KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/921 Esas - 2018/268
- Esas no
- 2017/921
- Karar no
- 2018/268
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/07/2014
- Kararın yazıldığı tarih
- 16/04/2018
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirket ile ticari ilişkiye girmediğini ancak sonuç olarak borcunu ödemediğini, davacı alacaklının tüm istemlerine karşın davalı borçlunun hep zaman kazanma yoluna gittiğini kötü niyetli olarak alacaklı davacıyı mağdur ettiğini, davacı alacaklının alacağının tahsili için Samsun 7 İcra Müdürlüğünün 2013/9260 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu,
ayrıca borçlu davalının her ne kadar borca itiraz etmişse de takibin dayanağı olana faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmemek kaydı ile faturaların münderecatını da kabul etmiş sayılacağını, davalı tarafın müvekkiline bir borcu olmadığını ve bu durumu yanında çalışan hamallar ve nakliyatçlıarın da çalışan şoförler vasıtası ile ispatlayacağını beyan ettiğini, bu duruma kesinlikle muvafakat etmediklerini belirterek,
açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun icra takibine yatığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden işleyecek faizi ile ödemeye ve takip konusu alacağın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; söz konusu olayda karşı tarafın icra takibini yetkisiz yerde açtığını ve davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, açılan davanın tamamen kötü niyetli olup, bu davanın ticari ahlakla bağdaşan bir yönü bulunmadığını, davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği 18/01/2012 tarihli faturayı daha önce kendisine gönderildiğni ve süresi içinde de ticari defterlerinde kullanıldığını, 18/01/2014 tarihli bir faturanın aradan uzun bir zaman geçtikten sonra işleme konulmasının ise kötü niyetli olduğunun açıkça ıspatı olduğunu,
davacı tarafın yaptıkları anlaşmaya göre kendisine gönderilen kömürlerin cinsi olarak portakal olarak anlaştıklarını ancak daha sonra gönderilen kömürleri ise tamamen anlaşmalarının dışında kalan kötü cinsin elenmediğni, tüvelen kömürü denilen 3. sınıf kömür ve toz gönderildiğini, bu durumun zaten tarafına kestikleri faturalardan da anlaşılacağını, söz konusu kömürlerin şahsının ve firmanın ticari itirazını düşürdüğünü ve tüketicilerin gözünde kötü ürün satışı yapan tüccar olarak lanse edilmesine neden olduğunu,
davacı tarafın her ne kadar tanık dinletmeye vuvafakat etmeyeceklerini ifade etse de söz konusu durumların ortaya çıkması için tanık dinletilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER
1-Samsun 7.İcra müdürlüğünün 2013/9260 Esas sayılı İcra Dosyası İncelendiğinde; Alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, borç miktarının 14.917,66 TL olduğu, borcun dayanağının 18/01/2012 tarihli ... fatura nolu, 14.617,66 TL bedelli bir adet fatura olduğu, borclunun takibe itiraz ettiği takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Talimat Mahkemesinden aldırılan 04/04/2016 tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde.
Davacı tarafından 2011 ve 2012 yılları içerisinde davalıya 261,96 ton kömür teslim edildiği, kömür teslimi ile ilgili sevk irsaliyelerinde imzalarının bulunduğu, sevk irsalileyeleri karşılığında davacı tarafından 1 adet fatura düzenlendiği, faturaların toplam 150.637,54 TL bedelinde olduğu, tüm faturaların defterinde kayıtlı olduğu, yasal defterdeki kayıtlı faturaların toplamının ise 150.637,59 TL olduğunun tespit edildiği, davacının yasal kayıtlarına göre davalıdan teslim edilen 150.637,54 TL lik kömür karşılığında 137.400,00 TL tahsil edildiğinin tespit edildiği,
davalının 28/08/2014 tarihli dilekçesinde ki 24.10.2011 tarihli 12.000,00 TL lik ödeeye ait belge dosya kapsamında ve davacının kayıtlarında bulunmadığının tespit edildiği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 13.237,54 TL alacağının bulunduğu takip talebinde talep tarihi itibariyle belirtildiği görülmüştür.
3-Talimat Mahkemesinden aldırılan 10/05/2017 Tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde.
Davacı tarafından davalıya 2011/2012 yılları aralığında toplam 150.637,54 TL fatura düzenlenmiş olup davalının banka ödemelerine göre 137.400,00 TL ödeme yapıldığı, borç bakiyesinin 13.237,54 TL olduğu, 18/01/2012 tarihli fatura için 18/02/2012 tarihinden 05/12/2013 takip tarihine kadar 3.724,74 davacının faiz alacağının bulunduğu, davacı tarafından 2011-2012 yılları aralığında davalıya toplam 261,96 ton kömür teslimi yapıldığı ve bu kömür teslimlerinden dolayı 10 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların toplam bedelinin 150.637,54 TL olduğu, davalının davacıya 27/10/2011 tarihinden 13/04/2012 tarihine kadar 137.400,00 TL ödeme yapıldığı,
davalının 2011,2012,2013 yılları ait yevmiye defterlerinden davacıya 142.163,90 TLlik ödemenin 8.000,00 TL olan bankadan ödeme zorunluluğuna uyulmadan yapıldığının tespit edildiği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 13.237,54 TL alacağının bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 2014/746 Esas, 2017/746 Karar sayılı dosyasında 17/07/2017 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de davacı vekilinin yetkisizlik kararına itirazı üzerine dosya İstinafa gönderilerek 3.HD 2017/901 Esas, 2017/899 Karar sayılı ilamı ile ..." davalının yetki itirazında bulunurken, yetkili icra dairesinin ve yetkili mahkemeyi açıkça göstermesi gerekirken, yetkili mahkemeyi ve icra dairesini göstermemiş olması nedeniyle yetki itirazının usülüne uygun olarak yapılmadığı,
bu nedenle mahkemece yetki itirazının usülüne uygun olarak yapılmamış olması nedeniyle, davalının yetki itirazını dikkate almadan veya yetki itirazını red ederek işin esasına girmesi gerekirken yetkisizlik kararı vermekle yanılgıya düştüğü, bu nedenle davacının istinaf talebinin kabülü ile yerel mahkemece verilen yetkisizlik kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verilerek mahkememizin 2014/1073 Esas, 2017/746 Karar sayılı 17/07/2017 tarihli kararı kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiş ve iş bu esasına kaydı yapılmıştır.
Somut olayda; Davalı ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı yanın davacıya olan borcunu ödememesi üzerine Samsun 7.İcra Müdürlüğü'nün 2013/9260 esas sayılı icra takip dosyası ile davalı hakkında faturaya dayalı alacak için icra takibine geçildiği, davalı taraf söz konusu borca süresinde itiraz ettiğinden takibin durduğu; davacı tarafın da Samsun 7.İcra Müdürlüğü'nün 2013/9260 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine karşı borçlu tarafça yöneltilen itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin mahkememizde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Dava faturaya dayalı yapılan takibe itiraz olup davalının faturadaki borcu kabul etmediği görülmüştür. Bu durumda davacı takibe konu faturadaki ürünleri davacıya teslim ettiğini ispat etmek durumunda olup bu amaçla tarafların 2011 ve 2012 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacı ve davalı defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporları incelendiğinde; taraf ticari defterlerinin kanuni delil sıfatına haiz oldukları kanuna uygun tutuldukları, takibe konu 18/01/2012 tarihli 790910 nolu 14.617,66 TL bedelli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 13.237,54 TL alacaklı gözüktüğünün belirtildiği görülmüştür.
Bu anlamda mahkememizce benimsenen 04/04/2016 tarihli ve 10/05/2017 tarihli bilirkişi raporları, davacının icra dosyasındaki talebi ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının takibe konu faturadaki ürünleri davalıya teslim ettiği buna karşılık davalının bu faturadaki ürünlere karşılık davacıya ödeme yaptığına dair dosyaya kesin bir delil sunmadığı görülmekle davacının talebinin kısmen kabulü ile Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2013/9260 esas sayılı dosyasındaki takibin 13.237,54 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği anlaşılmakla asıl alacak olan 13.237,54 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/921, K. 2018/268, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama