KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/432 Esas - 2018/17
- Esas no
- 2017/432 Esas
- Karar no
- 2018/17
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/05/2017
- Karar yaz. tar
- 11/01/2018
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;İcra dosyasında mevcut belgelerden de anlaşılacağı üzere alacaklı bankanın hesap kat etme tarihinin 6 Ekim 2016 olduğunu, banka icra takibini de bu tarihte kat ettiği borç miktarı olan 1.537.145,52 TL üzerinden yaptığını, ancak müvekkilinin borçlu iyiniyetli olduğundan, hesabın kat edilme tarihinden sonra da ekli belgelerden anlaşılacağı üzere 27.12.2016 tarihinde 100.000,00 TL ve 29.12.2016 tarihinde de 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL ödeme yaptığını, anapara miktarına ve yanlış olan anapara nedeni ile işletilmiş olan faiz miktarına itiraz ettiklerini,
takipte belirtilen temerrüt faizi oranına da itirazda bulunduklarını, dosyada bulunan kredi sözleşmelerinde temerrüt faizinin nasıl hesaplanacağının belirtildiğini, Sözleşmede “temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TC Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirleneceğini" belirtildiğini, bu nedenle alacaklı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği en yüksek akdi faiz oranına dair bildirimin icra dosyasına konulması ve temerrüt faizinin bu şekilde hesaplanması gerekeceğini,
dosyada belirtilen temerrüt faizinin nasıl hesaplandığının bu yüzden belirsiz olduğunu, İcra takibinde 60 adet çek yaprağı bedeli olarak belirtilen alacağın ise belirli bir alacak olmadığını, müvekkilinin bu çeklerin bir kısmını kullandığını ve vadesi gelmiş çeklerin tamamı ödendiğini, ayrıca henüz kullanmadığı çeklerin de kendisinde durduğunu, müvekkilinden henüz kullanmadığı çeklerin geri istenmeden, ayrıca kullanıp ödemiş olduğu çeklerin bedeli alacaktan düşülmeden üstünkörü bir takip bedeli belirtildiğini, bankanın aynı dikkatsizlik ve umursamazlık içinde olduğunu,
hesap kat tarihinden sonra yapılan 150.000,00 TL.lık ödemeyi hiç dikkate almamasında da görüldüğünü belirterek, taleplerinin kabulü ile, öncelikle takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takipte nakit alacak başlığı altında belirtilen ana para alacağının, yapmış oldukları ödeme nedeniyle 150.000 TL daha az borçlu olduklarının tespitine ve bu ödemenin nedeniyle takibin iptaline, takipte nakit alacak başlığı altında belirtilen faiz bakiyesinin, ana para alacağının yanlış olması nedeni ile iptaline, temerrüt faizi oranının nasıl belirleneceği kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmiş olmasına rağmen,
tenerrüt faiz oranınını nasıl bulunduğu anlaşılamadığından temerrüt faiz oranının ve belirtilen temerrüt faizi miktarının iptaline, işbu dava açılmadanö nce aynı nedenlerle 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/53 esas sayııl dosyada şikayet yoluna gittikleri halde yanlışlarını düzeltmeyen alacaklı bankanın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin alacaklı banka üzerinden bırakılmasına karar verilmesini Mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka aleyhine açılan davanın tamamen haksız ve yasal dayanaktan yoksun asılsız iddialara adyalı olarak açılmış olup, reddinin gerektiğini, davacı borçluya imzalanmış olduğu kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi koşullarına uymayarak borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, davacı borçlu bankaca keşide edilen hesap kat ihtarnamesi ve eki hesap özetine yasal süresi çerisinde itiraz etmediğini, itiraz etmediği gibi, ihtarname ile talep edilen nakit borcu ödemediğini,
gayrinakit borca ilişkin belgeleri bankalarına iade etmediğini yahut bedellerini bloke etmediğini, tazmin edilmesi nedeniyle nakde dönüşen gayrinakit krediden kaynaklanan borcu da ödemediğini,bunun üzerine müvekkili banka alacağının tahsili amacıyla icra takibe başlanıldığını, icra takibene başlanılması üzerine davacı tarafca aynı konuda icra mahkemesinezdinde yapılan şikayete ilişkin yagrılama neticesi şikayetin reddine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili banka aleyhine husurdaki haksız ve dayanaksız dava ikame edildiğini,
müvekkili bankanın ...Şubesi ile kredi borçlusu ve yanı zamanda ipotekli taşınmaz maliki olan davacı ... arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerine müsteniden borçluya kredi kullandırıldığını, müvekkili bankanın ... borçlu firmasının kredi işleyişi ile ilgili edemlerini yerine getirmemesi, ödemesi gereken borcunu tediye etmemiş olması, kredi koşallarına uymayarak borcun zamanında ödenmemesi yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle ....Noterliğinin 06/10/2016 tarih, ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kat edildiği bildirilerek nakit borcun ödenmesi,
gayrinakit borca ilişkin edemlerin ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda ihtarname keşide edildiğini, ancak söz konusu ihtara rağmen borcun ödenmediğini, gayrinakit kredilere ilişkin yükümlülük ve edimler yerine getirilmediğini, kşeide edilen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, müvekkili banka tarafındana alacağın tahsilini teminen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılması üzerine,
davacı borlu tarafından Samsun 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/53 esas sayılı dosyasından işbu davada ileri sürülen itiraz ve iddialarla ana para, faiz oranı ve miktarına itiraz sureti ile takibin iptali talebiyle şikayette bulunulduğunu, davacının işbu davadan önce Samsun 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/53 esas sayılı dosyasından yaptığı şikayet üzeirne mahkemece yapılan yargılama sonucunda haksız olduğu kanaati ile şikayetin reddine karar verildiğini, davacı borçlunun vekili aracılığıyla açmış olduğu huzurdaki davadaki itirazlarının aksine, keşide edilen hesap kat ihtarnamesi tutarı üzerinden icra takibi yapılmadığını,
nakde dönüşen/iade olunan çek yaprakları gözönüne alınarak ve hesap kat tarihinden itibaern yapılan tahsilatların Borçlar Kanununun 100.madde uyarınca borçlunun borçlarından mahsup edilmek sureti ile yasaya ve usule uygun olarak talepte bunulduğunu, bu nedenle hesap kat tarihinden sonra yapılan 150.000,00 TL ödemenin davacının borçlarından mahsup edilmediği yönündeki itirazlar maddi gerçeklere aykırı olup, söz konusu tahsilatın davacı borçlunun borçlarından mahsup edildiğinin banka kayıtları ile sabit olduğunu, borçlu firmanın gayrinakit risklere ilişkin iddia ve itirazları yerinde olmayıp,
çekten kaynaklanan gayrinakdi risklerin iadesine ilişkin kendisinden talepte bulunulmadığı yönündeki iddiasının da haksız ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu, davacı borçlunun temerrüt faiz oranına ve faize yönelik itirazlarının da yersiz olduğunu, uygulanacak temerrüt faiz oranı taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ile kararlaştırılmış olup, faiz oranı ve hesaplanan faiz tutarının taraflar arasında sözleşmelere, yasaya ve içtihatlara uygun olduğunu belirterek,
davanın reddine, yasaya ve usule aykırı kötüniyet tazminatı talebinin reddi ile davacının kötüniyetli itirazları nedeniyle davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı 09/01/2018 tarihli celsedeki imzalı beyanında; " vekilim istifa etti, haberim vardır, ben davadan feragat ediyorum, banka ile anlaştık, bankadan herhangi bir talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili 09/01/2018 tarihli celsedeki imzalı beyanında;"feragate bir diyeceğimiz yoktur, vekalet ücreti, yargılama gideri ve herhangi bir talebimiz yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tarafından davalı hakkında iş bu dava açılmış ise de, davacının 09/01/2018 tarihli celsedeki beyanı ile, banka ile anlaştıklarını, bankadan herhangi bir talebinin olmadığını, davadan feragat ettiğini bildirdiğinden ve davalı vekilinin de yine 09/01/2018 tarihli celsedeki beyanı ile, feragata bir diyeceğinin olmadığını, vekalet ücreti, yargılama gideri ve herhangi bir taleplerinin olmadığını bildirdiğinden, feragatın davaya son veren bağlayıcı taraf işlemi olduğundan feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
09/01/2018 Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/432, K. 2018/17, 9 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama