KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2021
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1682 - 2021/1866
- Dosya no
- 2020/1682
- Karar no
- 2021/1866
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- —
- Numarası
- —
- Davacılar
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ......
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve ......... Esas, .... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki bisikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100,00 TL sürekli iş gücü tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine maluliyet raporu talep edildiğini ve davacının bunu sunmadan dava açtığını, davacı tarafından sigortalı sürücünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet hesabında genel şartlarda belirtilen sakatlık oranlarının nazara alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı olan 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının maluliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; müvekkilinin kaza sonrasında ciddi maluliyetler oluşmasına rağmen denetime uzak ve hakkaniyete aykırı bir şekilde Adli Tıp raporunun düzenlendiğini, müvekkilinin somut durumunun kaza nedeniyle tibia kırığında meydana geldiğini, bu kırıklardan dolayı ameliyat edildiğini, bu kadar ağır şekilde sakatlanan, iyileşmesi uzun süren müvekkilinin mağdur olduğunu, yargılama neticesinde İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ...... tarihli maluliyet raporunun 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlendiğini, ancak raporun düzenlenme tarihi ve davacı müvekkilinin yaşı dikkate alındığında, raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerektiğini, itiraza konu raporda esas alınan yönetmeliğin ..... tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile mülga edildiğini,
...... tarihli maluliyet raporlarına bu sebeple itiraz edildiğini ve kalıcı maluliyetinin olmadığına dair tespitin kabul edilemeyeceğinin belirtildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın, TBK'nun 54/3 ve 55.md gereğince açılmış ve çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Çocuklar // Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. Davacı vekili müvekkilinin yaşı dikkate alındığından düzenlenecek raporun ....... tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihinin ...... olup mahkemesince hükme esas alınan ...... tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan...... tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı anlaşılmıştır. Davacıda kırık olması her durumda maluliyet olacağı anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle davacı vekilinin soyut beyana dayalı istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1682, K. 2021/1866, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama