KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1636 - 2022/2114
- Dosya no
- 2021/1636
- Karar no
- 2022/2114
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2021
- Numarası
- 2018/... Esas, 2021/... Karar
- Davacılar
- 1- ... - -
Karar Metni
2.585 kelime·13 dk okuma·10 bölüm
2- ... - - 3- ... - - 4- ... - VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ... SİGORTA A.Ş. -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 2- ... -
3- ... SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : AV. ..., MERSİN DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 07/11/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.03.2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... poliçe numaralı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin maliki olduğu ... plaka numaralı araç 24/10/2017 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresinde iken, Mersin İli, Yenişehir İlçesi, ... Mahallesi, ...
Bulvarı ile ....Caddenin kesiştiği kavşakta ışık ihlali yarak Kuzey istikametinden güney istikametine seyir halinde iken müteveffa muris ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plaka numaralı motorsiklete çarptığını ve ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın tali kusurlu bulunduğu, kaza yapan ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka numaralı araç ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'ne ait olup araç için ...
Sigorta Anonim Şirketi'nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, trafik sigortası davalı şirket tarafından yapıldığından adı geçen şirketten de sorumluluk sınır içerisinde temerrüt tarihinden itibaren maddi tazminat istendiğini, davacılar ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsilen işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.
Şti vekili cevap dilekçelerinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin %100 tam (asli) kusurlu olduğunu, davacılar 21/12/2017 tarihinde 12.561,00 TL ve 28/12/2017 tarihinde 192,50 TL tazminatı davalı Sigorta şirketinden aldıklarını, kazaya karışan araçların kusur durumlarının tespitinden sonra bir kısım mirasçı davacıların yaşları ve muhtemel yaşam süreleri ile murisin muhtemel yaşam süresine göre aktif ve pasif dönem ayrımı yapılarak hesaplama yapılmasını,
davacılardan ... ve ...'ın muhtemel yaşam sürelerinin sonuna kadar diğer çocukları ile birlikte kusur oranı da gözetilerek müteveffa ...'ın olabilecek muhtemel katkısının aktüerya uzmanı bir bilirkişiye hesaplattırılıp maddi tazminatın belirlenmesi ile bununda sorumluluk dahilinde sigorta şirketlerinden tahsilinin istenmesini, dava masrafları ile vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada ...'ın vefatı sebebiyle 12.561,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, hesaplanan tutarın davacı vekiline 21/12/2017 tarihinde ödendiğini, davacılara ödenen tazminatın güncellenmesinin yapılmasını, davalı şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir.
... DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacılar tarafından maddi tazminata yönelik olarak açılan davanın sulh nedeniyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL ve davacı ... için 7.500,00 TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 24/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta ... Şti ve ...'dan müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'nın kendi bulunduğu tarafa kırmızı ışık yanarken trafik lambasının ön tarafında hareket ederek kavşağa yaklaştığını, davalı tarafından kırmızı ışıkta geçilmesi sebebi ile açık bir şekilde kural ihlali yapılmışken davalının tali kusurlu olduğunun belirlenmesinin hatalı olduğunu, 22.11.2019 tarihli adli tıp raporunun Mersin C.
Başsavcılığı tarafından hazırlanan 17.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile de çeliştiğini, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde ağır derecede kusurlu olduğunu, söz konusu kusura itirazları nedeni ile dosyanın yeniden adli tıp kurumuna gönderilmesi gerektiğini, mahkemece müvekkili lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ... derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ... ve ... sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti İstinaf dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeni ile ... tutulan kaza tutanağında %100 kusur oranının lehlerine olduğunu, adli tıp kurumu tarafından aynı bilirkişilerin tanzim ettiği raporun çözüme odaklı başka inceleme yapılmadan düzenlendiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden aleyhine kusura hükmedilmesini ve söz konusu kusura göre hem kendi aleyhine hem de şirketi aleyhine manevi tazminata hükmedilmesini kabul etmediklerini, motosikleti sürücüsünün vefat sebebinin kırmızı ışık ihlali, kaskının takılı olmaması ve aşırı süratli olmasından kaynaklandığını belirterek tüm bu hususlar dikkate alınarak yeniden kusur raporu alınmasını, ... derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılar tarafından maddi tazminata yönelik olarak açılan davanın sulh nedeniyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL ve davacı ... için 7.500,00 TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 24/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta ... Şti ve ...'dan müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılar davalılar ... ve ... sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti tarafından istinaf edilmiştir.
Davacılar vekili ve davalılar tarafından kusura yönelik yapılan istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davacılar vekili ve davalılar kusur oranlarını kabul etmediklerini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu belirterek kararı istinaf etmişlerdir.
Sürücülerden hangisinin kusurlu olduğunun toplanan tüm delillere rağmen kesin olarak tespit edilemediği durumlarda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, işletme tehlikeleri doğrultusunda tehlikeler eşit varsayıldığından, zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekir. (Yargıtay 17. HD. 2014/22159 E. 2014/17827 K., 2015/727 E. 2017/7073 K. 2016/211 E. 2018/10473K.)
Dosya arasında bulunan kazanın hemen sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağı incelendiğinde görevli polis memurlarının desteğin kullanmış olduğu motosikletin kırmızı ışık ihlali yaptığı gerekçesi ile desteğin tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu tespit yapılırken kent güvenlik sistemi kamera kayıtlarından yararlanıldığı belirtilmiştir.
Dosya davalısı hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan açılan kamu davasında asliye ceza mahkemesince adli tıp trafik ihtisas kurulundan alınan raporda ise desteğin asli kusurlu olduğu davalı sürücünün ışık dönüşümü sırasında yeşili beklemeden kavşağa girdiği gerekçesi ile tali kusurlu olduğu belirlenmiş ve buna göre hüküm tesis edilmiştir. Mahkemesince ATK Trafik ihtisas dairesinden kusur hususunda rapor alınmış, 22.11.2019 günlü bu rapora göre desteğin %70 oranında kusurlu olduğu, davalının ise %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
"TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ... cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.
HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. " (Yargıtay 17. HD'nin 2018/6414 2020/4951 Esas Karar sayılı kararı)
Buna göre dosya içerisine bulunan kaza anını gösteren kamera kayıtları dosya arasındaki tüm bilirkişi raporları, 30.10.2017 günlü görüntü inceleme tutanağı hep birlikte değerlendirildiğinde davacıların desteği olan motosiklet sürücüsü ...'ın kazanın meydana geldiği kavşağa kendisi sevk ve idaresindeki motosikleti ile giriş yaptığı, bu sırada kendi yönünde seyir halinde bulunan araçların durduğu,
buna göre destek ...'in kırmızı ışık ihlali ile kavşağa giriş yaptığı, aynı şekilde davalı sürücü ...'ın ise kavşakta kendi seyir yönünde kırmızı ışıkta beklediği sırada henüz yeşil ışık yanmadan ve yanında kendisi ile birlikte beraber beklemekte olan araçlar hareket etmeden, hareket etmek sureti ile kavşağa giriş yaptığı, bu şekilde tarafların kavşak içerisinde çarpışması nedeni ile trafik kazasının meydana geldiği görülmektedir.
Tüm bu hususular dikkate alındığında kazanın kavşak içinde meydana gelmiş olması, kırmışı ışık ihlalinden kaynaklanmış olması birlikte değerlendirildiğinde hangi tarafın kırmızı ışık ihlali yaptığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin net bir şekilde belirlenemediğinden, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, işletme tehlikeleri doğrultusunda tehlikeler eşit varsayıldığından, zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekmekle taraflar %50 oranında kusurlu kabul edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken davacıların desteğinin asli kusurlu olduğunun kabulü hatalı olmuştur. Bu yönü ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... derece mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Taraflarca manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davacılar vekili mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davalılar ise manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek kararı istinaf etmişlerdir.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 24.10.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'ın vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davacıların desteğinin %50, davalı sürücünün ise %50 oranında kusurlu olduğu, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ve ölenin yaşı, davacıların ölene yakınlıkları, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatın yetersiz ve az olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ... derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar tarafından manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nınHMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, davalılar ... ve ... sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1636, K. 2022/2114, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama