KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mart 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/850 Esas - 2018/243
- Esas no
- 2017/850
- Karar no
- 2018/243
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava ihbar o.
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 17/03/2015
- Karar yazım t.
- 05/04/2018
Karar Metni
1.516 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 16/03/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle;davacı şirket ile davalı arasında imzalanan abonelik sözleşmesi gereği davacı şirketin ... abone nolu abone olduğunu, Yargıtay ilamı ve kanun maddeleri gereği müvekkil şirketten haksız ve hukuksuz uygulamalar neticesinde tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli, iletişim sistemleri bedeli vs adlar altında hizmet karşılığı olmayan bedellerin tespiti ve iadesi amacıyla dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek belirsiz alacak davalarının kabulü ile,
talep ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00 TL'nin kesintinin yapılmaya başlandığı tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 14/04/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle;öncelikle usule ilişkin itirazlarının olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, iş bu davada iadesi talep edilen bedellerin EPDK uygulama ve mevzuatına dayanmakta olduğunu, talebe konu işlemin iptal kararı da niteliği gereği idari yargının yetki alanına girdiğini, taraflar arasında sözleşme düzenlendiğini, davacının kabul ettiğini, bu bedellerin tahsilinin yasal bir yükümlülük olduğunu, davaya dayanak gösterilen kararlarda belirtilenin aksine şeffaflık ilkesinin ihlalinden söz etmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama ve vekalet masrafının davacıya yükletilmesini savunduğu dolayısıyla tarafların bu hususlarda anlaşamadıklarını savunmuştur.
Davacı vekili 27/04/2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;davalının cevap dilekçesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, haksız ve gerekçeklere aykırı olduğunu, davalının beyanlarının süresinde olmadığını beyanla dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı vekili 18/05/2015 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle;davacının iadesini talep ettiği bedellerin davalı müvekkil şirketin bir işlemi olmadığını, perakende satış tarifesi adı altında EPDK tarafından belirlenip yine EDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren düzenleyici nitelikteki idari işlem sonucu tüketiciden tahsil edildiğini 29/01/2015 tarihinde EPDK ile bazı kunanlarda değişiklik yapılması ön gören tasarının geçici 19. Madde hükmü ile kayıp kaçak konusunda bugüne kadar açılan davalar sonucunda yapılan ödemeler ile mahkeme masraflarının,
bundan sonraki dönemlerde hazırlanacak yeni faturalara eklenerek tüm tüketicilerden tahsil edilmesinin önünün açıldığını, iş bu davanın konusuz kalacağının izahtan vareste olduğunu beyanla müvekkilinin her türlü dava, takip ve şikayet hakkı saklı kalmak kaydıyla davacının hukuka aykırı ve mesnetsiz davasının müvekkil şirket yönünden reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ...vekili 19/11/2015 tarihli ihbara karşı beyan dilekçesinde özetle;ihbarı kabul etmediklerini, davanın kayıp-kaçak ve perakende satış hizmet bedellerini bir tarife unsuru ile genel düzenleyici idari işlem şeklinde kurul kararıyla belirleyen ve düzenleyen kurum olan ... Başkanlığı'na ihbar edilmesi gerektiğini, dava konusu yapılan ve iadesi talep edilen bedellerin fatura unsurlarının kurumun düzenleme yapma yetkisine dayanarak belirlendiği ve kurul kararıyla uygulanan bedeller olduğunu, on yıllık fatura bedellerini gösterir dökümün celbi yönündeki talebinin yasal dayanağının olmadığını, şirketleri açısından bağlayıcılığının olmadığını bu yöndeki talebin reddinin gerektiğini beyanla davalının ihbarının reddiyle davanın ...'ya ihbarını, davanın esastan reddini talep etmiştir.
Dosya 2015/259 Esas 2016/468 sayısı ile 12/05/2016 tarihinde karar çıkmış, Yargıtay 3. HD'nin 2017/9906 Esas 2017/11846 Karar sayılı ile bozularak mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt olmuştur.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde 26/02/2015 tarihli talep dilekçe sureti, ...cevap sureti ve örnek yargı kararları, cevaba cevap dilekçesi ekinde fatura suretleri ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde 01/07/2014 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi sureti ile 08/04/2016 tarihli dilekçesi ekinde örnek yargı kararları ibraz etmiş, ihbar olunan vekili ihbar dilekçesi ekinde örnek yargı kararları ibraz etmiştir.
Davalı taraftan davalı ile davacının imzalamış olduğu abonelik sözleşmesi ve bu çerçevede kesinlen fatura, makbuz örnekleri celp edilmiştir.
Mali müşavir, elektrik mühendisi ve hesap bilirkişinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden 21/10/2010 tarihli rapor alınmış, taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi ibraz etmiştir. Aynı bilirkişi heyetinden 01/04/2016 tarihli ek rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 20/04/2016 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı EPDK Kanunun 17/10 maddesi kapsamında 05/03/2018 tarihli ek rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi ibraz etmiştir.
Dava, kayıp-kaçak vs. bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Tüm dosya kapsamından, davacı şirketin ... numaraları ile davalının elektrik abonesi olduğu, davalının haksız olarak kayıp-kaçak adı altında ücret tahakkuk ettirdiğini beyanla, geriye dönük haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettiği kayıp-kaçak bedelini davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkiş raporu doğrultusunda mahkememizin 2015/259 Esas 2016/468 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 3. HD'nin 13/09/2017 tarihli ilamıyla "... karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okumu,
perakende satış hizmeti ve iletim bedelleriyle ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalılarda geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17, geçici 19 ile 20. maddelerinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartaşılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden" bahisle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuş, önceki bilirkişi heyetinde bulunan ...'dan bozma ilamı doğrultusunda alınan 05/03/2018 tarihli ek raporda TRT fon payı kesintisinin 3093 sayılı yasanın 4/c maddesine göre yapılmış olması karşısında haksız alındığından bahsedilemeyeceği, davalıya gönderilen faturalardaki fiyatlandırmanın EPDK'nun belirlediği tarifeye uygun olduğu buna göre davacının davalıdan alacağının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava tarihinden sonra 04/06/2016 tarihinde kabul edilen 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 6446 sayılı yasada bir takım değişiklikler yapılmıştır.
6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre EPDK kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükmü uygulanacaktır.
6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile değişik, 6446 sayılı kanunun 17/10. maddesine göre de Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.
Yürürlükteki 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple davacı vekilinin 04/01/2018 tarihli beyan ve talep dilekçesi ile bozma ilamı nazara alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup, bilirkişi tarafından yapılması gereken iş ise, 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği davalı kurum tarafından yapılan tahakkukların EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdı olacaktır. Yine 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir.
Mahkememizce alınan 05/03/2018 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda 6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği devam eden dosyalarda 17. madde hükmünün uygulanmasının gerektiği buna göre yalnızca yerindelik denetimi yapılabileceği, içerik denetimi yapılamayacağı, TRT fon payı kesintisinin 3093 sayılı yasanın 4/c maddesi gereğince yapılması sebebiyle haksız alındığından bahsedilemeyeceği, faturalardaki fiyatlandırmanın EPDK'nun onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu,
bu sebeple davacının davalıdan dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim, kayıp kaçak, KDV ve TRT payı bedel alacağının olmadığı bildirilmiştir. Böylece yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri gereği davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 3. HD'nin 08/02/2017 tarih 2016/16610 Esas 2017/1011 Karar sayılı örnek ilamı) esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nun 331/1 fıkrasında davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilmesi ve davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespiti ve tutumuyla dava açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu olayda ise 6719 sayılı yasa dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olup, dava tarihindeki mevcut mevzuat hükümleri ile gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen kararlar ve gerekse Yargıtay 3. H.D. tarafından verilen kararlarda kayıp-kaçak bedelinin istenmesi mümkün olduğundan davacı taraf iş bu davayı açmakla haklıdır.
Bu nedenle davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş, (Yargıtay 3. HD'nin 08/02/2017 tarihli örnek ilamı) davada mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla, davalının yargı yolu itirazı, husumet itirazı yerinde görülmemiş, kararın niteliğn göre diğer savunmlarınında incelenmesi gerekmemiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin ve ıslahta alınan 285,37 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 249,47 TL harcın talep halinde davacıya iadesine.
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine
4.Kararın niteliği gereği davacının yatırması gereken ve başlangıçta yatırılan ile mahsup edilen harç miktarı nazara alınarak davacının yaptığı yargılama gideri olarak gözüken 65,10 TL toplam peşin ve ıslah harcı olmak üzere, 175,00 TL posta gideri, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.440,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
6.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/850, K. 2018/243, 30 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama