KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/509 Esas - 2018/80
- Esas no
- 2017/509 Esas
- Karar no
- 2018/80
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/06/2017
- Kararın yaz. tarih
- 26/02/2018
Karar Metni
1.277 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili 19/06/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin, müvekkili ile davalı arasında 06/02/2017 tarihli 2017/020 nolu ve ...nolu ve 06/03/2017 tarih ... nolu sözleşmelerin süresi içinde ifa edilmemesi gerekçesiyle sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesi talebi ile ... noterliğinin 11/05/2017 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi çekildiği, ihtarnameye cevap ve ihtar olarak ... noterliğinin 26/05/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi çekildiği,
müvekkili davalı ile aktedilen sözleşmeler uyarınca davalı yanca onaylanan en az 250 adet tasarım, sosyal medya tasarımları, 3 adet reklam filmi, 2 adet profesyonel özel gün videosu, asp.net mvc dilinin kullanıldığı tamamen özel bir yazılım olan e ticaret web sitesi hazırlandığı, davalı yan ve müvekkili arasında aktedilen sözleşmeye uygun şekilde müvekkili hizmetleri sunmuş davalı yan bu hizmetlerden istifade etmiş ancak server bedeli ödenmediği için müvekkili tarafından tasarlanan web sitesi kullanıma açılmadığı,
müvekkili ve teknik personel muhatabın işyerine gelerek server bedelinin ödenmesi gerektiğini ve teknik ayrıntıları izah ettiği, müvekkili ve çalışanı hakaret ve şiddetle karşılanmış olup bu hususla ilgili suç duyurunda bulunulduğu,
davalının müvekkiline hizmet bedellerini ödemediği gibi sözleşme bedelini de ödemeyerek sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili alacağından yoksun bırakarak zarara uğrattığı, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL alacağının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili 14/07/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacının tacir sıfatının bulunmadığını bu nedenle görev itirazlarının olduğunu, müvekkilinin 06/02/2017 ve 06/03/2017 tarihli akdedilen sözleşme ve ekleri ile davacı ... arasında " ... " isimli internet üzerinden satış yapılan internet sitesinin yapımı ve teslimi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin 06/02/2017 sözleşem tarihinden başlayarak bir kısım elden bir kısımda ... hesabı üzerinden karşı tarafın isteği üzerine davalının cep telefonu numarasına göndemek suretiyle toplam 2.100,00 TL lik ödemeyi yaptığını,
davacının kendisi tarafından ifası gereken işin süresinin geçmiş olmasına rağmen ve de davalı tarafça edimini ifaya davet ve ihtar edilmesine rağmen edimini ifa etmediği, davalının mağduriyetine yol açtığı, tek taraflı olarak 18/05/2017 tarihinde noter ihtarı ile sözleşmeyi feshettiği, davaya konu işin 15 gün içerisinde tamamlanıp teslim edileceği davacı tarafından söylenmiş ise de sözleşme tarihi olan 06/02/2017 tarihinin üzerinden geçen onca zamana rağmen işin tamamlanmadığı ve teslim edilmediği savunmuştur.
DELİLLER
Taraf beyanları, sözleşme sureti ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Uyuşmazlık, davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve belirlenecek niteliğine göre davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi mi Asliye Ticaret Mahkemesi mi olduğu, sonrasında ise taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğüne, 19 Mayıs Vergi Dairesi'ne, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Gaziler Vergi Dairesi'ne, müzekkere yazılmış, cevabi yazılarla, davacı ... ve davalı ...'nün Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının olmadığı, davacı ...'ın 28/02/2017 kayıt tarih ve ... esnaf sicil numarası ile reklam ajanslarının faaliyetinin, davalı ...'ın 07/12/2016 kayıt tarihi ve ... esnaf sicil numarası ile ev tekstil ürünlüri imalatı ve ticareti olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odasında üyeliklerinin devam ettiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'nda yeterli görülmüştür.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Eldeki dava Ticaret Kanununda ve özel kanunlarda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından iş bu davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Davacı ve davalı tacir olmadığından ve davaya konu uyuşmazlık mutlak ticari davalardan da olmadığından davaya bakma görevi mahkememize değil genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. İş bu sebeplerle davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İş bu dosya ile ilgili 01/02/2018 tarihinde karar verildiği HMK nın 294 /4 maddesi gereği kararın 1 ay içinde yazılması gerektiği ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunca 16/02/2018 tarihinde, karar veren hakim ( ... ) ...'in açığa alınması nedeniyle gerekçeli kararın kararı veren hakim tarafından yazılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 299.
Maddesindeki " Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan, hâkim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar.
Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." hüküm gereğince yetkilendirilen hakim ( ... ) ... tarafından tefhim edilen hükme uygun gerekçe yazılması gerekmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/509, K. 2018/80, 1 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama