KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1051 - 2022/1214
- Dosya no
- 2021/1051
- Karar no
- 2022/1214
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
17/05/2017 tarihinde ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, sürücü ... ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsiklete çarpması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın KTK'nın 53/1-B maddesini ihlalinden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkili ... ...'in ağır bir şekilde yaralandığını, ... plakalı aracın trafik sigortalısı ...
Sigorta A.Ş'ne başvuru yapıldığı ancak davalı sigorta şirketinin yasal süre geçmesine rağmen başvurularını sonuçlandırmadığını, sürekli işgöremezlikten kaynaklanan şimdilik 100,00-TL olmak üzere sürekli iş gücü tazminatının ... Sigorta A.Ş'den sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep belli olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı ile müvekkil şirket arasında bir sözleşme olmadığı olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, kusur incelemesi yapılmasını, aktüeryal hesaplama yapılmasını, SGK'dan ödeneme alıp almadığının araştırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; tüm yasal düzenleme ve Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde uygulanması için yasal dayanağı olmayan, talep edilen tazminat davasının mantığına ve ruhuna aykırı olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe uygun rapor düzenlenmesi kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca yapılacak yargılamada bakiye ömür yönünden TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmasına herhangi bir itirazları olmasa da hesaplama yöntemi olarak Yargıtay'ın güncel kararları ile genel hükümlere bakıldığında kişinin gerçek zararının ortaya koyacak prograsif rant sisteminin esas alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sonucunda maluliyete uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Çerçevesinde düzenlenmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf etmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının İstanbul ATK yada üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlardan çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihinin 17.05.2017 olup mahkemesince hükme esas alınan 03.06.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 17.05.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının rapora itiraz ederken davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı, vb belge sunmadığı anlaşılmıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1051, K. 2022/1214, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama