İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/2205 K.2026/293

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/05/2024 tarih ve 2023/352 Esas - 2024/465 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme…

Esas2024/2205Karar2026/293Tarih17 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.182 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Şubat 2026
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/2205 - 2026/293
Dosya no
2024/2205
Karar no
2026/293
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/05/2024
Numarası
2023/352 Esas 2024/465 Karar
Davacı
... İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ
Vekili
Av.
Davalı
... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Vekili
Av.
Davanın konusu
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
17/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.182 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/05/2024 tarih ve 2023/352 Esas - 2024/465 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı tarafından davacı aleyhine, ... Mahallesi, ...

Sokak, No:31 ... adresindeki davacı şirket adına kayıtlı olan 13/08/2010 tarih ve ... numaralı iş yerine ilişkin, abonelikten kaynaklı olarak 07/02/2023 tarih ve ... sayılı yazıyla, Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca su katılım ve kanal katılım ücreti adı altında 266.450,41-TL tutarında borç tahakkuk ettirildiğini, ve bu tutarın 06/03/2023 tarihine kadar ödenmesi gerektiği belirtildiğini, hem icra tehdidiyle karşı karşıya kalmamak, hem de aboneliğinin iptal edilmesine sebebiyet vermemek adına davacı, tahakkuka konu tutarı 06/03/2023 tarihinde ihtirazı kayıtla ödemiş olduğunu, dava konusu borç, ...

Mahallesi, ... Sokak, No:31 ... adresine ilişkin olarak tahakkuk ettirildiğini, davacı, borca konu ... Mahallesi, ...

Sokak, No:31 ... adresindeki taşınmazın maliki olmadığını, 3996 sayılı Kanun kapsamında işleticisi olduğunu, söz konusu taşınmazın işletme hakkı, yap-işlet-devret yöntemiyle 49 yıllığına davacıya verildiğini, anılan taşınmaz yat limanı olup, davacı Milli Emlak ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında faaliyette bulunduğunu, dolayısıyla, hem Kanalizasyon Harcamaları Katılma Payının hem de, Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Payının sorumlusunun, gayrimenkullerin malikleri olduğunu;

davacının söz konusu yat limanının maliki olmadığı hususları dikkate alındığında, davacıya anılan borcun tahakkuk ettirilmesinde hukuken olanak bulunmadığını, söz konusu taşınmazın davacı şirket tarafından işletildiği sürede, davalı idarece, borç tahakkukuna sebep olacak ilk defa bir hizmet sunulmadığını, dolayısıyla davacı şirket katılım payı sorumlusu olan ilk malik sıfatına da sahip olmadığını, söz konusu tutar fahiş oranda yüksek olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı şirket tarafından davalıya ihtirazı kayıtla ödenen 266.450,41-TL'nin,

ödeme tarihinden (06/03/2023) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.

Davacı tarafça iş bu dosyadan hem idareye ödedikleri bedelin istirdatı ile davalı idareye borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olduğunu, davacı tarafça, kendi adına tutulan tutanak bedeli ile kullandıkları suyun bedeli ödenmiş olduğunu, bu nedenle idareden bu bedelin istirdatını talep etmeleri yasaya aykırı olduğunu, davalı idare, davacı ile mülk arasındaki sözleşmede taraf olmadığını, bu nedenle davacının ödediği bedellerin davalı idareden talep edilmesi yasal olmadığını, var ise bir hakkı, diğer davalıdan rücuen talep edilmesi gerektiğini, istirdat talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının, katılım payı bedeline, tahakkuka,

tahakkuk zamanı ve dönemi ve yöntemine bir itirazı var ise bunu değerlendirecek olan mahkeme Vergi Mahkemesi olduğunu, davacının yaptığı ödemeyi de tarafından değil, asıl muhatabı mülk sahibinden talep edebileceğini, mülk sahibi ile arasındaki ilişki olduğunu, , davalı idareyi bağlamadığını, davacı, bedelleri kendileri ödediğini beyan ettiğinden davanın davalı idare yönünden hem husumet hem de esastan reddi gerektiğini, ödemeyi davalı idareden değil, mülk sahibi ile aralarında imzaladıkları sözleşme hükümleri doğrultusunda ondan talep etmesi gerektiğini, zira davalı idare bu sözleşmede taraf olmadığını,

davacının emsal olarak sunduğu yüksek mahkeme kararları da, uyuşmazlık konusu iş bu dava dosyasına emsal nitelikte olmadığını, yargı yolu itirazını ve husumet itirazını tekrarla, davanın reddini, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, davalı idare aleyhine açılan davanın hem usulden hem de esastan reddi ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece"....Somut olayda, dosyada bulunan tapu kaydına göre davacının tapu maliki olmadığı, davacının kiracı olduğunu beyan ettiği, o halde malik olmayan davacıdan kanalizasyon harcamalarına katılım payı ile su tesisleri harcamalarına katılım payını tahsil imkanı bulmadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. " şeklindedir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle; davalı kurum tarafından davacı adına Belediye Gelirleri Kanunu 87 ve 88 maddeleri uyarınca kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma payı kapsamında 266.450,41 TL ücret tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından bu ücretin 06.03.2023 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödendiği ve ödenen bedelin iadesi istemli eldeki davanın açıldığı, borç tahakkuk adresinin davacının iş yeri adresi olan ... mah. ... sokak NO:31 ... adresi olduğu,

davacı beyanı ve davalı kurumdan gelen müzekkere cevaplarından davacının ilgili adreste Milli Emlak ile 25.06.2009 tarihinde imzaladığı kullanma izni sözleşmesi ile faaliyette bulunmaya başladığının anlaşıldığı, kanalizasyon ve su tesisinin sözleşmeden sonra ilgili adrese tesis edildiği fakat davacının ilgili adreste taşınmaz maliki olmayıp kullanım hakkı sahibi sıfatının bulunduğu,

tahakkuka esas ilgili kanun maddeleri ve emsal Yargıtay ilamları dikkate alındığında tesisin yapılması veya ıslah edilmesi neticesinde katılma payı ücretlerinin yalnızca malik olana yansıtılabileceği, davacının ise malik olmaması nedeniyle tahakkuk bedelinden sorumlu olmayacağı nazara alınarak ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davanın KABULÜNE, davacı adına kayıtlı ... iş yeri aboneliğine ilişkin tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından ödenen 266.450,41 TL alacağın ödeme tarihi olan 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ...." karar verilmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, müvekkili idarenin yasa ve yönetmelik çerçevesinde işlem tesis ettiğini, davacının katılım payı bedeline, tahakkuka, tahakkuk zamanı ve dönemi ile yöntemine itirazı var ise bunu değerlendirecek mahkemenin Vergi Mahkemesi olduğunu, davacının yaptığı ödemeyi müvekkili idareden değil, asıl muhatabı mülk sahibinden talep etmesi gerektiğini, bunun mülk sahibi ile arasındaki ilişki olduğunu ve müvekkil idareyi bağlamadığını,

davacının bedelleri kendileri ödediğini beyan ettiğinden davanın müvekkil idare yönünden hem husumet hem de esastan reddi gerektiğini, müvekkil idarenin mülk sahibi ile davacı arasındaki sözleşmede taraf olmadığını, bu nedenle davacının ödediği bedellerin müvekkil idareden talep edilmesinin yasal olmadığını, var ise bir hakkı, diğer davalıdan rücuen talep edilmesi gerektiğini, istirdat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dosyada usule uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda da ...

İşletmeleri A.Ş. ile ... Defterdarlığı (Milli Emlak) arasında imzalanan Kullanma İzni Sözleşmesinin Giderler başlıklı 9. maddesinde, tesislerin kullanımıyla ilgili her türlü vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin izin sahibince karşılanacağının hüküm altına alındığını, bu nedenle dava konusu kanalizasyon katılma payı ve su tesisleri katılma payının Davacı ...

İşletmeleri A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiği şeklinde tespit bulunduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı kurum tarafından davacı adına su katılım ve kanal katılım ücreti adı altında tahakkuk ettirilmesi nedeniyle davacı tarafından ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.

İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece iddia/ savunma, dosya kapsımında yer alan belge ve deliller ışığında 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış, yapılan yargılama sonucunda, " Davanın KABULÜNE, davacı adına kayıtlı ... iş yeri aboneliğine ilişkin tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından ödenen 266.450,41 TL alacağın ödeme tarihi olan 06/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

01.07.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda uyuşmazlık ile ilgili düzenlemeler aynen şu şekildedir:“ Kanalizasyon harcamalarına katılma payı: Madde 87 – Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı alınır:

a) Yeni kanalizasyon tesisi yapılması,

b) Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi.

İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller, hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında o yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.

Su tesisleri harcamalarına katılma payı: Madde 88 – Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce beldede aşağıdaki şekillerde su tesisleri yapılması halinde, dağıtımın yapıldığı saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden, Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Payı alınır:

a) Yeni içme suyu şebeke tesisleri yapılması,

b) Mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslahı.

Birden fazla yol kenarında bulunan gayrimenkullere ait payın hesabında, bunların yalnız suya bağlandıkları yol üzerindeki uzunlukları esas alınır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3-1033 esas 2019/1190 karar sayılı ilamı"..........2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre değerlendirme yapılması, buna göre davacının şebeke veya kanalizasyon hattının tamamlanarak hizmete sunulduğu yahut mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslah edildiği 29.07.1998 tarihi itibari ile dava konusu taşınmazdan yararlanan malik durumunda olmaması, diğer bir ifade ile davacının dava konusu taşınmaza hizmetlerin sunulduğu tarihten daha sonraki bir tarihte malik olarak abonelik talebinde bulunması nedeni ile davalının davacıdan kanal katılım bedeli talep edemeyeceğinin kabulü gerekir." şeklindedir.

Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 05/11/2018 tarih 2018/5157 Esas-10791 Karar sayılı ilamında özetle;

"02.12.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin 5.fıkrası “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir” hükmünü içermektedir.

Aynı Yasanın 45. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununa eklenen geçici 4. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda bulunan dosyalar, kararına direnilen daireye gönderilir.”, 4. fıkrasında ise “ Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.” hükmü getirilmiştir.

Anılan Yasa maddeleri gereğince, yerel mahkemece verilen direnme kararına yönelik olarak Dairemizce yeniden inceleme yapılması neticesinde.

(Dairemizin 2016/11334 E. 2018/4296 K., 2016/9369 E. 2018/3691 K. Sayılı vb. ilamlarında da belirtildiği üzere) dava konusu kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılım paylarına ilişkin usul ve esasların 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda ve bu kanuna dayalı olarak İç İşleri Bakanlığı tarafından çıkarılan 'Belediye Gelirleri Kanunu'nun Harcamalara Katılma Payları ile ilgili Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'te düzenlendiği ve davalı idarenin bu bedellerin tahsilinde iş bu kanunda belirlenen düzenlemeleri esas alması gerektiği, davalı idarenin,

2464 sayılı yasaya ve ilgili yönetmeliğe dayanmadan ve bu yasal düzenlemelerle sınırları çizilmiş olan kurallara uymadan kişilerden herhangi bir tahsilat yapmasının mümkün olmadığı, eldeki uyuşmazlığın çözümünde 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği ve buna göre yapılacak değerlendirmede ise;

davacının, şebeke veya kanalizyon hattının tamamlanarak hizmete sunulduğu yahut mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslahı tarihi itibari ile dava konusu taşınmazın maliki (taşınmazdan yararlanan malik) durumuda olmaması nedeni ile davalının dava konusu kanal katılım ve şebeke hisse bedellerini davacıdan talep edemeyeceği göz önüne alındığında, mahkemece kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından;

dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan direnme hükmünün 6763 sayılı Kanunun 44. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 4. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ONANMASINA" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı kurum tarafından davacı adına Belediye Gelirleri Kanunu 87 ve 88 maddeleri uyarınca kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma payı kapsamında 266.450,41 TL ücret tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından bu ücretin 06.03.2023 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödendiği ve ödenen bedelin iadesi istemiyle iş bu davanın açıldığı, borç tahakkuk adresinin davacının iş yeri adresi olan ... mah. ... sokak NO:31 ... adresi olduğu,

davacı beyanı ve davalı kurumdan gelen müzekkere cevaplarından davacının ilgili adreste Milli Emlak ile 25.06.2009 tarihinde imzaladığı kullanma izni sözleşmesi ile faaliyette bulunmaya başladığı, kanalizasyon ve su tesisinin sözleşmeden sonra ilgili adrese tesis edildiği, fakat davacının ilgili adreste taşınmaz maliki olmayıp kullanım hakkı sahibi sıfatının bulunduğu,

tahakkuka esas ilgili kanun maddeleri ve yukarıda belirtilen emsal Yargıtay ilamları dikkate alındığında, tesisin yapılması veya ıslah edilmesi neticesinde katılma payı ücretlerinin yalnızca malik olana yansıtılabileceği, davacının ise malik olmaması nedeniyle tahakkuk bedelinden sorumlu olmayacağı, davacıdan tahsil edilen su ve kanal katılım bedelinin hukuka aykırı olduğundan iadesi gerektiği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince aynı gerekçelerle tesis edilen hükmün usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;

ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 18.201,22 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.551,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.650,22 TL harcın DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6- Temyizi kabil olan olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/2205, K. 2026/293, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Hükü M
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2205
Karar No
2026/293
Tarih
17 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2208 K.2026/134
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2215 K.2026/92
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/2221 K.2026/399
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/2229 K.2026/515
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/2233 K.2026/333
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/2252 K.2026/371

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.