KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2022
- Dosya no
- 2021/125
- Karar no
- 2022/261
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/....
- Numarası
- 2018/... Esas, 2020/... Karar
- Davacı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 1- ... - ... - ...
Karar Metni
1.787 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
2- ... - TC Kimlik No:...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... -
DAVALI : 3-... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07/02/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2022
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/03/.... tarih ve 2018/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.10.2016 tarihinde Adana ili bölgesinde, sürücü olarak bulunduğu ... plakalı motorsiklet ile, ... plakalı araçla çarpışarak çift taraflı olarak kaza yaptığını, müvekkilinin malul kaldığını, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olarak belirlendiğini, sigorta şirketinin başvuru üzerine 41.992,89 TL ödeme yaptığını, bu bedelin yetersiz olduğunu, bu sebeple davalılar ... ve ...'dan 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı gerçek kişiler ve sigorta şirketinden 01.10.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle 25.05.2018 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılan alacak davasında alınan bilirkişi raporu gereğince dava dilekçesinde talep ettikleri maddi tazminat miktarını 11.427,02 TL arttırarak toplamda 11.677,02 TL talep ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yana 22.06.2018 tarihinde 41.992,89 TL ödeme yaptıklarını bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, maluliyet ile kaza arasındaki bağın ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu bulunmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olay mahalinde keşif yapılmak suretiyle kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, manevi tazminat talebi miktarının fahiş miktarda olduğunu ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... ve ... yönünden açılan kalıcı iş göremezlik zararı, tedavi giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar taleplerinin ayrı ayrı reddine, davalı ... ve ... yönünden açılan geçici iş göremezlik zararı talebinin kısmen kabulü ile 9.341,61 TL tazminatın kaza tarihi olan 01/10/.... tarihinden itibaren yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 01/10/.... tarihinden itibaren yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ön raporda istenilen evrakların eksik olması nedeniyle eksik inceleme neticesinde rapor tanzim edildiğini, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, mahkemece maddi zarar miktarından %20 oranında takdiren indirim yapılması nedeniyle maddi tazminat yönünden davalılar yararına yazılı şekilde vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine bedel arttırım taleplerinin yalnızca davalılar ... ve ...... yönünden yapıldığını, diğer davalı ...
Şirketi yönünden bedel arttırım taleplerinin bulunmadığını, bu nedenle red kararı nedeni ile davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maluliyetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili her ne kadar hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ön raporda istenilen evrakların eksik olması nedeniyle eksik inceleme neticesinde rapor tanzim edildiğini ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda mahkemece hükme esas alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 15/10/.... günlü raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre düzenlendiği, dosya içerisinde ATK tarafından eksik evrak bulunması nedeniyle dosyanın iade edildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığı, kaldı ki ATK tarafından eksiklik bulunmadığından maluliyet raporu düzenlendiğine göre davacının iddia ettiği gibi eksik evrak bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili her ne kadar mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu ileri sürmüş ise de,
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 01/10/.... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, dosya içerisinde mevcut maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin olmadığı ve 9 ay iyileşme süresinin olduğu, alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yeterli ve yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili mahkemece maddi zarar miktarından %20 oranında takdiren indirim yapılması nedeniyle maddi tazminat yönünden davalılar yararına yazılı şekilde vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili 250,00 TL geçici 750,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 1.000,00 TL istemli olarak açmış olduğu davasını geçici iş göremezlik yönünden ıslah ederek 11.677,02 TL olarak talep etmiştir. Mahkemece davacının davalılar ... ve ..... yönünden kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise %20 müterafik kusur indirimi yapılmak sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecektir. Buna göre mahkemece davalılar ... ve ... yönünden sadece redolunan kalıcı iş görmezlik istemine ilişkin olarak 750,00 TL üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile reddolunan kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1094 E, 2018/6778; 2015/16486 E, 2018/10815 sayılı kararı ). Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Davacı vekilinin davalı ... şirketi lehine hükmolunan vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili davalı ... Şirketi yönünden bedel arttırım taleplerinin bulunmadığını, bu nedenle red kararı nedeni ile davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürmüştür.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesinde: "Hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü düzenlenmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasında 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu ve davacı tarafından davalı ... şirketi yönünden yapılmış bir bedel arttırım, ıslah dilekçesi bulunmadığı, A.A.Ü.T'nin 13/2 maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücreti reddedilen kısmı geçemeyeceği, bu nedenle reddolunan kısım için davalı lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu yönü ile de davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/125, K. 2022/261, 7 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama