KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/852 Esas - 2018/613
- Esas no
- 2016/852 Esas
- Karar no
- 2018/613
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/10/2016
- Kararın yaz. tarih
- 24/09/2018
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin...Bankası ... şubesinde imza yetkilisi eleman olarak çalıştığı süreçte 03/10/2001 - 08/01/2003 tarihleri arasında hesap sahipleri hesaplarından belli bir miktar çekip, birkaç gün sonra yerine koymak şeklindeki yasaya aykırı davranışlar sebebi ile tutuklandığını, Samsun Başsavcılığının 13/08/2004 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığını, açılan kamu davacısının Samsun 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/199 esas sayılı dosyası ile rüyet olunup karara bağlandıktan sonra temyiz başvurusu ile Yargıtay aşamasında bozulduğunu, 2016/270 esas numarası aldığını, H.A.G.B kararı ile sonuçlandığını ve 08/06/2016 tarihinde kesinleştiğini,
ağır ceza mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemelerinde katılan-davalı bankanın müvekkilinin eyleminden kaynaklanan hiçbir zararının olmadığı-oluşmadığının çok net ve açık bir biçimde belirtilmiş olmasına rağmen davalı bankanın 8.559,00TL istismar kayıpları olduğu gerekçesi ile Samsun 2 İcra Müdürlüğünün 2005/296 Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin maaşına el konulduğunu belirterek, müvekkilinden haksız ve yasal olarak kesilip bankada alıkonulan 13.125,00TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili ile müvekkiline tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkili bankanın eski personeli olduğunu, çalıştığı sürede davacının zimmetine para geçirdiğini, bu sebeple müvekkili banka tarafından davacı hakkında soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucunda davacının zimmetine para geçirdiğinin sabit olduğunu ve davacının paraları iade ettiğini, Samsun 2 İcra Müdürlüğünün 2005/296 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçlunun takibi itiraz etmeyerek,
takibin kesinleştiğini, icra dosyasından borçlunun maaşına haciz koyulduğunu, kesinti yapılarak alacağın tahsil edildiğini, davacının zimmetine geçirdiği parayı daha sonra yatırsa dahi elinde kaldığı süre içinde faiz ödemesi gerektiğini belirterek, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan deliller, dellilerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Samsun 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/270 Esas sayılı dosyası celb edilmiştir.
... Bankası Genel Müdürlüğün'nün 18/01/2018 tarih ve 2176-107 sayılı yazısı ekinde davacının hizmet belgesi gönderilmiş olup davacının çalıştığı statüler bildirilmiştir.
Dava, davacının davalı banka hizmetinde çalıştığı sürede müşterilerin hesaplarında oynama yapmak suretiyle bankanın zararına sebebiyet verdiğinden bahisle davacıdan tahsil edilen bedelin iadesi istemli alacak talebidir.
Tüm dosya kapsamından; davacının, davalı bankada imza yetkilisi eleman olarak çalıştığı dönemlerde mudilerin hesaplarından para çekip bir kaç gün sonra geri ödemek şeklindeki yasaya aykırı işlemleri sebebiyle davalı bankanın zarara uğradığından bahisle davacıdan, Samsun 2. İcra Müdürlüğü'nün 2005/296 sayılı dosyası üzerinden tahsile edilen toplam 13.125,00-TL'nin, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/270-Karar sayılı dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporunda davacının işlemleri sebebiyle bankanın zararının bulunmadığının tespit edilmesi sebebiyle davalıdan iadesine karar verilmesi talebiyle bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki uyuşmazlık davacının mudilerin hesaplarından para çekip bir kaç gün sonra geri ödemek şeklindeki yasaya aykırı işlemleri sebebiyle davalı bankanın zarara uğrayıp uğramadığı ve bu doğrultuda davacıdan tahsil edilen paraların iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Davanın esası hakkında değerlendirme yapmadan önce dava şartlarının tam olup olmadığının irdelenmesi gerekmiştir.
4603 sayılı Kanunla davalı T.C. Ziraat Bankası 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamından çıkarılarak Kamu İktisadi Teşebbüsü niteliğini kaybetmiş, Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olarak etkinlik gösteren Anonim Şirket statüsünde, kamu sermayesi ile kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi haline dönüştürülmüştür.
4603 sayılı Yasa'nın 2/4. maddesi ile de "bankaların bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personeli hakkında aylık, özlük ve emeklilikleri yönünden tabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunacağı, bunlardan uygun görülenlerin istekleri halinde emeklilik statüleri ile devam etmek üzere özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılabilecekleri" düzenlenmiştir. Yasa'ya 3/5 maddesi olarak eklenen 5230 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde de "Bankalarda 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışanlarla bankalar arasında çıkacak ihtilaflarda iş mahkemelerinin görevli olduğu" öngörülmüştür.
Davalı bankadan davacının çalışmaları ve statüleri sorulmuş, 18/01/2018 havale tarihli yazı cevabında davacı ile 01/03/2012 tarihi itibarıyle sözleşme imzalanarak 4857 sayılı İş kanunu hükümlerine göre Özel hukuk hükümlerine tabi servis yetkilisi ünvanı ile sözleşmeli satatüde çalışılmaya devam edildiği, zimmet fiili nedeniyle 11/04/2003 tarihi itibarıyle görevden uzaklaştırıldığı bildirilmiştir.
Davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği ve bu dava ile iadesi istenen paraların taraflar arasındaki hizmet akdine dayalı tahsil edildiği, davacının iş akdinin devamı sırasındaki eylemlerinin iddia edilen zarara sebebiyet verdiği, eldeki davada da davalının, davacının eylemleri sebebiyle zarara uğrayıp uğramadığı belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerektiği, banka cevabına göre taraflar arasında 4857 sayılı İş kanunu hükümlerine tabi olacak şekilde iş akdinin düzenlendiği ve 4603 sayılı Yasa'nın 3/5 maddesine göre davaya bakmakta İş Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla (Y. 11.HD, 2016/12732-Esas, 2018/152-Karar sayılı kararı) HMK'nın 114. ve 115. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/852, K. 2018/613, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama