KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1559
- Karar No
- 2022/1978
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1558 - 2022/1954
- Dosya no
- 2021/1558
- Karar no
- 2022/1954
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2018/... Esas, 2020/... Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2020 tarih, 2018/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/03/2014 günü ... ve ... plakalı araçların yapmış olduğu kaza neticesinde ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece 06.02.2020 tarihli maluliyet raporuna karşı itirazlarının yeterince değerlendirilmemiş olduğunu, ayrıca maluliyet raporuna itirazları değerlendirilmeksizin dosyanın hesap bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişice ATK raporunda müvekkili için maluliyet tespit edilmemiş olması nedeniyle tazminat hesaplaması yapılmamış olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte maluliyet oranı %0 olarak tespit edilmişken dosyanın hesap bilirkişisine tevdii edilmesinin mağdur olan müvekkilinin daha da mağdur olmasına yok açtığını ve bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu ayrıca bilirkişiler tarafından raporda düzenlenmediğini, bu nedenlerle bilirkişiye ödenen ücretin gerekirse suçüstü ödeneğinden karşılanarak taraflarına iadesini, kararın kaldırılması ile AYM kararı doğrultusunda yeniden rapor aldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 06.02.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 25.03.2014 tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, bu yönü ile davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, başka bir anlatımla iş bu trafik kazasına bağlı olaşan cismani zarar arasında illiyet bağı kurularak kalıcı maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin dayandığı hesap bilirkişi raporunun toplanılmasına ilişkin yaptığı istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde deliller kısmında hesap bilirkişi raporuna dayandığı, mahkemenin 03.10.2019 tarihli duruşma tutanağı ile hesap bilirkişisine gönderilmesine karar verildiği, davacı vekilinin bu ara karara yazılı herhangi bir itirazının olmadığı, akabinde davacının dayandığı delilin toplanması için dosyanın 02.04.2020 tarihinde hesap bilirkişisine teslim edilmesi yerinde görülmekle, aksi durumun, yani davacı tarafın dayandığı delilin toplanmamış olmasının adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 357. ve 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1559, K. 2022/1978, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama