KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/776 Esas - 2018/135
- Esas no
- 2016/776
- Karar no
- 2018/135
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02/09/2016
- Kar. yaz. tarihi
- 26/02/2018
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 02/09/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yapı kimyasalları imalat ve ticareti ile iştigal ettiğini, yapı kimyasalları satışı neticesinde müvekkili alacaklıya borcu bulunan davalının borcunu ödemediğini, müvekkilinin alacağın tahsili için Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2015/1695 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın borca itiraz edip takibi durdurduğunu, likit alacağa haksız ve hukuka aykırı itiraz nedeniyle itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının süresi içinde davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekili 02/09/2016 tarihli dilekçesiyle delil listesi ibraz etmiş, davalı taraf delil listesi sunmamıştır.
Davacı vekili 03/04/2017 tarihli dilekçesi ekinde 65 sayfa fatura ve irsaliyelerin birer suretini ibraz ettiği, davalı şirket yetkilisi tarafından 18/05/2017 tarihli dilekçeyle tensip tutanağının 5 nolu ara kararı gereğince şirketin ticari defterlerini sunduğu anlaşılmıştır.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinden Talimatla SMMM bilirkişi ...'ten alınan 05/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 18/09/2015 takip tarihi itibariyle 329.387,52 TL tutarında alacağının bulunduğunu, davacının takip tarihi itibariyle olası alacağının karşılaştırılmalı tespitinin ancak davalının da ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak sağlanabileceği, aksi durumda yapılan tespitin tek taraflı olacağı ve HMK 222/2 ve 3 fıkra hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini,
davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi ihtimaline göre davacının davalıdan 18/09/2015 takip tarihi itibariyle 328.387,52 TL tutarınca alacağının bulunduğunu ve takipte yıllık %10,50 ve sonraki dönemlerde değişen oranlarda avans faizi isteyebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi ...'den alınan 18/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirkete ait 2014 yılı ticari defterlerinin kanuni delil niteliğinde olduğunu ancak 2015 yılı resmi defterlerinin kapanış tasdiki yaptırılmadığından yasal delil niteliğinde olmadığını, davalının 2014 ve 2015 yılları defter kayıtlarının davacının sunduğu muavin defter dökümleri ve 05/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten takip tarihi itibariyle 329.387,52 TL asıl alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili 02/01/2018 tarihli dilekçesiyle 18/12/2017 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.
Dava, faturaya dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9. İcra Dairesi'nin 2015/1695 Esas sayılı takip dosyası ile 329.387,52-TL toplam alacak yönünden ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin davalıya 28/09/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 29/09/2015 tarihli vekili aracılığıyla verdiği dilekçeyle borca, faiz oranına itiraz ettiği, takibin durduğu, davacının ise yasal 1 yıllık süre içerisinde takibin devamını sağlamak için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1695 sayılı takip dosyasından, takibin dayanağının davacı şirket tarafından davalıya kesilen 329.387,52 TL bedelli, örnekleri dosyada bulunan faturalara dayalı açık hesap alacağı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafın alacak talebinde bulunabilmesi için fatura içeriği hizmeti verdiğini, malı teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından sunulan sevk irsaliyeleri incelendiğinde; bir kısmında teslim alanın imzasının bulunduğu, bir kısmında ise imzanın bulunmadığı (imza varsada sevk irsaliyeleri fotokopi olduğundan imza olup olmadığı anlaşılamadığı) anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ticari defter kayıtlarıyla da mal teslimini ispatlaması mümkündür. Takibe konu yapılan faturaların davalı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olması da malların teslim edildiğini gösterecektir.
Her iki tarafın ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiş, davacı tarafın 2014-2015 yılı ticari defterlerinin lehine delil olarak kullanılabileceği, davacının düzenlediği faturalardan 18/03/2015 tarihli ve 13/03/2015 tarihli sevk irsaliyesi dışındaki diğer sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmında isim/imzaların bulunduğu, cari hesap hareketlerine göre davacının davalıdan 329.387,52 TL tutarında alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporundan da 2014 yılı ticari defterlerinin yasal olarak tutulduğu,
2015 yılı ticari defterlerinin yasal delil niteliğinde olmadığı, taraflar arasındaki alışverişin davalının resmi defterlerine davacı defterlerine uygun olarak işlendiği, 18/03/2015 tarihli faturanın davalı defterinde aynı miktarda kayıtlı olduğu ve defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 329.387,52 TL alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Böylece her iki tarafın birbirini doğrulayan ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın dava konusu yaptığı faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu şekilde mal tesliminin davacı tarafından ispatlanmış olduğu, davalının teslim aldığı malların bedelini ödediğine dair herhangi bir yazılı delil ibraz edemediği anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiş, alacak faturaya dayalı olup davalı tarafınca hesap edilebilir yani likit kabul edilmekle asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, 329.387,52 TL asıl alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa değişen oranlarda yasal avans faizi uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 22.500,46 TL harçtan peşin alınan 3.978,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.522,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.713,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça başlangıçta ödenen peşin harç 3.978,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 144,90 TL posta masrafı, 450,00 TL bilirkişi ücreti, 750,00 TL talimat masrafı olmak üzere toplam 1.344,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından sarf edilen bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar veirlmesine yer olmadığına,
8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
9-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2018
Başkan ... · Üye ... · Üye ... · Katip ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/776, K. 2018/135, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama