KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/591 Esas - 2018/512
- Esas no
- 2017/591
- Karar no
- 2018/512
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 24/12/2015
- Karar yazım t.
- 10/07/2018
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmek bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 24/12/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; 12/10/2015 tarihli irsaliyeli fatura ile 7 adet erkek kol saatinin dava dışı ...'a gönderilmesi için davalı kargo şirketine teslim edildiğini, gönderinin karşı tarafa ulaşmayınca yapılan şifai görüşmelerde gönderinin kargo şirketinde bulunamadığını, 06/11/2015 tarihinde davalıya çektikleri ihtarnameye rağmen halen zararlarının karşılanmadığını, ...'ın da zararının karşılanması için davalıya başvurduğunu, sonrasında kendilerinin başvurusunu öğrenince kendilerinin lehine geri çektiğini, bu nedenle dava açma gereğinin hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.800,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği anlaşılmış ancak dilekçeye cevap vermediği görülmüştür.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde ihtarname örneğini, ambar tesellüm fişi örneğini, irsaliyeli fatura örneğini ibraz etmiş, 22/02/2017 tarihli dilekçesi ile davacı şirkete ait fatura dip kocanı ile ...'ın 21/11/2015 tarihli davalı şirkete yazmış olduğu dilekçe örneğini ibraz etmiştir.
Mahkememizin 2015/1091 Esas 2017/466 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından İstinaf yasa yoluna götürülmüş, Samsun BAM 3. HD'nin 2017/519 Esas 2017/521 Karar sayılı ilamıyla ve özetle, "... tazminata hükemedilmesi doğru ise de TTK'nun 880 vd maddelerinde düzenlenen tazminata esas alınacak değer yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın saatlerin fatura bedeli üzerinden tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiştir.
Davacı vekili 07/12/2017 tarihli dilekçesi ile dava konusu yapılan saatlerin ağırlıklarını bildirmiş, saatlerin 12/10/2015 tarihindeki değerlerinin tespiti için 05/02/2018 tarihli rapor alınmış, raporda saatlerin bedeli 4.920,60 TL olarak tespit edilmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi ibraz etmiştir.
TTK'nun 880/2 maddesi gereği tazminat miktarının sınırının tespiti yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 21/06/2018 tarihli rapor ibraz edilmiş, rapora karşı davacı vekili duruşmada sözlü beyanda bulunmuş, davalı tarafın herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davacının kuyumcu olduğu alıcısı ... olan gönderiyi 12/10/2015 tarihinde davalı şirket ...şubesine teslim ettiği, gönderinin ulaşmaması üzerine yapılan araştırmada kaybolduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine davacının zararın tazmini sebebiyle iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın beyanlarından gönderinin 7 adet saat olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından sunulan 12/10/2015 tarihli irsaliyeli faturada da toplam bedeli 5.800,00 TL olan 7 adet saat olduğu anlaşılmakta ise de kargo ambar tesellüm fişinde saat ibaresi geçmiş, adedi gösterilmemiştir.
TTK 875. maddesine göre taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyandan, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğundan kurtulmasının şartları ise aynı yasanın 876. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ziya, hasar veya gecikme taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluktan kurtulur.
Dosya kapsamından, davacının gönderiyi davalıya teslim ettiği ancak davalının sorumluluğundayken yani teslim edilmeden kargoda ziya uğradığı ve davacının zararının oluştuğu sabittir. Uyuşmazlık ise davalıya teslim edilen saatlerin sayısı ve ödenmesi gereken tazminat miktarında toplanmaktadır. TTK'nun 880. maddesine göre taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyandan dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Aynı yasanın 882. maddesine göre ise gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı halinde 880 ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kg için 8,33 çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Mahkememizce TTK 880 madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 7 adet saatin kargoda kaybolduğu varsayılarak bedeli 4.920,60 TL olarak belirlenmiştir. Ancak TTK 882 maddesi gereği sorumluluğun sınırı kapsamında yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekmiş, 21/06/2018 tarihinde rapor alınmıştır. Alınan bu raporda saatlerin davacı vekilinin bildirdiği ağırlıklarına göre ve 1 adet yahut 7 adet alınması ihtimaline göre seçenekli hesaplama yapılmıştır.
Davacı taraf, saatlerin adedini 7 olarak göstermiş ise de ambar tesellüm fişinde sayı bulunmamaktadır. Bu durumda her ne kadar saatlerin sayısını davacı ispat edememiş ise de TTK 882. maddesinde geçen "gönderinin net olmayan ağırlığı" ibaresine göre davada ziya uğrayan saatlerin sayısı buna bağlı olarak ağırlığı net olmadığından davacının bildirdiği 7 saatin ağırlığı olan 882 gr'a göre sorumluluğunun sınırının belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
21/06/2018 tarihli bilirkişi raporu TTK 882. maddesine göre düzenlenmiş ise de hesap yöntemi eksik olmakla hesaplama mahkememizce resen yapılmıştır. Buna göre ziya uğrayan saatlerin toplam ağırlığı 882 gr kabul edilmiş, teslim edildiği 12/10/2015 tarihindeki özel çekme hakkının karşılığının 4,1324 olduğu anlaşılmakla sorumluluğun sınırı 30,36 TL olarak (8,33 * 4,1324 * 882gr / 1000 = 30,36 TL) olarak bulunmuş, TTK 882 maddeye göre bu miktar geçilemeyeceğinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-30,36 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 99,05 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 63,15 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
5-Davacı tarafça başlangıçta ödenen peşin harç 35,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
6-Davacı tarafça yapılan 154,00 TL posta masrafı ve 550,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 704,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 3,69 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına.
7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
8-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.
Dair, karar taraf vekillerinin yüzünde davalı yönünden kesin davacı yönünden İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/591, K. 2018/512, 6 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama