KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1358 - 2022/1658
- Dosya no
- 2021/1358
- Karar no
- 2022/1658
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2018/... Esas, 2021/... Karar
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Av. ...
DAVALI
... Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15.09.2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2021 tarih, 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.09.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu davalı şirket sigortalısı ... plakalı aracın ... plakalı araca Konya-Karaman yolunda arkadan çarparak çift taraflı yaralamalı trafik kazası gerçekleştiğini, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, bu sebeple 250,00 TL geçici 250,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının sigorta temerrüd tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 04.09.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı 7.295,15 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 16.277,93 TL olmak üzere toplamda 23.573,08 TL'ye arttırmış, 03.02.2021 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı 7.295,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 30.686,00 TL olmak üzere toplamda 37.981,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik evrakla başvuru yapıldığı için başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamakla beraber, ceza dosyasının değerlendirilmesi gerektiğini, ceza dosyasında CMK 253 gereği uzlaşma sağlanmış ise davanın reddi gerektiğini, davacının kask-dizlik-emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterfik kusur itirazının bulunduğunu, hatır taşıması indirimi talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 29.566,69 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 7.295,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta kısmi ödeme tarihi olan 15/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketi tarafından ibraname ile ödenen 5.916,00 TL vekalet ücreti, 3.447,00 TL icra vekalet ücretinin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, 24.07.2020 tarihli rapora göre ve davayı kabul anlamına gelmemek üzere alacağın yaklaşık %90'lık kısmının ödendiği ve bu nedenle bakiye alacak yokluğu nedeni ile red kararı verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararının 1 nolu açıklama kısmında "sigorta şirketi tarafından ibraname ile ödenen 5.916,00 TL vekalet ücreti, 3.447,00 TL icra vekalet ücretinin infaz aşamasında dikkate alınmasına", diyerek anlamı açıkça belirlenemeyen, hukuki dayanağı olmayan bir hüküm kurmuş olduğunu,
söz konusu ödemenin makbuz hükmünde kabul edilmesi halinde davacı tarafa yapılan tazminat ödemesi olarak alınması durumunda tamamının davacının ana alacağından mahsubunun gerektiğini, müvekkili şirketin %8 maluliyet üzerinden davacı ile anlaşmış erken ödemeye istinaden ödeme yapmasına rağmen maluliyet oranı değişmeden kötüniyetli davacı yararına mahkemenin karara çıkmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yaptıkları ödemenin makbuz hükmünde olmasına rağmen bir bakiye alacağın varlığına kanaat getirilecek olsa bile;
davacı tarafın dosyadaki 24.07.2020 tarihli ilk aktüer raporuna itiraz etmediğinin göz önüne alınması ve güncel verilerle alınan 06.01.2021 tarihli aktüer raporunun müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan davacının bu rapora istinaden talepte bulunamayacağını, yerel mahkemenin bu husustaki itirazlarını incelemeden dosyanın karara çıktığını beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekili yapılan ödemelerin zararı karşıladığına ilişkin yaptıkları istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu ve dava tarihinden sonra düzenlenmiş 09.04.2019 tarihli feragatname ve ibraname başlıklı belge incelendiğinde davacı vekili Av. ...'in davalı sigorta şirketi ile yapmış olduğu görüşme neticesinde;
''İbraname, mutabakatname, feragatname ve makbuz isimli 09.04.2019 tarihli belge ile;
'... Sigorta A.Ş. tarafından yukarıda belirtilen poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sayılı aracın 14.09.2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ... yaralanmıştır. Söz konusu yaralanma nedeniyle ... tarafından Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/... E. sayılı dosyasına kayıtlı tazminat davası açılmıştır. Yukarıda belirtilen dava konusu tazminat talebine ilişkin olarak 50.600-TL anapara 5.916-TL dava vekalet ücreti, 1.120-TL faiz, 3.447-TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 61.083-TL!'nin aşağıda belirtilen banka hesabına ödenmesi ve davanın sulhen sonuçlandırılması hususunda ... Sigorta A.Ş. ile mutabık kalınmış ve işbu ibraname düzenlenmiştir.
... Sigorta A.Ş. tarafından yapılacak işbu ödeme nedeniyle, söz konusu trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma/maluliyetten kaynaklı tüm maddi tazminat talepleri yönünden - ...
Sigorta A.Ş., sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün başkaca hiçbir borcunun ve sorumluluğunun kalmayacağını, mezkur olay kaynaklı keşide ettiğimiz ve edeceğimiz ihtanameler, açmış ve açacağımız dava ve icra takipleri ile söz konusu hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu tüm maddi alacaklarımızdan munzam zarar da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin ve /veya faiz, yargılama gideri, ettiğimizi vekalet ücreti talebi, asli ve fer'ileri kapsamında feragat ettiğimizi ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebimizin olmadığını, olmayacağını ...
Sigorta A.Ş, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsüne karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğimizi, ...
Sigorta A.Ş., sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü aleyhine yukarıda belirtilen maddi tazminat talepleri kapsamında açılmış ve açılacak her türlü davadan, istinaf başvurularımızdan, temyizden, keşide edilmiş ve edilecek her türlü ihtarattan, yapılmış ve yapılacak her türlü icra-i takipten, ve bunlar dışındaki her türlü hukuki işlemden geri dönülmemek üzere vazgeçtiğimizi, anılan davadan ve davaya konu haktan gayri kabili rücu ibra ve feragat eylediğimizi beyan ederiz.
Yukarıda belirtilen tutardaki ödemenin yapılmasını müteakip 2 iş gi içerisinde Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/... E. sayılı dosyasından maddi tazminata ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tüm taleplerimizden ve davadan feragat edeceğimizi kabul, beyan, taahhüt ve imza ederiz.
Davacı/lar, yapılan ödeme ile sigorta şirketinden yahut sigortalıdan ek tazminat talebinde bulunmayacağını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan dava konusu kaza ile ilgili hiçbir ödeme alınmadığını, aksinin ortaya çıkması halinde mükerrer tahsil edilen kismı ...
Sigorta A.Ş'ye hiçbir ihtar ya da ihbara gerek kalmaksızın iade edeceğini, ayrıca ileride yukarıda belirtilen ödemeye esas alınan kusur ve/veya maluliyet oranının azaldığının ortaya çıkması durumunda değişen orana tekabül eden tutarı yasal faiziyle iade edeceğini peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder. Üçüncü şahıslara karşı dava ve talep haklarımızın ödenen tazminat tutarı kadar kısmını ... Sigorta A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğimi(zi), kabul, beyan ve taahhüt ederiz.
İşbu ibraname ödemenin belirtilen hesaba yapılması durumunda geçerli olacaktır. ... Sigorta A.Ş. ödemeyi takiben yapılacak davadan (maddi tazminat talebinden) feragat sebebi ile doğacak karşı avukatlık ücretinden feragat ettiğini peşinen kabul etmiş sayılır.'' şeklinde ibraname vermek sureti ile tarafların anlaştıkları görülmektedir.
İbraname içeriğinde açıkça davacı vekilinin iş bu yargılamaya konu tazminat dosyasındaki fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı da bellidir. Bu itibarla yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı belli olan ibranameye göre davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak maluliyeti sebebi ile talep etmiş olduğu tüm tazminatını davalı sigorta şirketinden tahsil ettiği, yine bu dosya sebebi ile yapmış olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretlerini dahil tahsil ettiği, davacının bakiye bir zararının bulunmadığı anlaşılmaktadır
Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Zira, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2016/11802 Esas 2019/4834 Karar ve yine 2016/14885 Esas 2019/6904 Karar ve yine 2018/2953 esas ve 2020/ 924 karar sayılı dosyalarında verilen kararlar da aynı mahiyettedir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılması gerekmektedir.
HMK 353/1-b-2 maddesine göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1358, K. 2022/1658, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama