/08/2015 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olup sigorta limitinin araç başı 26.800,00 TL olduğu, kazanın 18/03/2015 tarihinde meydana geldiği, ruhsat bilgileri, poliçe, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı uyarınca sabittir.
Bilindiği üzere.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A.
Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Bu sorumluluk kapsamında; Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı bundan dolayı kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilmesi ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumlu olması gerekmeketedir. (17. Hukuk Dairesi 2015/18642 Esas 2016/11228 Karar)
Yine bilindiği gibi 6102 sayılı TTK'nın tazminat ilkesi başlıklı 1459 maddesinde belirtiliği gibi zarar sigortalarında asıl amaç sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın karşılanmasıdır. Sigorta poliçesinde gösterilen limit ise, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi halinde sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesi amacıyla konulur. Yoksa rizikonun gerçekleşmesiyle birlikte sigorta poliçesinde belirlenmiş olan azami miktarının tamamın ödenmesi diye bir şey söz konusu olmadığıdır.
Sigorta ettirene ödenecek sigorta tazminatının belirlenmesinde Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının (KTKSGŞ) dikkate alınması gerekmektedir. KTKSGŞ'nin buna ilişkin hükümleri incelendiğinde görüleceği gibi, ödenecek tazminat miktarı belirlenirken B.3.3.1.1 maddesi gereğince rizikonunun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazminat değerinin esas alınacağı ve B.3.3.1.2 maddesinde de aracın tam hasara uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
Mahkememizin 10/11/2016 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararında kazadaki kusur oranların ve kazaya bağlı olarak davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının olay tarihi itibariyle tespiti için dosyanın İTÜ Trafik bölümünden 1 Makina Mühendesi, 1 Trafikçi, 1 Hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2017 tarihli rapor incelendiğinde; Kazanın meydana gelmesinde davalı taraf sürücüsü ...'ın %100 nispetinde kusurlu, davacı tarafa sürücüsü ...'nin bir kusur payının olmadığı, ... plaka sayılı Mazda 3 BL 2012 model A4 sedan 51312 KM deki aracın pert olması ekonomik olduğu için aracın değer kaybı hesabının yapılmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür
Daha sonra dosya ekleriyle birlikte hesap bilirkişisine tevdii edilerek 20/11/2017 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporun incelenmesinde; Dava konusu 18/08/2014 tanzim tarihli, poliçe başlangıç tarihi 18/08/2014 poliçe bitiş tarihi 18/08/2015 olan 212969056/0 nolu Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS poliçesinin araç başına teminat limitinin 26.800,00 TL olduğu, davalı sigortacı tarafından davacıya 10/06/015 tarihinde yapılan 15.560,75 TL ödemenin ödeme tarihinden, rapor tarihine kadar yasal faiz üzerinden güncellenmesinin yapılması sureti ile belirlenen bakiye poliçe teminat bedeli olan sigortacı sorumluluk tutarının 7.761,42 TL olduğu görüş ve kanısına varıldığının belirtildiği görülmüştür.
Oluşa uygun ve denetime elverişli mahkememizce de benimsenen 28/02/2017 tarihli kusur raporu ile 20/11/2017 tarihli hesap bilirkişisinden alınan bilirkişi raporları, kusur oranları ve talep ve poliçe teminat limitleri göz önünde bulundurmak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 3.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 500,00 TL delil tespiti masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/634, K. 2018/236, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama